GÜNDEM

Görmediğimiz Mesafe , En Büyük Risk!

Sisli havalarda yol değişmez; sürücünün algısı değişir.

Görüş mesafesi daraldığında insan ister istemez kendini güvende hissettiği alana odaklanır. Oysa sis, tam da bu hissi kullanır. Yolun devamını, yaklaşan tehlikeyi, mesafeyi saklar. Sürücü hâlâ yolun hâkimi olduğunu düşünür ama gerçekte yalnızca birkaç metrelik bir alanın içindedir.

Sisli havada yapılan en büyük yanlışlardan biri şudur: “Yolu biliyorum, her gün buradan geçiyorum.”

Oysa sis, bildiğiniz yolu da yabancılaştırır. Aynı viraj, aynı köprü, aynı çevre yolu… Hepsi sisle birlikte farklı bir karaktere bürünür. Önünüzdeki aracın ani yavaşlamasını, yolda ilerleyen bir yayayı ya da yol kenarında duran bir aracı fark etmek saniyelerle ölçülür. Ve bu saniyeler bazen hayatla ölüm arasındaki çizgidir.

Hız, tabelaya göre değil görüşe göre ayarlanır Sisli havada hız sınırı tabelada yazan rakam değildir.

Hız sınırı, gözünüzün gördüğü mesafedir. Eğer önünüzü 40–50 metreden öte göremiyorsanız, hızınız da buna uygun olmalıdır. Takip mesafesi mutlaka artırılmalı, ani fren ve ani şerit değişimlerinden kaçınılmalıdır. Çünkü sisli havada her ani hareket, arkadan gelen sürücü için beklenmedik bir duruma dönüşür.

Far meselesi: Çok ışık her zaman daha iyi değildir Sisli havalarda en sık yapılan hatalardan biri far kullanımıdır. Pek çok sürücü, “daha iyi göreyim” düşüncesiyle uzun farları yakar. Oysa uzun farlar sisli havada yolu aydınlatmaz; sisin içinden geri yansır ve görüş mesafesini daha da kısaltır.

Bu nedenle: Kısa farlar tercih edilmelidir. Sis farı, yalnızca sisli havalarda ve doğru şekilde kullanılmalıdır. Uzun farlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.

Sis farlarının amacı yolu aydınlatmaktan çok, aracın görünürlüğünü artırmaktır. Gereksiz ve hatalı kullanılan sis farları ise karşıdan gelen sürücünün görüşünü bozarak kazaya davetiye çıkarır.

Dörtlü ikaz lambaları da sık yapılan yanlışlardan biridir. Sürekli dörtlü yakmak, arkadan gelen sürücüyü yanıltabilir. Dörtlüler; ani durma, ciddi yavaşlama ya da yol üzerinde tehlike oluşturacak durumlarda kullanılmalıdır.

Yolu değil, çevreyi de okuyun Sisli havada sadece önünüze bakmak yeterli değildir. Yol kenarları, emniyet şeritleri, bariyerler ve yol çizgileri sürücünün en önemli rehberidir. Sis, özellikle köprü ve viyadük girişlerinde aniden yoğunlaşabilir. Açık alanda normal olan görüş mesafesi, birkaç metre içinde neredeyse sıfıra düşebilir.

Bu nedenle: Köprü ve viyadük girişlerinde hız mutlaka düşürülmeli, Virajlara yaklaşırken ekstra dikkat gösterilmeli, Yol çizgileri referans alınmalıdır. Durmak gerekiyorsa, doğru yerde durun Sis çok yoğunlaştığında “kenara çekip beklemek” bazen en doğru karardır. Ancak yanlış yerde durmak, ciddi bir risk oluşturur.

Mümkünse dinlenme tesisleri ve park alanları tercih edilmelidir. Yol kenarında, özellikle virajlarda ve dar alanlarda durulmamalıdır. Mecbur kalınırsa reflektör mutlaka yerleştirilmeli, araçtan inilecekse görünürlük sağlanmalıdır.

Sisli havada yalnızca görmek değil, görünür olmak da hayati önemdedir.

Son söz Sis aceleyi sevmez. Sis alışkanlıkları test eder. Sis, “bana bir şey olmaz” diyenleri affetmez. Güvenli yolculuk; erken varmak değil, sağ salim varmaktır. Biraz geç varmak, hiç varamamaktan iyidir. Direksiyon başında şunu unutmamak gerekir: Görmediğimiz mesafe, en büyük risktir.

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }