GÜNDEM

Yeni Yıl Değil, Aynı Tembellik

Yeni yıl geldi. Ama kimse kusura bakmasın:
Ortada yeni olan pek bir şey yok.

Aynı insanlar,
aynı şikâyetler,
aynı “başlayacaktım ama…” cümleleri.

Takvim değişince sorumluluklar buharlaşmıyor.
Zayıflıklar silinmiyor.
Erteleme huyu kendiliğinden iyileşmiyor.

Ama biz yine de inanmak istiyoruz.
Sanki 31 Aralık gecesi bir şey oldu.
Sanki gece yarısı disiplin dağıtıldı.
Sanki sabah kalkınca irade artışı geldi.

Gelmedi.

Çünkü gerçek şu:
Çoğu insan başarısız olduğu için üzgün değil,
çaba göstermesi gerektiği için rahatsız.

Eğitimde tablo daha da acı.
Çocuk çalışmıyor.
Aile “üstüne gitmeyelim” diyor.
Koçlar, öğretmenler durumu toparlamaya çalışıyor.

Sonuç?
Ne çocuk mutlu,
ne aile huzurlu,
ne sonuçlar tatmin edici.

Ama herkes çok hassas.

Kimse çocuğa şunu demiyor:
“Canın istemese de çalışacaksın.”
Çünkü bu cümle sert geliyor.
Oysa hayat daha sert.

Disiplin kelimesi bu ülkede linç edildi.
Sanki disiplin = baskı
Sanki düzen = mutsuzluk

Yalan.

Disiplin, özgürlüğün ön şartıdır.
Düzeni olmayanın seçeneği olmaz.

Yeni yılda hâlâ motivasyon arayanlar var.
Hâlâ “bir gün içimden gelirse” diyenler var.
Hâlâ hissetmeden başlamayanlar var.

O gün gelmeyecek.

Çünkü hayat, hazır hissedeni değil,
hazırlık yapanı ciddiye alır.

Bu yazıyı okuyan herkes şunu kendine sorsun:
Geçen yıl kaç gün gerçekten çalıştım?
Kaç gün bahane ürettim?
Kaç gün kendime yalan söyledim?

Yeni yıl dilek değil.
Yeni yıl afiş değil.
Yeni yıl paylaşım hiç değil.

Yeni yıl, aynı günleri
daha az mızmızlanarak geçirebilme cesaretidir.

Takvim değişti.
Bahaneler duruyorsa,
sonuç da yerinden kıpırdamaz.

Ne hissettiğin değil,
ne yaptığın önemli.

Görüş ve eleştirileriniz benim için önemli: hakanzeybek4242@gmail.com

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }