banner8

banner9

banner28

banner10

“ELDEN GELEN ÖĞÜN OLMAZ, O DA VAKTİNDE BULUNMAZ”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar; yıllardır ülkemizi etkisi altına alan kuraklığın, uzun bir süre daha ve önemini artırarak gündemdeki yerini koruyacağını söyledi.

TARIM, HAYVANCILIK 03.08.2021, 00:07 02.08.2021, 17:28 Haber Merkezi
918
“ELDEN GELEN ÖĞÜN OLMAZ, O DA VAKTİNDE BULUNMAZ”
banner12

Bu yılın ikinci çeyreğinde kamuoyu ile paylaştıkları 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu’nda öngörü ve taleplerini açıkladıklarını hatırlatan Bayraktar, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Sadece birkaç bölgeyi değil neredeyse bütün ülkeyi etkisi altına alan kuraklıkla beraber birçok ilimizde görülen don, dolu, fırtına, sel, heyelan, tropikal rüzgâr gibi sıra dışı meteorolojik olayların tarımsal üretimde meydana getirdiği ürün kayıpları, tahminlerin oldukça üzerinde seyretmektedir. Tarımsal ürün kaybının gıda sektörünün tedarik zincirinde oluşturduğu aksaklıklar ise hızlı fiyat artışlarına neden olmakta, böylece fırsatçılara da gün doğmaktadır.

Ülkemizdeki kuraklığın tarımsal üretimi ne denli olumsuz etkilediğini en yakından müşahede eden toplum kesimi üreticilerimizdir. Gıda arzımızın yegane güvencesi olan üreticilerin sesine mutlaka kulak verilmesi gerekir.

Üretici ülkelerden ucuz buğday, et, süt ve diğer ürünleri temin etme imkanımız bir süre sonra ya kalmayacak ya da yüksek maliyetlere almak zorunda kalacağız. Bu ülkelerden alım yaptığımızda sadece ürün ithalatı yapmış olmayacağız, ‘gıda enflasyonu’ da ithal etmiş olacağız. Gerçekleşme ihtimali çok fazla olan bu durum, ülkemizdeki birçok insanımızın gıdaya ulaşamaması demektir. Kaldı ki, paramız olsa da bazı ürünlerin ithalatı maalesef mümkün olmayacaktır. Gündemin ilk sırasına oturan kuraklık, bize asla unutmamamız gereken bir gerçeği öğretti; ‘Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.’  

Şurası da bir gerçektir ki; artan fiyatlardan çoğu zaman yararlanamayan üreticiler, pandemi ve kuraklık nedeniyle dünya piyasalarında yaşanacak aşırı fiyat dalgalanmalarından da olumsuz etkilenecektir.

Tedbir alınmalı

Sulanmayan alanların sulamaya açılması başta olmak üzere yapısal sorunlara odaklanmalı, eskiyen sulama kanalları yenilenmeli, basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı, kuraklığa dayanıklı tür ve çeşitler desteklenerek bölgelere göre ürün desenleri oluşturulmalıdır.

Ayrıca, üreticilerimizin bu dönemde zaten yüksek olan elektrik ve su maliyetleri daha da artacağı için ivedi olarak elektrik ve sulama ücretlerinde indirime gidilmeli, üreticilerimize verilen destekler de artırılmalıdır. Diğer taraftan; kredi borçlarının yapılandırılması, sahadaki gerçeklerle örtüşmelidir.

Girdilerdeki fiyat artışları rekor seviyeleri gördü

Büyük ölçüde dışa bağımlı olduğumuz mazot, gübre, tohum, yem hammaddesi ve bitki koruma ürünleri fiyatları, dünya fiyatları ve döviz kurlarının artmasıyla rekor seviyelere yükseldi. Son bir yılda, üretici maliyetlerinde önemli ağırlığı olan üre gübresi yüzde 123, DAP gübresi yüzde 158, bazı tarımsal ilaçlar yüzde 75, besi yemi yüzde 60, süt yemi yüzde 63, elektrik fiyatları ise yüzde 56 oranında artmıştır. Girdi kullanımında düşüşe sebep olacak bu durum tarımsal üretimde azalmayı beraberinde getirecek, ülkemiz gıda güvencesini olumsuz etkileyecektir.

Gübrede verilen destekler artırılarak, mazotta olduğu gibi gübre fiyatının yüzde 50’si destek olarak verilmeli, destek verilmeyen karma yem ve bitki koruma ürünlerine destek getirilmeli, tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergi ve fonlar kaldırılarak fiyatta düşüş sağlanmalıdır.”

banner13
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner11
17
açık