Normalde her hafta Çarşamba günleri olacak şekilde hafta da bir gün yazım yayımlanıyor. Ama bugün Ayaklarının Altı Cennet kokan ANNELERİMİZİN GÜNÜ. Bugün de onlara özel bir yazı yazmak ve canım anneme, doğum gününde yazdığım bu şiirin, bir dörtlüğü ile başlamak istedim.
Her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan Anneler Günü, annelere olan sevgi ve minnettarlığımızı ifade ettiğimiz özel bir gün. Bu yılda 10 Mayıs Pazar gününe denk geliyor.
Peki bu anlamlı gün nasıl ortaya çıktı? Hiç merek ettiniz mi?
Anneler Günü’nün kökeni antik çağlara kadar uzanıyor aslında. Antik Yunan’da anneliği simgeleyen tanrıça Rhea adına düzenlenen törenler, anneliğin kutsallığını temsil ediyordu. Romalılar da benzer şekilde anneleri onurlandıran festivaller düzenlerdi.
Ancak bugün bildiğimiz modern Anneler Günü, 19. yüzyılın sonlarında Amerika’da şekillendi. Anna Jarvis adlı bir kadın, 1905’te vefat eden annesi Ann Reeves Jarvis’in anısını yaşatmak için büyük bir mücadele verdi. Onun çabaları sonucunda 1914 yılında Mayıs ayının ikinci pazarı resmî olarak Anneler Günü ilan edildi.
Türkiye’de ise 1955 yılından itibaren kutlanmaya başlandı. O günden bu yana annelerimize sevgimizi ifade ettiğimiz en özel günlerden biri oldu.
Peki, anneleri sevmek için özel bir güne ihtiyaç var mı? Onlara olan sevgimizi göstermenin yolu bir güne sığar mı?
Bu genel bilgilendirmeden sonra, şimdi biraz daha kalpten konuşmak istiyorum…
Bir annenin sevgisi; karşılıksızdır, tarifsizdir, sonsuzdur ve her zaman yüreğimizdedir. Bir annenin sevgisini tarif etmeye kelimeler yetmez sanırım. Ne demek istediğimi anne olanlar muhtemelen çok net olarak anlıyordur. Anne sevgisi, insanın hayat boyu taşıdığı en kıymetli güç ve varlıkları belki de bu dünyanın en güzel mucizesi…
Bana Ellerini Ver, Hayat Sen Sevinince Güzel: ANNEM…
Kimse bilmiyordu…
Bir gün annesiyle yaptığı kahvaltının son kahvaltı olduğunu.
Evden çıkarken son kez gördüğünü bilse, gözlerini ayırır mıydı üzerinden?
Telefonda söylediği sözlerin son sözler olduğunu, o sesi bir daha duyamayacağını bilse, kapatır mıydı telefonu?
İnsan son kez sarıldığını bilse… Çeker miydi kollarını geri?…
Maalesef bazı şeyleri gerçekten son defa yapıyoruz. Ama son olduğunu bilmeden.
Bu yüzden sevdiklerinizi özellikle de annelerinizi üzmeyin. Kalplerini kırmayın.
“Yarın ararım” demeyin. Belki yarın olmayacak. Ya da yarın, o olmayacak.
Annesini kaybetmiş birine sorun…
Bugün telefonu çalsa ve ekranda “ANNEM” yazsa… Her şeyini vermez miydi o sesi bir kez daha duymak için?
Ama o telefon belki yıllar önce son kez çaldı.
Maalef insan bunu hep sonradan anlıyor.
Anneniz hayatta iken ona iyice sarılın…
Anneye, babaya, eşe, evlada, kardeşe…Bir dosta… ama sımsıkı…
Çünkü giden geri gelmiyor. Hayat ertelemeye gelmiyor. Sevgi yarına bırakılmıyor.
Sevginin en saf halini bize öğreten, şefkatiyle hayatımıza yön veren, varlığıyla dünyamızı güzelleştiren tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun.
Bir gün değil, her gün hatırlanmayı hak eden tüm fedakâr annelere sevgi ve minnetle…
Ayaklarının altı cennet kokan bir gül bahçesi; annelerimiz…
Bana ellerini ver annem…Hayat sen sevinince güzel.
Sağlıcakla kalın.





