Hamle Programı Nedir? Neden Ortaya Çıktı?

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, devletin klasik ‘her yatırım teşviklidir’ anlayışından çıkarak, seçilmiş ve stratejik yatırımları özellikle destekleme yaklaşımının adıdır. Bu programın temel amacı; Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu, katma değeri yüksek veya kritik öneme sahip ürünlerin yurt içinde üretilmesini sağlamaktır.

Hamle Programı çağrı usulü çalışır. Yani her zaman başvuruya açık değildir. Devlet belirli dönemlerde ‘öncelikli ürün ve teknoloji listeleri’ yayınlar ve sadece bu listede yer alan yatırımlar değerlendirmeye alınır.

Hamle Programı Herkese Uygun mu?

Bu noktada açık konuşmak gerekir: Hamle Programı herkes için uygun değildir. Bu bir dezavantaj değil, bilakis programın en önemli ayırt edici özelliğidir.

Hamle Programı; hızlıca fabrika kurmak isteyen, sadece kapasite artırımı hedefleyen yatırımlar için değil; teknoloji içeren, yerlileştirme etkisi olan ve orta–uzun vadeli sanayi dönüşümüne katkı sağlayacak projeler için tasarlanmıştır.

Yeni Yatırım Teşvik Sistemi (9903) Ne Getiriyor?

2025 yılında yürürlüğe giren yeni yatırım teşvik sistemi, devlet desteklerini daha geniş bir şemsiye altında toplamaktadır. Bu sistem; sektörel, bölgesel ve program bazlı teşvikleri bir araya getirerek yatırımcılara daha esnek bir yapı sunmaktadır.

Yeni sistemin temel hedefleri arasında dışa bağımlılığı azaltmak, arz güvenliğini sağlamak, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırmak gibi başlıklar yer almaktadır.

Hamle mi, Klasik Teşvik mi? Akşehir İçin Doğru Cevap

Akşehirli yatırımcı için asıl soru şudur: Hangi yol daha verimli?

Eğer yatırımınız yüksek teknoloji içeriyor, ihracat potansiyeli taşıyor ve Türkiye’nin öncelikli ürün listelerine giriyorsa Hamle Programı güçlü bir sıçrama tahtası olabilir.

Ancak yatırımınız daha çok istihdam, hızlı kurulum ve bölgesel avantajlar üzerine kuruluysa, yeni yatırım teşvik sistemi ile ilerlemek daha rasyonel bir tercih olacaktır.

Mega OSB ve Akşehir’in Önündeki Fırsatlar

Akşehir’de kurulması planlanan Mega OSB, sadece yeni bir sanayi alanı değildir. Bu alanın nasıl doldurulacağı, Akşehir’in önümüzdeki 30 yılını belirleyecektir.

Hamle Programı perspektifinden bakıldığında Mega OSB’de öne çıkabilecek sektörler şunlardır:
- Makine ve mobilite yan sanayi
- Endüstriyel gıda teknolojileri ve ambalaj
- Kimya ve ileri malzeme üretimi
- Dijital dönüşüm ve sanayi yazılımları

Sonuç: Akşehir İçin Doğru Yatırım Modeli

Hamle Programı, Akşehir için bir fırsattır; ancak doğru projelerle. Yanlış projeler için ise zaman ve kaynak kaybı olabilir.

Bu nedenle Akşehir’de yatırım planlayan herkesin şu soruyu sorması gerekir:
‘Ben sadece fabrika mı kuruyorum, yoksa Akşehir’i sanayi zincirinin kritik bir halkası mı yapıyorum?’

Cevap ikinciyse, Hamle Programı mutlaka masada olmalıdır.

Stratejik Perspektif: Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan’ın Mesajı Ne Anlama Geliyor?

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan’ın Akşehir’in lojistik imkanlarına, demiryolu bağlantılarına ve planlanan yeni sanayi alanlarına yaptığı vurgu, sıradan bir temenni olarak okunmamalıdır. Bu açıklamalar, Ankara’nın yatırım haritasında Akşehir’in giderek daha görünür hale geldiğini gösteren stratejik işaretlerdir.

Merkezi yönetim, yeni dönemde sanayi alanlarını yalnızca büyütmek istemiyor; aynı zamanda bu alanların doğru sektörlerle, doğru teknoloji düzeyiyle ve uluslararası rekabet gücü oluşturacak bir üretim modeliyle dolmasını hedefliyor. Bu nedenle Mega OSB söylemi, arsa üretmekten çok daha fazlasını ifade ediyor: Akşehir’in, Türkiye’nin kritik tedarik zincirlerine entegre edilmesi vizyonunu anlatıyor.

Tam da bu noktada Hamle Programı devreye giriyor. Çünkü Hamle, rastgele yatırımı değil; ülkenin gelecekte ihtiyaç duyacağı ürünleri üretecek firmaları seçerek büyütmeyi amaçlıyor. Eğer Akşehir bu vizyonla hareket eder, yatırımcı profilini buna göre şekillendirirse, Mega OSB yalnızca yeni fabrikaların bulunduğu bir alan değil, yüksek katma değerli üretimin kümelendiği stratejik bir merkez haline gelebilir.

Akşehir Bunu Başarırsa 10 Yıl Sonra Ne Olur?

Bugünden doğru sektörleri seçer, Hamle vizyonuna uygun yatırımları çekebilir ve Mega OSB’yi yalnızca bir sanayi arsası değil bir üretim ekosistemi olarak planlayabilirsek, 10 yıl sonra bambaşka bir Akşehir konuşuyor oluruz.

Organize sanayi bölgesinde çalışan gençlerin nitelikli işlerde istihdam edildiği, yan sanayinin ana fabrikalarla birlikte büyüdüğü, lojistik hatların ihracatla sürekli hareket halinde olduğu bir ekonomik yapı ortaya çıkar. İlçeden göç vermek yerine tersine göç alan, üniversite mezunlarının memleketinde kariyer kurabildiği bir merkez haline gelmek mümkün olur.

Esnafın işi büyür, hizmet sektörü gelişir, konut yatırımları artar. Bankalar daha çok kredi vermek ister, yeni girişimciler cesaret bulur. Kısacası sanayi büyüdükçe şehir de büyür.

Ama bütün bunların başlangıç noktası bugünkü tercihlerdir. Hangi yatırımcıyı çağırdığımız, hangi sektöre kapı açtığımız ve nasıl bir üretim kültürü inşa ettiğimiz; Akşehir’in kaderini belirleyecek asıl unsurdur.

Son Söz

Akşehir’in geleceği, bugün hangi yatırımı seçtiğimizde gizli; doğru tercih yapılırsa bu şehir yalnız büyümez, yön verir.