6 Şubat… Bir tarih değil artık. Bir yara. Bir sınav. Bir acının, dayanışmanın ve insanlığın aynı anda yaşandığı gün. Üzerinden üç yıl geçti. Ama bazı sesler hâlâ kulaklarımızda. Bazı görüntüler hâlâ gözümüzün önünde. Ve bazı sorular hâlâ hepimizin zihninde. O gece sadece binalar yıkılmadı. Alışkanlıklarımız sarsıldı, bildiğimizi sandıklarımız sorgulandı, hayata bakışımız değişti.

Ama bir şey de dimdik ayakta kaldı: İnsanlık. Enkaz başında sabahlayanlar, elindeki imkânla yetinmeyip bir can daha kurtarmaya çalışanlar, devletin tüm kurumlarıyla sahada olanlar, gönüllü olup adını bile söylemeden çalışanlar… İşte bu yüzden 6 Şubat sadece bir anma günü değildir. Aynı zamanda hatırlama, öğrenme ve bilinçlenme günüdür. Bugün hâlâ “bir daha olursa ne yapacağız” sorusunu kendimize sormuyorsak, bugün hâlâ afetlere hazırlığı günlük hayatın bir parçası hâline getiremediysek, bilin ki risk ortadan kalkmadı; sadece gündemden düştü. Afetler unutmuyor.

Biz unutuyoruz. Tam da bu nedenle, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde, 6 Şubat Cuma günü, Akşehir’de bu konuların açık yüreklilikle ele alınacağı bir panel düzenliyoruz.

Bu panel; yalnızca anmak için değil, anlamak, konuşmak ve ders çıkarmak için planlandı.

Bu buluşmada; sahada yaşananlar, bilimin bize ne söylediği, afetlere hazırlıkta doğru bilinen yanlışlar, sivil toplum kuruluşlarının ve derneklerin nerede durması gerektiği, kısacası afetlerle yaşamayı öğrenmenin önemi ele alınacak. Çünkü afet yönetimi sadece müdahale anından ibaret değildir. Afet öncesi hazırlık, doğru bilgi, doğru rol paylaşımı ve toplumsal bilinç bu sürecin en hayati parçalarıdır. Afet gerçeği, yılda bir gün konuşulup geçilecek bir mesele değildir. Hazırlık lüks değildir. Afet bilinci korku değil, hayat kurtarır. Ve unutmak, bu coğrafyada en pahalı hatadır. Unutmayalım ki; Unutursak, yeniden yıkılırız.