Karahöyük Mahallesi’nde hibe destekleri ve farklı finansman imkanlarıyla kurulan örtülü böğürtlen bahçesinde üretim ikinci yılında devam ediyor.

Bahçenin sahibi Mehmet Kadir Şarlak, böğürtlen üretimine geçen yıl haziran ayında başladıklarını belirterek, başlangıçta yaklaşık 1 dekarlık bir alan düşündüklerini ancak süreç içerisinde yatırımı büyüttüklerini söyledi.

Şarlak, Akşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yönlendirmeleriyle böğürtlen üretimine karar verdiklerini belirterek, EMCO CAL firması ve Ziraat Mühendisi Hüseyin Doğançukuru’nun katkılarıyla uygun çeşidi belirlediklerini ifade etti.

Başlangıçta küçük bir alan planladıklarını dile getiren Şarlak, bugün gelinen noktada yaklaşık 55 dekarlık alanda böğürtlen üretimi yaptıklarını söyledi.

“Akşehir’in İklimi ve Toprağı Böğürtlen İçin Çok Uygun”

Akşehir’in iklim ve toprak yapısının böğürtlen yetiştiriciliği açısından oldukça elverişli olduğunu belirten Şarlak, bölgenin uzun yıllardır meyvecilik yapılan bir merkez olmasının önemli avantaj sağladığını ifade etti.

Şarlak, farklı bölgelerde yapılan üretimleri de incelediklerini belirterek, bazı bölgelerde toprağın böğürtlen üretimine uygun hale getirilebilmesi için ıslah çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu, Akşehir’de ise mevcut toprak yapısının meyveciliğe uygun olduğunu söyledi.

Böğürtlenin geç ilkbahar donlarından kiraz ve vişneye göre daha az etkilenmesinin de önemli bir avantaj olduğunu vurgulayan Şarlak, kaliteli ürün elde edildiğinde üreticinin pazarda daha güçlü bir konuma gelebildiğini dile getirdi.

Bahçede görev yapan Ziraat Mühendisi Elif Nefise Şarlak ise böğürtlen üretiminin Akşehirli çiftçiler açısından önemli bir alternatif olabileceğini söyledi.

Yeni mezun bir ziraat mühendisi olduğunu belirten Şarlak, böğürtlen üretiminden ikinci yıllarında dahi olumlu sonuç aldıklarını ifade ederek, ürünün yüksek katma değer potansiyeline dikkat çekti.

EMCO CAL Türkiye Ticari Müdürü Ziraat Mühendisi Hüseyin Doğançukuru, böğürtlen, ahududu, yaban mersini ve çilek gibi üzümsü meyvelerin dünya genelinde giderek daha fazla ilgi gördüğünü söyledi.

Firmanın dünya çapında üzümsü meyvelerin tanıtımı ve üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini belirten Doğançukuru, Türkiye'nin yanı sıra İspanya, Hindistan, Mısır ve Amerika gibi ülkelerde de çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.

Doğançukuru, böğürtlen üretiminin doğru çeşit, doğru bakım ve doğru pazarlama stratejisiyle yapıldığında üretici açısından oldukça kazançlı olabileceğini ifade etti.

“Böğürtlen Kolay Bir Ürün Değil”

Böğürtlen üretiminin yüksek kazanç potansiyeline rağmen kolay bir tarımsal faaliyet olmadığını vurgulayan Doğançukuru, üreticilerin dünya standartlarında kaliteli çeşitlere yönelmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle ürünün hasat sonrasında pazara ulaşabilmesi için raf ömrünün büyük önem taşıdığını belirten Doğançukuru, kaliteli çeşitlerin yanı sıra bakım kolaylığı ve pazarlama imkanlarının da yatırım kararında dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Doğançukuru, sanayilik böğürtlen üretiminde dünya piyasalarıyla rekabet etmenin zorlaştığını ancak sofralık böğürtlen üretiminde Türkiye'nin önemli bir avantajı bulunduğunu dile getirdi.

Üreticilere plansız şekilde böğürtlen veya diğer üzümsü meyvelere yönelmeleri çağrısında bulunmadıklarını belirten Doğançukuru, üretimin mutlaka pazar talebine göre planlanması gerektiğini söyledi.

Lisanslı üretimin önemine dikkat çeken Doğançukuru, arz ve talep dengesinin korunması gerektiğini belirterek, piyasaya ihtiyaçtan fazla ürün sunulmasının fiyatların düşmesine neden olabileceğini ifade etti.

Karahöyük Mahallesi’ndeki üreticinin de lisanslı üretici olduğunu belirten Doğançukuru, sınırlı sayıda üreticiyle ve kontrollü üretim modeliyle ilerlediklerini söyledi.

Akşehir Tarımında Alternatif Ürünler Öne Çıkıyor

Doğançukuru, Karahöyük’teki üreticinin daha önce farklı projeler kapsamında şeftali üretimi yaptığını ve bu deneyimin ardından daha yüksek katma değer sağlayabilecek alternatif ürünlere yöneldiğini anlattı.

İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Doğançukuru, böğürtlenin çiçeklenme döneminin geç olması nedeniyle ilkbahar geç donlarından korunmasının önemli bir avantaj olduğunu belirtti.

Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ziraat Bankası tarafından sağlanan uygun finansman imkanlarının da bu tür yatırımların önünü açabileceğini ifade etti.

“Meyvecilikte Tercihler Değişiyor”

Türkiye’de geleneksel meyveciliğin yanı sıra üzümsü meyvelere yönelik talebin de giderek arttığını belirten Doğançukuru, dünya genelinde tüketici tercihlerinin böğürtlen, ahududu, yaban mersini ve çilek gibi ürünlere kaydığını söyledi.

Akşehir ve çevresinin kiraz, vişne, erik ve elma gibi ürünlerde önemli bir üretim potansiyeline sahip olduğunu hatırlatan Doğançukuru, gelecekte bu ürünlerin yanında üzümsü meyvelerin de bölge tarımında daha fazla yer bulabileceğini ifade etti.

Akşehir Çiftçisi İçin Yeni Bir Alternatif

Karahöyük Mahallesi’nde 55 dekarlık alanda kurulan böğürtlen bahçesi, Akşehir’de alternatif tarım ürünlerinin geliştirilmesi açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.

Akşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yönlendirmeleri, hibe destekleri, finansman imkanları, teknik danışmanlık ve lisanslı üretim modeliyle şekillenen proje, ilçede geleneksel tarımın yanında yüksek katma değerli ürünlerin de üretilebileceğini ortaya koyuyor.

Uzmanlar ise böğürtlen başta olmak üzere üzümsü meyvelerde yatırım yapmayı düşünen üreticilerin öncelikle pazar araştırması yapması, uygun çeşit seçmesi, üretim maliyetlerini hesaplaması ve satış kanalını üretime başlamadan önce belirlemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

0Bf03035 Ee6C 4810 98E2 D6A498Fce6Cf 6F1D0Bfa 40Dd 4B73 Ab50 96F6Ce92F978
6404E9Bb 9Ff3 4031 Bff4 3C7C845F221B 7B6F7383 4D14 4Afe 9Faa A307Dfe03F13 910C1190 Fe06 4C81 A929 B4B7127D63Bc