Cumartesi: Göl ve Orman
Sabah: Kovada Gölü
Isparta'dan ya da Eğirdir'den yola çık. Yaklaşık bir saat sonra kendini çam ormanlarının arasında bulacaksın. İlk durağın Kovada Gölü Milli Parkı.
Göl kenarında bir bank bul, yanında getirdiğin peynir-zeytinle kahvaltını yap. Su o kadar berrak ki dibindeki taşlar sayılır. İstersen Ziyaretçi Merkezi'ndeki küçük müzeye uğra; bölgenin doğal yaşamına dair güzel şeyler öğrenebilirsin.
Öğle: Yürüyüş ve Piknik
Gölün çevresinde yürüyüş rotaları var. Akbel yönüne doğru bir saatlik tırmanış, sana gölü kuşbakışı gören bir manzara hediye eder. Yolda su samuru görmen zor ama yaban domuzu, tilki izlerine rastlayabilirsin. Fotoğraf makineni yanına al; her kare ayrı bir tablo.
Öğle yemeğini göl kıyısında piknik yaparak halledebilirsin. Mangal yakmak istersen belirlenmiş alanlar var.
Öğleden Sonra: Kızıldağ ve Zindan Mağarası
Kovada'dan ayrılıp Kızıldağ Milli Parkı'na geç. Burası Türkiye'nin en büyük kızılçam ormanı. İlk uğrak: Zindan Mağarası. Ağzı heybetli, içi serin. Yürüyüş yolunu takip edip küçük şelalesine kadar ilerleyebilirsin.
Mağaradan çıkınca seyir teraslarına çık. Karşında uzanan çam denizi, ufka kadar kesintisiz devam ediyor. Derin bir nefes al; bu hava, şehrin hiçbir noktasında yok.
Akşam: Sütçüler Merkez
Gün batımına yakın Sütçüler ilçe merkezine in. Küçük, sakin bir yer. Bir çay bahçesine otur, yorgunluğunu çıkar. Esnafla sohbet edersen, ilçenin adını nereden aldığını anlatırlar; süt ve hayvancılıkta mahir Türkmen boylarından geliyor.
Akşam yemeğinde ilçedeki küçük bir lokantada sac tava ya da yayla çorbası dene. Yerel halk ne yiyorsa onu söyle; lezzet şaşırtıcı.
Pazar: Gizem ve Yayla
Sabah: Karagöl
Pazar sabahı erken kalk. Bugünkü hedefin Karagöl. Kızıldağ'ın tepesinde, Türkiye'nin en derin ikinci karstik gölü. Suları lacivertten siyaha çalar; halk arasında "dipsiz göl" derler. Efsaneye göre dibinde kayıp bir antik kent yatıyormuş.
Not: Karagöl'e gitmek için mutlaka yerel bir rehber ayarla. Yol normal binek araçlarla çıkılamayacak kadar bozuk. Arazi aracı kiralayın ya da rehberin aracıyla gidin. Sütçüler'deki otellerden veya Kızıldağ işletmesinden rehberlik hizmeti bulabilirsin.
Yaklaşık 1,5 saatlik zorlu ama muhteşem manzaralı bir yolculuk seni bekliyor. Vardığında gölün başında otur, sessizliği dinle. Sadece rüzgâr ve kuşlar var. İşte bu an, hafta sonunun en kıymetli anı.
Öğle: Yaylada Mola
Dönüş yolunda Büğdüz, Darıbükü ya da Kesme yaylalarından birine uğra. Yaz aylarında buralarda Yörük çadırlarını, otlayan sürüleri göreceksin. Şanslıysan yayla sakinlerinin ikram edeceği taze süt, yoğurt ya da gözleme ile öğle yemeği yapabilirsin. Bu sofraların lezzeti başka yerde yok.
Öğleden Sonra: Ayıgörmez Kanyonu (Vakit Kalırsa)
Zamanın ve enerjin kalırsa Ayıgörmez Kanyonu'nun başlangıç noktasına uğra. Kanyonun tamamını yürümek profesyonel işi, aman ha! Ama girişindeki dar kayalıkların arasından akan suyun gücünü görmek bile bu coğrafyanın ne kadar vahşi olduğunu anlamaya yeter.
Akşam: Vedâ
Sütçüler'den ayrılırken aracının camını aç, son bir kez çam kokusunu içine çek. Yanında götüreceğin en güzel hatıra, bu iki günde ciğerlerine doldurduğun tertemiz hava, gözlerine kazınan manzaralar ve ruhuna işleyen sessizlik olacak.
Pratik Bilgiler
Ulaşım: Özel araç şart. Isparta-Sütçüler 65 km, Eğirdir-Sütçüler 30 km. Kovada Gölü tabelaları takip et. Kızıldağ için Şarkikaraağaç değil, Sütçüler tabelalarına bak.
Yanına Al: Sağlam yürüyüş ayakkabısı, yağmurluk, şapka, güneş kremi, böcek spreyi, bol su, atıştırmalık, powerbank, nakit para.
İletişim: Kızıldağ ve Karagöl'de cep telefonu çekmeyebilir. Sevdiklerine haber ver, bu bir kaçış fırsatı.
Doğaya Saygı: Ateşi belirlenmiş alanlarda yak. Çöpünü asla doğada bırakma. Yaylalarda izinsiz fotoğraf çekme, özel mülkiyete saygılı ol.
Son Söz
Sütçüler'de geçireceğin bir hafta sonu, sana zamanın yavaşlayabileceğini ve doğanın insana iyi geldiğini hatırlatacak. Burası, Eğirdir'in sularından, Yalvaç'ın taşlarından sonra Isparta'nın en vahşi, en özgür yüzü. Gel Gör Gez'in bu durağında, kendi hikâyeni doğanın diline emanet et.
İyi yolculuklar.