Üstelik bunun için uzun toplantılara, karmaşık planlara ihtiyacımız yok.
Ailenizle ayıracağınız 15 dakika, basit ama hayati bir afet planı oluşturmak için yeterli olabilir.
Çünkü afet anında ailenizin bütün fertlerinin aynı yerde olacağının garantisi yoktur. Siz işte, eşiniz başka bir yerde, çocuğunuz okulda olabilir. Telefon şebekelerinde yoğunluk yaşanabilir, internet kesilebilir, yollar kapanabilir.
İşte aile afet planı tam olarak böyle bir durumda “Şimdi ne yapacağız?” sorusunun cevabını afet yaşanmadan önce vermektir.
Önce evimizi tanıyalım Ailenizle birlikte evinizin içerisinde kısa bir tur yapın.
Devrilebilecek dolapları, kitaplıkları, televizyonları ve düşebilecek ağır eşyaları kontrol edin. Yatakların ve sürekli oturduğunuz alanların çevresindeki risklere özellikle dikkat edin.
Elektrik panosunun, su vanasının ve varsa doğalgaz vanasının nerede olduğunu ailedeki yetişkinler bilsin.
Evden tahliye gerektiğinde hangi çıkışın kullanılacağını ve çıkış güzergâhını birlikte konuşun.
Deprem başladığında ilk düşüncemiz dışarıya koşmak ya da başka bir odadaki aile ferdine ulaşmaya çalışmak olmamalıdır. Ailedeki herkes, o anda hangi odadaysa öncelikle bulunduğu odada kendi güvenliğini sağlamalıdır.
Çocuğunuz başka odadaysa ona ulaşmak için koşmak, eşiniz salondaysa onun yanına gitmeye çalışmak hem sizi hem de diğer aile fertlerini ilave risklerle karşı karşıya bırakabilir.
Sarsıntı sırasında odalar arasında hareket etmek yerine herkes bulunduğu odada Çök–Kapan–Tutun uygulamalıdır.
Bu nedenle aile afet planı hazırlanırken evin her odasında Çök–Kapan–Tutun yapılabilecek güvenli noktaların önceden belirlenmesi önemlidir.
Çök–Kapan–Tutun neden önemlidir?
Çök: Sarsıntı başladığında dengemizi kaybederek düşmemek ve savrulmamak için çökeriz.
Kapan: Başımızı ve özellikle ense bölgemizi koruyacak şekilde kapanırız. Pencere, cam, devrilebilecek dolap ve üzerimize düşebilecek eşyalardan uzak dururuz.
Tutun: Sarsıntı sırasında bulunduğumuz güvenli konumu korur, mümkünse sağlam bir noktaya tutunur ve sarsıntı sona erene kadar pozisyonumuzu bozmayız.
Burada zaman zaman “yaşam üçgeni” olarak ifade edilen kavramı da doğru anlamamız gerekir. Kanepe gibi hacimli ve dayanıklı bir eşyanın yanında Çök–Kapan–Tutun pozisyonu almak, olası bir yapısal çökmede eşyanın tamamen ezilmemesi durumunda yanında bir boşluk oluşmasına imkân sağlayabilir. Ancak bunun her depremde veya her yapısal çökmede oluşacağının garantisi yoktur.
Bu nedenle amaç deprem sırasında evin içinde “yaşam üçgeni” aramak değildir. Önemli olan bulunduğumuz odada, devrilebilecek veya üzerimize düşebilecek eşyalardan uzak güvenli bir noktayı önceden belirlemek ve sarsıntı başladığında orada Çök–Kapan–Tutun uygulamaktır.
Özellikle devrilme riski bulunan ve sabitlenmemiş dolapların yanı güvenli bir nokta olarak değerlendirilmemelidir.
Çök–Kapan–Tutun'un temel amacı; sarsıntı sırasında düşme, savrulma ve düşen ya da devrilen cisimlerden kaynaklanabilecek yaralanmalara karşı özellikle baş ve boyun bölgemizi korumaktır.
Bu nedenle deprem başladığında kapıya, merdivene veya başka bir odaya koşmaya çalışmak yerine:
Neredeysen orada kal. Güvenli noktanı al. Çök–Kapan–Tutun yap. Sarsıntının bitmesini bekle.
Ailenizdeki herkes, özellikle çocuklar, bu davranışı bilmelidir. Gerçek bir deprem sırasında uzun uzun düşünmeye zaman olmayabilir. Doğru davranışın refleks hâline gelmesinin yolu ise eğitimden ve tatbikattan geçer.
Sarsıntı bitti, şimdi tahliye Sarsıntı sona erdikten ve çıkışın güvenli olduğundan emin olduktan sonra binadan kontrollü şekilde tahliye olunmalıdır.
Tahliye sırasında kesinlikle asansör kullanılmamalıdır. Deprem sonrasında elektrik kesintileri, asansör sistemindeki hasarlar veya artçı sarsıntılar nedeniyle asansörde mahsur kalma riski vardır.
Merdivenlerden inerken de panikle koşulmamalı ve diğer insanları tehlikeye atacak şekilde hareket edilmemelidir. Baş ve ense bölgesi mümkün olduğunca korunarak, merdivenlerdeki olası hasarlara ve düşebilecek cisimlere dikkat edilerek seri fakat kontrollü şekilde tahliye olunmalıdır.
Merdivenlerde birbirinizi itmeyin, geri dönmeyin ve gereksiz eşya toplamaya çalışmayın. Özellikle çocukların, yaşlıların ve hareket kısıtlılığı bulunan aile fertlerinin tahliyesini aile afet planınızda önceden konuşun.
Unutmayın: Sarsıntı sırasında tahliye etmeye çalışmıyoruz; Çök–Kapan–Tutun yapıyoruz. Tahliyeye sarsıntı sona erdikten ve şartlar güvenliyse başlıyoruz.
Binadan çıktıktan sonra bina cephelerinden, balkonlardan, camlardan, elektrik hatlarından ve düşebilecek cisimlerden uzaklaşarak önceden belirlediğimiz toplanma alanına yöneliyoruz.
Toplanma alanınızı bugün öğrenin Aile afet planının en önemli maddelerinden biri budur.
Afet sonrası nerede buluşacağınızı bütün aile fertleri bilmelidir.
Bulunduğunuz bölgedeki resmî afet ve acil durum toplanma alanınızı öğrenin. Sadece haritadan bakmakla yetinmeyin. Özellikle çocuklarınızla birlikte mümkünse bir gün yürüyerek gidin ve alanı gösterin.
Çocuğunuzun okulda, sizin işte, eşinizin başka bir noktada olduğu bir afet senaryosunu düşünün. Telefonla birbirinize ulaşamadığınızda herkesin ne yapacağını ve şartlar uygun olduğunda nerede buluşacağınızı önceden konuşun.
Çünkü afet meydana geldikten sonra “Neredesiniz?” diye birbirimizi aramak yerine, “Nerede buluşacağımızı biliyoruz” diyebilmeliyiz.
Telefon çekmezse ne yapacağız?
Büyük afetlerde telefon şebekelerinin yoğunlaşabileceğini unutmayın.
Bu nedenle afet sonrasında zorunlu olmadıkça uzun telefon görüşmeleri yapmak yerine SMS ve internet tabanlı mesajlaşma yöntemlerini kullanmayı tercih edin. Kısa bir “İyiyim, güvendeyim” mesajı bile yakınlarınıza bilgi ulaştırırken iletişim sistemlerinin gereksiz yere meşgul edilmesini önlemeye yardımcı olabilir.
Ailenizle bunu da bugünden konuşun: “Afet sonrasında birbirimize ulaşmaya çalışırken önceliğimiz kısa mesaj olacak.”
Afet çantamız nerede?
Afet ve acil durum çantası hazırlamak kadar, o çantanın nerede olduğunu bilmek ve içeriğini düzenli olarak kontrol etmek de önemlidir.
Afet ve acil durum çantanızı evinizin çıkış kapısının hemen yanına, kolayca görülebilecek ve ulaşılabilecek sabit bir noktaya yerleştirin. Ailedeki herkes çantanın yerini bilmelidir.
Çantayı kimin alacağı konusunda katı bir görev dağılımı yapmayın. Tahliye sırasında şartlar uygunsa, çıkış kapısına ilk ulaşan aile ferdi çantayı alarak tahliye olsun. Ancak çantayı almak için kesinlikle geri dönülmemeli veya kişinin kendisini tehlikeye atacağı bir davranışta bulunulmamalıdır.
Çantanın içeriğini belirli aralıklarla kontrol edin. Suyun, gıdaların, pillerin, ilaçların ve son kullanma tarihi bulunan diğer malzemelerin durumuna bakın. Eksilen veya kullanım süresi dolan malzemeleri yenileyin.
Unutmayın; afet çantasının sadece hazır olması değil, doğru yerde ve ulaşılabilir olması da afet planının bir parçasıdır.
Ve mutlaka tatbikat yapın
Planı sadece konuşmak yeterli değildir. Ailece belirli aralıklarla küçük bir afet tatbikatı yapmak, planın gerçekten uygulanabilir olup olmadığını görmenin en iyi yollarından biridir.
Tatbikatı mümkünse aile fertleri farklı odalardayken başlatın.
“Deprem oluyor” denildiği anda kimse birbirinin yanına gitmeye çalışmasın. Herkes bulunduğu odada önceden belirlediğiniz güvenli noktada Çök–Kapan–Tutun uygulasın.
Sarsıntının sona erdiğini varsaydıktan sonra tahliye aşamasına geçin. Asansör kullanmadan, merdivenlerden baş ve ense bölgenizi koruyarak kontrollü şekilde tahliye hareketini uygulayın. Afet çantasının nerede olduğunu ve toplanma alanına hangi güzergâhtan ulaşacağınızı da tatbikatın bir parçası hâline getirin.
Ve en önemlisi, ailedeki herkese şu soruyu sorun:
“Evde değilsek ve birbirimize ulaşamıyorsak nerede buluşacağız?”
Çocuklarınız dâhil herkes aynı yeri söyleyebiliyorsa, aile afet planınızın en önemli parçalarından birini başarmışsınız demektir.
Ancak tatbikatı bir kez yapıp unutmayın.
Aile afet tatbikatını belirli aralıklarla rutin hâle getirin. Her tatbikattan sonra eksiklerinizi değerlendirin ve planınızı gerektiğinde güncelleyin. Çocuklar büyür, ev değişebilir, eşyaların yerleri değişebilir. Afet planı da şartlarla birlikte güncellenmelidir.
Afet hazırlığı yalnızca bir çanta hazırlamak değildir.
Hazırlık; afet olduğunda ne yapacağını, nereye gideceğini ve ailenle nerede buluşacağını afet olmadan önce bilmektir.
Bu hafta sizden büyük bir şey istemiyorum.
Ailenizi yanınıza çağırın. Telefonları 15 dakikalığına masaya bırakın.
Evinizi kontrol edin. Toplanma alanınızı öğrenin. Afet çantanızın yerini ve içeriğini kontrol edin. İletişim yönteminizi konuşun.
Ve mutlaka tatbikat yapın.
Sonra ailenize tek bir soru sorun:
“Bu gece bir afet olsa, aile olarak ne yapacağımızı gerçekten biliyor muyuz?”
Sadece 15 dakika...
Belki bir gün, hayatınızın en değerli 15 dakikası olduğunu anlayacaksınız.





