İşte tam da bu yüzden şunu net bir şekilde söylemek gerekir: Hazırlık, olay anında yapılmaz. Hazırlık, olaydan önce yapılır.
Sahada sıkça karşılaştığımız bir durum var. Bir olay gerçekleştiğinde herkes iyi niyetle yardım etmek ister. Ancak bilgi yoksa, tecrübe yoksa, o iyi niyet bazen faydadan çok zarar getirebilir. Yanlış bir müdahale, hatalı bir taşıma, kontrolsüz bir yaklaşım… Bunların her biri yaralının durumunu daha da ağırlaştırabilir, hatta geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.
Çünkü müdahale, sadece cesaret işi değildir. Müdahale, bilgi ve disiplin işidir. Bugün bir yaralıya ulaşmak bazen düz bir yolda yürümek kadar kolay değildir. Bazen sarp bir
arazide, bazen bir uçurum kenarında, bazen de yüksekten kontrollü bir iniş gerektiren alanlarda çalışmak zorunda kalırız. İşte bu noktada “iple erişim teknikleri” dediğimiz, tamamen eğitim ve tekrar gerektiren sistemler devreye girer.
Bir yaralıya ulaşmak için metrelerce yükseklikten kontrollü iniş yapmak, onu güvenli şekilde sabitlemek, sedyeye almak ve tekrar yukarı tahliye etmek… Bunların hiçbiri o an öğrenilecek şeyler değildir. Her biri defalarca çalışılmış, hata yapılmış, düzeltilmiş ve refleks haline getirilmiş olmalıdır.
Çünkü sahada hata yapma lüksümüz yoktur. Yarın bir olay olduğunda, kimse size “önce bir deneyin, alışın” demez. O an sizden beklenen şey, doğruyu ilk seferde yapmanızdır.
Bu yüzden eğitimler, tatbikatlar ve uygulamalı çalışmalar hayati öneme sahiptir. Sadece teorik bilgiyle sahada başarılı olunmaz. O bilgiyi sahaya indirip, birebir yaşayarak öğrenmek gerekir. İniş yapmak, düğüm atmak, ekipman kullanmak, ekip halinde hareket etmek… Bunların hepsi tekrar ister.
Bizler de bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; olay anında gösterilecek her doğru hareket, daha önce yapılan bir çalışmanın sonucudur.
Aslında mesele sadece arama kurtarma ekipleri de değildir. Bu bir toplum meselesidir. Her bireyin temel afet ve acil durum bilgisine sahip olması, en azından neyi yapmaması gerektiğini bilmesi bile birçok hayatın kurtulmasına vesile olabilir.
Bazen en doğru müdahale, yanlış bir müdahalede bulunmamaktır. Bazen en büyük katkı, olay yerinde düzeni sağlamaktır. Bazen de en kritik hareket, sadece doğru ekibi doğru şekilde yönlendirmektir.
Unutmayalım; Hayat, sahada prova kabul etmez. O yüzden biz, provamızı önceden yapmak zorundayız. Çünkü bir gün gerçekten ihtiyaç olduğunda, hazırlıklı olanlar sadece kendini değil, başkalarının hayatını da kurtarır.