İlki çocuklarımın bu giyilmez artık diyerek bir köşeye attıkları vidalı kramponların tamiri içindi, ellerine sağlık tamir edildiği belli olmayacak kadar güzel yapmıştı. İkincisi ise, uzun süredir giymediğim kunduramın topuk lastiğini değiştirmesi için oldu.
Cuma vakti yakın ‘’namazdan sonra uğra hallederiz’’ deyince, geçen hafta meydana gelen okul saldırılarında hayatlarını kaybeden canlarımız için, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim Bir-Sen sendikalarının ortaklaşa düzenledikleri gıyabi cenaze namazı için, Hasan Paşa Camiine biraz erken gittim.
Cuma namazı eda edildikten Kaymakamımız, milli eğitim müdürümüz, siyasi parti temsilcileri, sendika üyeleri ve halkın yoğun katılımından oluşan cemaate imamlığı, ilçe müftümüz Ahmet Müjdeci hocamız yaptı. Bu ve benzeri olayların bir daha yaşanmaması adına topluca dua edildi.
Namaz sonrası Şaban ağabeyin yanına tekrar geldiğimde, içeri de bulunan tabureler dolmuştu. Şaban usta benim ayakta kaldığımı görünce arkadan bir tabure daha çıkartarak, oturmamı işaret etti.
Sonradan gelenlerin tamir işlerine bakarak, onlara da şu kadar zaman sonra hazır olur diyerek isimleri not aldı ve gönderdi. İçeride bulunan herkese çay ikram etti. Emekli öğretmen deri ceketinin yırtılan kısmının tamiri, yaşlı bir teyze sökülen çantasının dikilmesi, diğeri valizin kırılan sapının değişimi, bir başkası ayağındaki botun sökülen yerlerinin dikilmesi için oradalardı.
Öyle ki, Şaban usta sanki orada para kazanmaktan ziyade, insanlara yardımcı olmak için bulunuyor hissi uyandırdı bende. Çünkü iş yaptırmadan önce fiyat soranların yüzlerine bakarak, hallederiz sıkıntı yok diyordu ve orada olduğum süre için de çok küçük paralar aldığına, hatta 200 tl. uzatan birine sonra hallederiz önemli değil dediğine şahit oldum.
En son ben kalmıştım, topuktan eski lastiği kerpetenle söktü zımparayla temizledi yapıştırıcıyı sürdü biraz daha bekleteceğim seni derken, mesleğe başlayalı kaç yıl oldu ustam diye sordum. ‘’1976 dan beri, önce arasta içinde sonra da burada 50 yılı geçti yaş 72 oldu’’ dedi. Bunları söylerken zanaatkâr Şaban ustanın eli çalışıyor, gözleri parlıyor, yaptığı işten keyif alıyordu. O yaşta, işine ve müşterisine verdiği değeri taktir edilmeyecek gibi değildi.
Şaban usta geçmişte birlikte çalıştığı kardeşi ayrılınca yalnız kalmıştı ve yanında çırak/kalfa yoktu. İş arayan bulamadığından yakınan gençler aklıma geldi. Alın size meslek çok büyük sermaye de istemez, sadece emek. Şaban usta gibi kanaatkar bir iş öğreticinin yanında, hadi buyurun geçin makinanın arkasına...