Bizim gençliğimizde Akşehir’de eğlence denince akla sinemalar gelirdi. Saray Sineması, Uğur Sineması ve Uzay Sineması… Başka da bir şey yoktu zaten. Sonraları bilardo salonları, kıraathaneler çıktı ortaya. Ne televizyon ne cep telefonu ne bilgisayar… Yokluk vardı ama insanların birbirine karşı sevgisi, saygısı ve muhabbeti vardı.
O günlerde haftadan haftaya sinemalara gelen filmler adeta iple çekilirdi. Daha Pazartesi gelmeden, gelecek film üzerine arkadaşlar arasında sohbetler başlardı.
“Bu hafta hangi sinema daha güzel film getiriyor?”
“Önce hangisine gidelim?”
Sinema bizim tek eğlencemizdi. Hafta içinde göremediğin arkadaşını, komşunu, akrabanı sinema salonunda görürdün. Sinema, sadece karanlık bir salonda film izlemek değildi. Aynı salonda, tanıdık tanımadık herkesin gözlerinin aynı perdeye kilitlendiği; aynı sahnede gülüp, aynı sahnede hüzünlendiği bir buluşma hâliydi. Zenginle fakir, gençle ihtiyar, küçükle büyük… Herkes sinema perdesinde eşitlenirdi.
Saray, Uğur ve Uzay Sinemaları, Akşehir’in kültürel hafızasında yalnızca birer salon değil, birer buluşma yeriydi. İnsanların birbirine yaklaştığı, kültürün paylaşıldığı mekânlardı. Film bittikten sonra da sinema bitmezdi; kapı önlerinde sahneler konuşulur, replikler tekrar edilir, filmin kritiği yapılırdı.
Zaman geçti… Geçmişin kültürel merkezleri olan sinemalarımız tek tek kapandı. Oysa Akşehir, bir sinema kentiydi. Sinemalar bizi birbirimize yaklaştıran, insanları bir araya getiren güçlü bağlardı. Kültür; sinema perdesinden paylaşılan sevinçti, hüzündü, gözyaşıydı.
O salonlarda sadece film izlenmezdi; umut izlenirdi, sevda izlenirdi. Patlamış mısırın kokusu, çayın buğusu, sobanın verdiği sıcaklık… Sinema, kışın soğuğuna karşı içimizi ısıtan bir sığınaktı.
Yıllar sonra, o günlerin ruhu yeniden canlanıyor. Yeşilçam filmlerinin güzelliği ve nostaljisi, eski sinema günlerinin büyülü atmosferiyle birlikte kış akşamlarına yeniden misafir oluyor. Akşehir Belediyesi’nin değerli katkıları ve iş birliğiyle, Akşehir Motosikletçiler Derneği tarafından düzenlenen bu anlamlı etkinlik, geçmişle bugünü aynı perdede buluşturuyor.
Her hafta sonu cumartesi akşamı saat 19.30’da başlayan bu yolculukta, sinemanın kapıları bir kez daha açılıyor. Günümüzde bir sinema biletinin 200 TL’yi aştığı bir ortamda, Akşehir Belediyesi’nin katkılarıyla bilet derdi de yok; katılım ücretsiz. Patlamış mısır ve çay eşliğinde, 50 kişiyle sınırlı bu buluşmalar, eski günlerin samimiyetini yaşatıyor.
Belki artık Saray Sineması’nın koltuklarında oturmuyoruz, belki Uğur ve Uzay Sineması’nın kapılarından girmiyoruz… Ama ışıklar söndüğünde, perde aydınlandığında, içimizde aynı çocuk sevinci uyanıyor.
Sinema; geçmişle bugünü, anıyla bugünü, insanla insanı buluşturur. Bu yüzden bu etkinlikler yalnızca bir film gösterimi değil, kültürel hayatın yeniden nefes almasıdır.
Bu güzel hatıraları yaşatmaya, sinemayı yeniden bir buluşma noktası hâline getirmeye vesile olan Akşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederiz.
Çünkü Yeşilçam sadece bir film değil; hatırladıkça güzelleşen bir zamandır.