Temsilcilik adına açıklama yapan sendika temsilcisi İbrahim Sarıtaş, 44 yaşındaki meslektaşlarının okulda hayatını kaybettiğini belirterek, “Okul, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerdir. Ancak uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin bıçakla okula girebilmesi ve iki öğretmeni, bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi asla münferit bir olay değildir” dedi.
Sarıtaş, olayın sorumluluğunun öğretmen veya okul idaresine yıkılamayacağını vurgulayarak, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e şu soruları yöneltti: Daha kaç öğretmenimiz hayatını kaybetmek zorunda? Okullardaki güvenlik açıklarının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?
Sendika açıklamasında, öğretmenleri hedef alan ve mesleği değersizleştiren anlayışın bu şiddetin temel nedeni olduğu vurgulandı. Sarıtaş, “Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor. Bu bir tesadüf değil, yönetim zaafıdır” ifadelerini kullandı.
Eğitim-İş, şiddetin önlenmesi için şu talepleri dile getirdi: Okullarda şiddetin bilimsel olarak araştırılması, Eğitimde Şiddet Yasası’nın derhal çıkarılması, Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemlerinin alınması, Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut eylem planı hazırlanması, Faillerin caydırıcı şekilde cezalandırılması, Medya içeriklerinin denetlenmesi ve toplumsal şiddetle mücadelede kamusal politika geliştirilmesi, Barışı, birlikte yaşamı ve eleştirel düşünceyi öğreten çağdaş müfredat hazırlanması Sarıtaş ayrıca, küresel şiddet ve savaş ortamlarına da dikkat çekerek, “Çocuklar bombaların gölgesinde değil, barış içinde ve güvenli okullarda eğitim görmelidir. Öğretmenler ölüm korkusu yaşamadan, onur ve güven içinde ders anlatmalıdır” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, kaybedilen meslektaşa rahmet, ailesi ve öğrencilerine sabır, yaralılara acil şifalar dilenirken, “Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanana kadar susmayacağız” mesajı verildi.