Belediye yeterli ve düzgün hizmet vermeden vatandaştan fahiş oranlı artışlar talep etmektedir. Peki emlak vergisi oran artışına karşı hangi yollarla itiraz edilebilir?
1. Hukuki Dayanak
Emlak vergisi, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Verginin oranları ve matrah sistemi bu Kanun’da belirlenmiş; artışa esas değerleme mekanizması ise büyük ölçüde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine bağlanmıştır.
Arsa ve arazilerde dört yılda bir takdir komisyonlarınca belirlenen birim metrekare değerleri esas alınır. Binalarda ise yeniden değerleme oranı uygulanır. Ancak bazı durumlarda:
- Takdir edilen arsa metrekare değerlerinin gerçek piyasa koşullarını aşması,
- Yeniden değerleme oranının fiili ekonomik koşullarla uyumsuz olması,
- Belediye uygulamasında hesap hatası yapılması,
gibi sebeplerle mükellef aleyhine hukuka aykırı sonuçlar doğabilmektedir.
2. Takdir Komisyonu Kararlarına İtiraz
Arsa ve arazi değerleri, ilgili ilçedeki takdir komisyonları tarafından belirlenir. Bu komisyon kararlarına karşı dava açma süresi, kararın ilanından itibaren 30 gündür.
Burada görevli mahkeme vergi mahkemesidir. İtirazın temel gerekçeleri şunlar olabilir:
- Emsal taşınmazlarla kıyaslandığında aşırı değer tespiti,
- Objektif kriterlerin dikkate alınmaması,
- Bölgesel ekonomik gerçekliğin göz ardı edilmesi.
Danıştay içtihatlarında, takdir komisyonlarının soyut ve gerekçesiz değer artışlarının hukuka aykırı olduğu kabul edilmektedir.
3. Vergi Tahakkukuna Karşı Dava
Eğer artış, doğrudan tahakkuk eden vergi miktarında ortaya çıkmışsa, mükellef ödeme emrine veya tahakkuka karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Bu noktada 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uygulanır.
Dava açma süresi genellikle tebliğden itibaren 30 gündür.
Dava dilekçesinde özellikle şu hususlara yer verilmelidir:
- Artış oranının hukuki dayanağının somut gösterilmemesi,
- Ölçüsüzlük ve orantısızlık ilkesi ihlali,
- Anayasa’nın vergilendirmede adalet ve eşitlik ilkelerine aykırılık.
4. Anayasal Boyut
Vergilendirme yetkisi sınırsız değildir. Anayasa’nın 73. maddesi gereğince vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı esastır. Ölçüsüz, ekonomik gerçeklikten kopuk ve mülkiyet hakkını zedeleyici artışlar, aynı zamanda mülkiyet hakkının ihlali iddiasını gündeme getirebilir.
Bu kapsamda, iç hukuk yollarının tüketilmesi sonrasında bireysel başvuru imkânı da teorik olarak mümkündür.
5. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Artışın kaynağı tespit edilmelidir: Oran mı değişti, yoksa metrekare değeri mi yükseldi?
- Tebliğ tarihi dikkatle incelenmelidir.
- Emsal taşınmazlara ilişkin veriler toplanmalıdır.
- Gerekirse bilirkişi incelemesi talep edilmelidir.
Sonuç
Emlak vergisi oran artışları, idarenin takdir yetkisi kapsamında olmakla birlikte sınırsız değildir. Hukuka aykırı, ölçüsüz ve gerekçesiz artışlara karşı mükellefin yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. Özellikle takdir komisyonu kararlarına karşı süresinde dava açılması büyük önem taşımaktadır.
Vergi, kamu hizmetlerinin finansman aracı olmakla birlikte, mülkiyet hakkını aşırı derecede zedeleyen bir yük haline dönüştüğünde hukuk devleti ilkesi devreye girer. Bu nedenle mükelleflerin hak arama yollarını bilmesi ve sürelere riayet etmesi hayati önem taşımaktadır.
Altta sunmuş olduğumuz dilekçeyle doğrudan veya CİMER üzerinden belediyeye itiraz edebilirsiniz. Ne kadar çok tepki gösterilirse , itirazlar o oranda dikkate alınır, itiraz etsem ne olacak dememek bu hususu unutmamak gerek, bundan dolayı yazımız ne kadar çok kişiye ulaşırsa o kadar kişi bilinçlenir ve kanuni hakkını arar. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere sağlıklı günler dilerim.






