Ancak unuttukları ya da görmezden gelmek istedikleri çok temel bir gerçek var: Ligin profesyonel olması, onu yönetenlerin de otomatik olarak profesyonel olduğu anlamına gelmez. Amatör lig mantığıyla, günübirlik popülist hamlelerle 3. Lig’de kalıcı olmak, yerel yönetimler ve iş dünyası için sürdürülebilir bir model değildir.
Daha düne kadar kulüp yönetiminde amatör refleksler sergileyenlerin, "bir gece ansızın" gönderilen WhatsApp mesajlarıyla kaynak yaratmaya çalışanların, bugün profesyonel bir ligde nasıl profesyonelce davranacaklarına önce kendilerinin inanması gerekir ki, kamuoyunun da desteği alınabilsin! İnandırıcılıktan, vizyondan ve mali disiplinden uzak bir yönetim anlayışıyla, bu şehrin dinamiklerini harekete geçiremezsiniz.
Kulüp Başkanı Av. Aydın Ceylan ve ekibi, yayınladıkları kamuoyu açıklamasında iş insanları ve kurumlarla sponsorluk görüşmelerinin sürdürüleceğini, şehirden destek isteneceğini beyan ediyor. Evet, Akşehirspor bu şehrin ortak değeridir. Ancak geçmiş sezonda "yardım etmiyor" diye haksızca itham edilen iş dünyasının kapısını çalmadan önce, yönetimin kendi meşruiyetini ve samimiyetini kanıtlaması şarttır. Güven kazanmak için ilk şart “Dekontlarınızı Gösterin!”
Açıkça ve yüksek sesle soruyoruz: Belediye Başkanı Sayın Nuri Köksal’ın ardından başkanlık koltuğuna oturan Av. Aydın Ceylan ve yönetim kurulu üyeleri, bugüne kadar kendi ceplerinden bu kulübe kaç liralık maddi yardımda bulunmuşlardır?
Şehrin iş insanlarından, esnafından maddi fedakarlık talep etme hakkı, ancak ve ancak yönetimin kendi yaptığı fedakarlıkla ölçülür. Kendi cebinden kulübe dişe dokunur bir katkı sunmayan, kendi mali sorumluluğunu yerine getirmeyen bir yönetimin, başkalarından bağış istemeye ne ahlaki ne de yönetsel bir hakkı vardır. Kendini bu işe maddi ve manevi olarak adamamış bir ekibe, bu şehir neden inansın? Halkın parasını harcamak kolaydır...
Bugün kulübün üzerinde kara bir bulut gibi dolaşan 12 milyon TL ve üzeri borç söylentileri, sadece idari bir başarısızlık değil, şehrin emanetine karşı bir güven sınavıdır. Bu devasa borç kimlere, hangi yetkiyle yapılmıştır? Genel kurul yönetim kuruluna borçlanma yetkisi vermiş midir? Yoksa "Şampiyon olduk, nasıl olsa ödenir" aymazlığıyla kulübün geleceği mi ipotek altına alınmıştır?
Kulüp Başkanı Av. Aydın Ceylan imzalı açıklamada, kulübün şehir dışına devredileceği iddiaları yalanlanarak idari bir savunma yapılmıştır. Ancak bu yalanlama, ortadaki mali karanlığı aydınlatmaya yetmez. Şeffaflık bir lütuf veya yönetimlerin insafına kalmış bir tercih değil, asli bir sorumluluktur.
Son Söz:
Yönetimin duyurduğu olağanüstü genel kurul süreci başlamadan önce, Akşehir Belediye Başkanımız Sayın Nuri Köksal’ın da her zaman hassasiyetle üzerinde durduğuna inanmak istediğimiz şeffaflık ilkesi acilen işletilmelidir. Zira kamuoyuna hesap vermeyen, destek de alamaz!
Belediyeden kulübe aktarılan her kuruş,
Mevcut yöneticilerin kulübe sağladığı şahsi maddi katkılar (varsa dekontları),
İş dünyasından toplanan bağışlar ve akıllarda soru işareti bırakan tüm münferit harcamalar kalem kalem halka açıklanmalıdır.
Gerçek başarı, sadece sahada kazanılan puanlarla değil; arkada bırakılan borçsuz, şeffaf ve hesap verebilir bir mali tabloyla taçlandırıldığında anlamlıdır. Profesyonelliği sadece ligin adında görenler, zihniyetlerini değiştirmeden ve kendi hesaplarını vermeden bu şehirden tek bir kuruş bile destek beklememelidir.
Akşehirspor’da bugün aynaya bakma vaktidir. Çünkü profesyonellik önce zihniyette başlar!