Ahmed eş-Şara liderliğindeki Suriye Geçiş Hükümeti Ocak ayının ikinci haftasında kuzeydoğu Suriye'deki terör örgütlerine karşı ‘’süpürme harekatı’’ adıyla kapsamlı bir taarruz başlattı.
13-20 Ocak tarihlerinde hükümet güçleri çok hızlı ilerledi ve Deyr Hafir, Maskana, Tabka, Rakka'nın önemli kısımları, Deyrizor'un doğusu, Hol kampı, Ömer petrol sahası, Tel Hamis gibi stratejik noktalar ele geçirildi.
Fırat'ın doğusuna çekilen teröristler yok edilmekten kurtulmak için, 27-30 Ocak görüşmeleri sonucunda kapsamlı bir entegrasyon anlaşmasına imza atmaya mecbur kaldılar.
30 Ocak 2026 mutabakatının temel maddeleri şu şekilde onaylandı:
- Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve cephe hatlarından karşılıklı çekilme.
- SDG ye bağlı birliklerden 3 tugaylık bir tümen oluşturularak, Suriye Ordusu'na entegre edilmesi.
- Haseke ve Kamışlı'daki sivil idari kurumların merkezi hükümete bağlanması.
- Uluslararası sınır kapıları, petrol-doğalgaz sahaları, Kamışlı Havalimanı ve DEAŞ bağlantılı kampların kontrolünün Şam'a devredilmesi.
- Kürt kökenlilere vatandaşlık işlemlerinin hızlandırılması.
1 Şubat 2026 günü itibariyle, Suriye’nin yaklaşık %85-90'ı artık Şam merkezli geçiş hükümetinin fiili kontrolünde. Kuzeydoğu'da kalan küçük SDG cepleri dışında, Haseke şehir merkezi ve Kobani civarı bazı noktalarda entegrasyon süreci devam ediyor.
Ekonomik ve insani tablonun iyileştirilmesi adına AB, Körfez ülkeleri ve diğer aktörler yeniden inşa için milyar euroluk paketler açıkladılar. Ancak altyapının tamamen zarar görmüş olması, gıda sıkıntısı ve yerinden edilmeler kış şartlarıyla da birleşince ciddi mağduriyetler yaşanıyor.
Türkiye, TSK'nin Suriye'deki varlığının devamı konusunda Şam yönetimine "devlet otoritesinin tesisi, sınır güvenliği ve terör tehdidinin ortadan kaldırılması" şartlarını öne sürüyor. Entegrasyon anlaşması ise, Türkiye’nin çekincelerini giderme açısından olumlu bir adım olarak değerlendirildi.
Suriye hükümetinin karşısında, daha önceki anlaşmalara sadık kalmayan güvensiz ve kalleş bir terör örgütü olmasından dolayı, son yapılan anlaşmanın sahada ne kadar hızlı ve eksiksiz uygulanacağı da merak ediliyor. Çünkü halen SDG içinde entegrasyona karşı çıkan gruplar mevcut.
Ülkenin yeniden inşası için ihtiyaç olan tahmini 400-600 milyar dolarlık devasa miktar ve uluslararası meşruiyet henüz tam sağlanabilmiş değil.
SDG ile yapılan anlaşmaya göre 2 Şubat tarihi itibariyle, entegrasyon ve çekilme işlemleri başlayacak.
Suriye, 14 yıllık parçalanmışlıktan sonra en güçlü birleşme dalgasını yaşıyor. Ocak 2026'daki askeri harekât ve ardından gelen 30 Ocak anlaşması, fiili bölünmüşlüğü büyük ölçüde bitirdi diyebiliriz. Ancak bu birleşmenin sürdürülebilir barış mı yoksa yeni gerilimlerin başlangıcı mı olacağı, önümüzdeki aylarda netleşecek.
Bunlardan sonra ki en önemli tarih Mart 2026, geçiş hükümetinin statüsünün normal hükümete dönüştürülmesi hedefi.
Netice itibariyle Suriye halkı için olduğu kadar bölge ülkeleri için de umut verici bir pencere açılmış oldu. Bu pencerenin açık kalması, iç uzlaşının sağlanması, Suriye’nin inşası için söz verilen ekonomik yardımların gönderilmesi ve dış aktörlerin özellikle de Türkiye, ABD, Rusya, AB’nin sürece etki eden olumlu tutumları olacak.