Askeri kod adı Atilla Harekatı olan ve 20 Temmuz 1974 tarihinde başlayan Kıbrıs Barış Harekatı; adada faşist darbe yapan Nikos Sampson gibi Yunanistan’daki Albaylar Cuntasının da sonunu getirmişti. Ateşkes ilanından sonra başlayan Cenevre görüşmeleri sonuç vermeyince; daha önce planlandığı şekliyle, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı Ayşe ile perdelenen “Ayşe Tatile Çıksın” parolasının Başbakan Bülent Ecevit'e iletilmesiyle İkinci Barış Harekatı başlatılmıştı.
İkinci harekatın başlamasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, Adanın yüzde 38’inde hakimiyet sağladı. Geri çekilmek zorunda kalan Rum kuvvetleri, bazı Türk köylerinde katliamlar yaptılar ve katlettikleri Kıbrıs Türklerini toplu mezarlara gömdüler. İki toplumun bir arada yaşamaya devam etmesi için Rum tarafının öne sürdüğü koşullar kabul edilemez bir hal alınca, 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu.
Yunan Temyiz Mahkemesi’nin, yakın tarihte Bosna’da yaşanan Soykırımın bir benzerine müsaade etmeyen Türkiye’nin Adada işgalci konumunda olduğunu iddia edenlere yanıt verircesine, askeri cunta hakkında 21 Mart 1979 tarihinde aldığı kararda, şu ifadelere yer verildi:
''Zürih ve Londra antlaşmalarına göre Kıbrıs'a yapılan Türk askeri müdahalesi yasaldır. Türkiye, yükümlülüklerini yerine getirme hakkı olan garantör devletlerden biridir. Esas suçlular; darbeyi hazırlayan ve icra eden ve bu suretle de bu müdahalenin koşullarını hazırlayan Yunan subaylarıdır.''
Kıbrıs Türk Federe Devleti, 15 Kasım 1983 tarihinde yerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bıraktı ve Rauf Denktaş ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
Kıbrıs Barış Harekatının 45. Yılında, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti; meşru haklarına yapılan saldırılara karşı ortak mücadelelerine devam ediyor. Doğu Akdeniz Bölgesinde yer alan hidrokarbon kaynakların kullanımına KKTC’yi dahil etmek istemeyen ve Türkiye’nin araştırma gemilerini göndermesine karşı çıkan Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan ve kendi çıkarları doğrultusunda konuya müdahil olmaya çalışan ülkelere karşı TBMM’de grubu bulunan 4 parti de geçtiğimiz günlerde ortak bir bildiri yayınladı. AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti tarafından imzalanan bildiride; Kıbrıs Türkü’nün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin, uluslararası hukuk temelindeki meşru hak ve çıkarlarını yok sayma yönündeki politikaların kabul edilmeyeceği vurgulandı.
Kıbrıs Barış Harekatı’nda, bin 672 Kıbrıs Türkü ve 498 Türk Silahlı Kuvvetler mensubu şehit oldu.





