Yılın son gününde; sakin ve akil bir düşünceyle maziyi tefekkür edin. Yanlışlarınızı ve doğrularınızı, hayallerinizi ve hedeflerinizi elinize kağıt kalem alarak ana başlıklar halinde yazın, fakat gerçeklerle yüzleşmeyi de göze alın!
Bu süreçte başarısızlıklarınızı, pişmanlıklarınızı ve olumsuz duygularınızı geride bırakmak adına kendinize söz verin. Olmasını istediğiniz ama bir türlü başaramadığınız projeleriniz için, yeni alternatif yollar bulmak adına kendinizi de güncelleyin.
Bazen daha mutlu ve huzurlu bir hayata merhaba demenin duygusal tepkilerinizi olumlu yönde değiştirmenin yolu, ortam ve bazen de şehir değiştirmekten geçer.
Yeni yıl hedeflerinizi ortaya koyarken, bunların kişiliğinizle ve yaşam koşullarınızla ne kadar uyumlu olduğunu sorgulamaktan da geri durmayın. Gerçeğe yakın hedefler, başarı şansınızı artırırken, ulaşılması imkânsız beklentiler ise, hayal kırıklığına yol açabilir. Bu arada kendinizi de fazla kaptırıp, sanki sihirli bir değnek dokunacak ve hayatınız bir anda dönüşecekmiş hislerine de kapılmayın. Çünkü gerçek değişim çoğu zaman mucizelerle değil, küçük ve sürdürülebilir adımlarla gerçekleşir.
Unutmayın ki Ocak ayı, yılın ilk ayı olsa da doğanın döngüsünde hâlâ kıştır. Mevsimsel değişimler ruh halimizi etkiler. İlkbaharın canlanışını beklerken, kışın dinginliğinde de kendi içinizde filizlenme başlayabilir ve yeni başlangıçlar da umut taşır. Umut ise, motivasyonunuzun en önemli kaynaklarından biridir. Ancak bu umudu, hayat tecrübenizle şekillendirmelisiniz.
Kronometreyi sıfırlayıp yeniden başlamak mümkün, ancak bu sefer daha bilge, daha gerçekçi ve daha şefkatli bir yaklaşımla.
Yeni yılı kucaklarken, her anın değerini bilerek ilerlemek, hem geçmişin yüklerinden kurtulmanıza hem de geleceğe daha sağlam adımlarla yürümenize yardımcı olur.
Yeni yıl, hayalleriniz için bir başlangıç noktası olabilir. Bu başlangıcı, kendinize karşı dürüst, hedeflerinize karşı gerçekçi, yolculuğunuza karşı da şefkatli olduğunuz bir içsel yolculuğa dönüştürmelisiniz.
Bu arada şu sözü de, sizinle paylaşmak istedim. "Nice mutlu yıllara demeyeceğim, çünkü değişen bir şey olmayacak. Günler aynı, insanlar aynı, yalanlar aynı, dekorlar aynı, sahneler aynı, kandırılanlar aynı" -Bukowski-