<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Pervasız Gazetesi Akşehir Güncel Haberler</title>
    <link>https://www.pervasiz.com.tr</link>
    <description>19 Mayıs 1953’ten bu yana doğru, dürüst ve ilkeli yayıncılığını sürdüren Pervasız, Akşehir’in hafızası olmayı kararlılıkla sürdürüyor, sürdürmeye devam edecek.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.pervasiz.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 00:45:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Müslümana ‘’Işıklar İçinde Uyusun’’ Denmez!]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/muslumana-isiklar-icinde-uyusun-denmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/muslumana-isiklar-icinde-uyusun-denmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumların kimlikleri kullandıkları kelimelerde, davranışlarında, giyimlerinde ve vedalarında gizlidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir yakınınızı kaybettiğinizde ağzınızdan dökülen ilk cümle, sadece bir üzüntü ifadesinden ziyade, sizin hayata, ölüme, ahirete ve yaratıcıya olan inancınızın göstergesidir.</p>

<p>Maalesef son yıllarda sosyal medyanın da etkisiyle, televizyon ekranlarında, şov programlarında ve cenaze törenlerinde “Işıklar İçinde Uyusun” ifadesinin kullanımı hızla artmaya başladı.</p>

<p>Ne oldu da İslam inancına mensup bu millet, kökleri derin bir medeniyete dayanan bu topraklarda, asırlardır kederimizi ve dualarımızı taşıyan ifadeler yerine, kaynağı belirsiz dünyevi ifadeleri kullanır oldu.</p>

<p>Masonik öğretilerde ve bazı ezoterik yapılarda bize ait olmayan geleneklerde, kelimelerin seçimi tesadüfi olmaz.</p>

<p>Işık (Luciferiyen gelenekte ışık getiren figürler) ile Rahmani olan “Nur” kavramı arasındaki nüans, görünüşte masum duran bir temenninin arka planında bambaşka bir felsefeyi taşıyabileceğini gösterir.</p>

<p>İslam geleneğinde “Kabri nur dolsun” denirken kastedilen şey, yaratıcının ilahi rahmeti ve aydınlığıdır.</p>

<p>“Işıklar İçinde Uyusun” ifadesi, toplumsal hafızayı ve İslami taziyeyi unutturma operasyonunun bir parçasıdır.</p>

<p>Nasıl ki bir dönem kadim selamımız "Selamün Aleyküm" yerini, ruhsuz ifadelere bırakmaya zorlandıysa; bugün de ölülerimizin ardından edilen rahmet duaları "Işıklar içinde uyusun" veya "Devrin daim olsun" gibi, bu toplumun baskın inanç dokusuyla bağdaşmayan cümlelerle ikame edilmeye çalışılıyor. Kullandığınız kelimeler, yüzlerce yıllık kültürümüzün devam etmesine ya da zamanla yozlaşarak bozulmasına sebep olur.</p>

<p>Son dönemde cenazelerde bu ifadeleri kullanan bazı popüler figürlerin, eleştirilince "Alevilikte böyle denir" diyerek, konuyu çarpıtmaya çalıştıklarına tanık oluyoruz. Oysa Alevi-Bektaşi geleneği de özü itibarıyla Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayalı, duasını ve taziyesini Allah’ın rahmeti üzerine kuran bir gelenektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cenazeye "Işıklar içinde uyusun" demek, ne Ehl-i Sünnet’in ne de geleneksel Aleviliğin özünde yoktur. Bu durum, seküler medyanın ve popüler kültürün, inanç alanını yeniden tanımlama ve kendi dilini kabul ettirme çabasından başka bir şey değildir.</p>

<p>İslam dininde ölen kişinin ardından dua edilir. Dua; Kadir-i Mutlak olan Allah’a yöneltilen bir ilticadır. "Işıklar içinde uyusun" ifadesi Kur’an-ı Kerim’de veya hadis-i şeriflerde yer almaz.</p>

<p>Bir Müslüman, vefat eden bir din kardeşinin ardından köksüz ve içi boş modalaştırılan cümleleri değil, Peygamber Efendimiz ’in (s.a.v.) ve medeniyetimizin bize öğrettiği gibi; "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" (Biz şüphesiz Allah’a aitiz ve sonunda O’na döneceğiz) şeklinde olmalıdır.</p>

<p>Veya;</p>

<p>"Allah rahmet eylesin."</p>

<p>"Mekânı cennet olsun."</p>

<p>"Rabbim kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin."</p>

<p>İnancınıza, örfünüze ve dilinize sahip çıkın; kullandığınız kelimeler, giydiğiniz kıyafetler, kimin safında durduğunuzun ve hangi kültüre hizmet ettiğimizin bir göstergesidir. Farklı görünmek veya moda olduğu için ya da kulağa hoş geldiğini düşündüğünüz için veya ekranlardaki popüler figürler kullanıyor diye, inancımıza ve geleneklerimize yabancı ifadeleri meşrulaştırmaya çalışmayınız.</p>

<p>Eğer farklı inanca mensup olduğunuz halde kendini saklayanlardan değilseniz, vefat eden sevdiklerinizin ardından süslü ve içi boş temenniler savurmayı bırakınız. Onların ışığa değil, Allah'ın rahmetine, mağfiretine ve dualarınıza ihtiyaçları var.</p>

<p>Unutmayın; dilini kaybeden, dinini de kimliğini de kaybeder.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/muslumana-isiklar-icinde-uyusun-denmez</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2024/09/omer-terkenli-11-09-24.jpg" type="image/jpeg" length="98374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin Gerçekten Boş Durmayı Sevmez mi?]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/beyin-gercekten-bos-durmayi-sevmez-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/beyin-gercekten-bos-durmayi-sevmez-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çoğu zaman öğrencilerim bana şu cümleyi kurar:
“Hocam, ders çalışmadığım zaman daha çok kaygılanıyorum.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlk bakışta bu durum garip gelebilir. İnsan, ders çalışmadığında rahatlayacağını düşünür. Oysa çoğu zaman tam tersi olur. Çünkü insan beyni “kapatılıp beklemeye alınan” bir organ değildir. Beyin, uyanık olduğumuz sürece sürekli çalışan, çevresini analiz eden, geçmişi değerlendiren ve geleceğe ilişkin tahminler üreten dinamik bir sistemdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nörobilim araştırmaları, kişi belirli bir görevle meşgul olmadığında beynin tamamen sessizleşmediğini göstermektedir. Tam tersine, bu durumda “Varsayılan Mod Ağı” (Default Mode Network - DMN) adı verilen beyin ağı daha etkin hâle gelir. Bu ağ; geçmiş yaşantıları hatırlama, geleceği hayal etme, kendini değerlendirme ve başkalarının bizi nasıl gördüğünü düşünme gibi zihinsel süreçlerde önemli rol oynar.</p>

<p>Bu sistem aslında yaşamımız için gereklidir. Geleceği planlamamızı, deneyimlerimizden ders çıkarmamızı ve kendimizi geliştirmemizi sağlar. Ancak özellikle sınav dönemindeki öğrencilerde bu ağ bazen farklı çalışır. Yapılması gereken işler ertelendikçe, beyin aynı konuları tekrar tekrar düşünmeye başlar. “Yetiştirebilecek miyim?”, “Ya başaramazsam?”, “Diğerleri benden ileride…” gibi düşünceler zihni işgal eder. Sonuçta kişi dinlenmek isterken daha da yorulur.</p>

<p>Bir başka önemli nokta ise beynin ödül sistemidir. Beynimiz dopamin adı verilen nörotransmitter sayesinde ödül beklentisine duyarlıdır. Zor bir işe başlamak yerine telefon ekranını kaydırmak, kısa videolar izlemek veya sosyal medyada dolaşmak beynimize anlık bir ödül hissi verir. Bu yüzden birçok öğrenci “Sadece beş dakika bakacağım.” diyerek eline aldığı telefonu yarım saat sonra bırakabildiğini fark eder. Sorun irade eksikliğinden çok, beynin kısa vadeli ödüllere doğal eğilim göstermesidir.</p>

<p>Peki çözüm nedir?</p>

<p>Çözüm, beyni boş bırakmak değil; ona anlamlı bir yön vermektir. Araştırmalar, belirli bir hedefe odaklanmanın ve planlı çalışmanın dikkati artırdığını, zihinsel dağınıklığı azalttığını göstermektedir. Günlük çalışma planı hazırlayan, küçük hedefler belirleyen ve tamamladığı işleri işaretleyen öğrenciler hem daha verimli çalışır hem de kaygılarını daha kolay yönetir.</p>

<p>Koçluk görüşmelerimde öğrencilerime sık sık şu cümleyi söylüyorum:</p>

<p>“Beynine bir hedef vermezsen, o sana kaygı üretir. Beynine bir plan vermezsen, seni kolay ödüllerin peşine gönderir.”</p>

<p>Bu elbette bilimsel bir yasa değildir; ancak beynin çalışma biçimini anlaşılır şekilde özetleyen bir benzetmedir.</p>

<p>Belki de mesele “boş durmak” değildir. Mesele, zihnimize yön verebilmektir.</p>

<p>Çünkü yönü olmayan bir zihin, çoğu zaman kaygının peşinden gider. Hedefi olan bir zihin ise enerjisini üretmeye, öğrenmeye ve gelişmeye yöneltir.</p>

<p>Unutmayalım:<br />
Beyin, en iyi dostumuz da olabilir, en büyük engelimiz de… Kararı çoğu zaman ona verdiğimiz yön belirler.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/beyin-gercekten-bos-durmayi-sevmez-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2024/05/1111hakan-zeybek.jpg" type="image/jpeg" length="36389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İyilik ve Mutluluk]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/iyilik-ve-mutluluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/iyilik-ve-mutluluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayat iyiliklerle güzeldir. İslam'ın amacı yeryüzünde iyiliği hakim kılmak, kötülükleri kaldırmaktır. İnsanın yaratılış gayesi iyilik yapmaktır. Bu onun en önemli imtihanıdır. Bunuda istikamet, doğruluk, Hak ve adalete verdiği önemle gerçekleştirir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kötülükler sayılı ve sınırlıdır. İyilikler sayılamıyacak kadar çoktur. Dünya iyiliklerle cennet, kötülüklerle cehennemdir. İki cihan Saadetinin yoluda iyiliklerden geçer.</p>

<p>Kur'an-ı Kerim'de iyiliği anlatan çok kelime vardır. Hayır, sadaka, ihsan, ikram, ma'ruf, infak... gibi kelimeler bütün iyilikleri içine alır.</p>

<p>İslam insanın hergün vücudundaki eklem sayısınca iyilik yapmasını anlatan hadisi şerifde :</p>

<p>"İnsanların her bir eklemi için her gün bir sadaka gerekir. İki kişi arasında adâletle hükmetmen sadakadır. Bineğine binmek isteyene yardım ederek bindirmen yahut yükünü bineğine yüklemen sadakadır. Güzel söz sadakadır. Namaz ve her türlü iyilik için attığın her adım bir sadakadır.</p>

<p>Gelip geçenlere eziyet veren şeyleri yoldan gidermen de sadakadır. Her iyilik sadakadır” (Buhârî, Sulh 11, Müslim, Zekât 56.) buyurarak çokça iyilik yapması istenmiştir. Vücudumuzdaki eklem yapısı, yani iskelet, aynı zamanda hayatın ve sağlığın da temel yapısıdır. Bunların şükrü içinde olsa insanın güler yüzlü, tatlı dilli olması bile küçümsenmeyecek iyiliklerdir.</p>

<p>Müslümanları "insanlık için çıkarılmış hayırlı bir ümmet" olarak anlatan âyetle, "hayırda yarışmayı" emreden âyet insanlığın iyiliğe doyum olmadığını bunun bir yarış olduğunu bildirir.</p>

<p>Hayatın ve ölümün varlık sebebini Mülk 2, ve Kehf suresi 7. ayet açık ve net olarak şöyle belirtir:</p>

<p>"O, hanginizin daha güzel iyilik yapacağını imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her şeyin en doğrusunu söyleyen Allah'ü teâlâ yine Kur'an-ı Kerim'de Bakara suresi 177. ayette iyilikleri sayarken en başta iyiliklerin kaynağı olarak îmanı ve sonrasında ibadetler, infak, yetim, yoksul, yolda kalmış, sıkıntı içinde olanlara yardım, ahde vefâ, sabır ve hepsinin temelinde takvâyı hatırlatır.</p>

<p>Bir kişinin gününü güzelleştiren basit bir jest, bir selam, bir dua, bir tebessüm, tatlı bir söz, bir çocuğa bir çikilota ikramı kelebek etkisi yaratarak dalga dalga iyilik yayılır ve bütün toplumda iyilik yarışa dönüşür. Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:</p>

<p>“İslâm’da iyi bir çığır açan kimseye, bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey noksanlaşmaz. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayırılır. Fakat onların günahından da hiçbir şey noksanlaşmaz.” (Müslim, Zekât 69)</p>

<p>"İnsanların en hayırlısı (her zaman, her yerde) insanlara en faydalı olandır." hadis-i şerifi en derin iyilik anlayışını ifade eder.</p>

<p>Müslüman iyiliğe doymaz. En küçük iyiliği küçümsemez. Bir köpek suladığı için cennetlik olduğu bildirilen kadın hikayesini anlatan hadisi şerif bir müjdedir.</p>

<p>Kötülükler insanı, aileyi, toplumu hasta edip çürütürken, iyilikler fıtratı besliyor, insana şifa ve huzur veriyor. İyiliğin verdiği mutluluğun tadını yaşamak için fırsatları kaçırmamak gerekir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/iyilik-ve-mutluluk</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2024/03/remzi-ayvaz.jpg" type="image/jpeg" length="60145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaymakam Yiğit Yıllık İzne Ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/kaymakam-yigit-yillik-izne-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/kaymakam-yigit-yillik-izne-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşehir Kaymakamı Dr. Mustafa Yiğit'in yıllık izin kullanması nedeniyle, Akşehir Kaymakamlığı görevine geçici olarak Tuzlukçu Kaymakamı Ömer Faruk Onbaşıoğlu vekalet ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzin süresi boyunca Akşehir'deki kamu hizmetleri ve resmi işlemler, vekaleten görev yapan Kaymakam Onbaşıoğlu'nun koordinasyonunda yürütülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, Akşehir Kaymakamı Dr. Mustafa Yiğit'in 13 Ağustos 2026 Perşembe günü görevine yeniden başlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/kaymakam-yigit-yillik-izne-ayrildi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/kaymakam-06-08-26.jpg" type="image/jpeg" length="47662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aytaç: "Vicdanımızın Pusulası Şehitlerimizdir"]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/aytac-vicdanimizin-pusulasi-sehitlerimizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/aytac-vicdanimizin-pusulasi-sehitlerimizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtar Parti Akşehir İlçe Başkanı Serdar Aytaç, yaptığı yazılı basın açıklamasında, terörle mücadele, şehitlerin emaneti, gazilerin fedakârlığı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aytaç, "Şehitlerimizin emaneti, milletimizin vicdanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğü kırmızı çizgimizdir." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>"Terörsüz Türkiye Hepimizin Ortak Hedefidir"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yaklaşık kırk yıldır bölücü terör örgütüne karşı büyük bir mücadele verdiğini belirten Serdar Aytaç, bu süreçte binlerce asker, polis, güvenlik korucusu ve vatandaşın şehit olduğunu, binlerce gazinin ise hayatını kalıcı yaralarla sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Aytaç, terörün tamamen sona erdiği güçlü bir Türkiye'nin herkesin ortak arzusu olduğunu belirterek, bu hedefe terörü ve teröristleri ödüllendirecek düzenlemelerle ulaşılamayacağını savundu.</p>

<p><strong>"Şehitlerimizin Fedakârlığı Göz Ardı Edilemez"</strong></p>

<p>Şehitlerin canı, gazilerin fedakârlığı ve milletin yıllardır ödediği ağır bedellerin hiçbir siyasi hesap uğruna yok sayılamayacağını dile getiren Aytaç, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:</p>

<p>"Bizim itirazımız kişilere değil; milletimizin vicdanını yaralayacak her türlü adımadır. Devlete silah doğrultanlarla, vatanı için can veren kahramanlarımızı aynı vicdan terazisine koyamayız."</p>

<p><strong>"Türkiye Cumhuriyeti Bir Hukuk Devletidir"</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğuna dikkat çeken Aytaç, hukukun suç ile masumiyet arasındaki çizgiyi bulanıklaştıramayacağını belirtti.</p>

<p>Milletin beklentisinin adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi, şehit aileleri ile gazilerin onurunun korunması olduğunu vurgulayan Aytaç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"Bizim siyasetimizin pusulası; aziz şehitlerimizin emaneti, necip milletimizin vicdanı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bölünmez bütünlüğüdür. Bu pusuladan dün sapmadık, bugün ve yarın da sapmayacağız. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz."</p>

<p>Anahtar Parti Akşehir İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklama, "Kamuoyuna saygıyla duyurulur." ifadeleriyle sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/aytac-vicdanimizin-pusulasi-sehitlerimizdir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/05/anahtar-parti-08-04-26.jpg" type="image/jpeg" length="72951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Soğuk Su İçince Dişiniz Neden Sızlıyor?]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/soguk-su-icince-disiniz-neden-sizliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/soguk-su-icince-disiniz-neden-sizliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında soğuk bir bardak su içtiğinizde ya da dondurma yediğinizde dişinizde ani bir sızlama hissediyor musunuz? Bu durum birçok kişinin yaşadığı yaygın bir problemdir. Kimi zaman birkaç saniye sürer, kimi zaman ise günlük yaşamı olumsuz etkileyecek kadar rahatsız edici olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peki, soğuk su içince dişler neden sızlar? Bu durum normal midir?</p>

<p><strong>Diş Hassasiyeti Nedir?</strong></p>

<p>Dişlerimizin en dış tabakasını mine adı verilen sert bir doku kaplar. Minenin altında ise sinir uçlarına bağlı kanalcıklar içeren <strong>dentin</strong> tabakası bulunur.</p>

<p>Mine aşındığında veya diş eti çekildiğinde dentin açığa çıkar. Soğuk, sıcak, tatlı veya ekşi yiyecekler bu kanalcıkları uyardığında sinirler etkilenir ve kısa süreli, keskin bir ağrı hissedilir. İşte buna <strong>diş hassasiyeti</strong> denir.</p>

<p><strong>Diş Hassasiyetinin Nedenleri Nelerdir?</strong></p>

<p>Soğuk hassasiyetinin birçok farklı nedeni olabilir. En sık karşılaştıklarımız şunlardır:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Diş eti çekilmesi:</strong> Diş kökleri açığa çıktığında hassasiyet gelişebilir.</li>
 <li><strong>Sert diş fırçalama:</strong> Diş minesini ve diş etlerini zamanla yıpratabilir.</li>
 <li><strong>Diş sıkma ve gıcırdatma:</strong> Özellikle gece diş sıkma alışkanlığı, mine çatlaklarına ve aşınmalara yol açabilir.</li>
 <li><strong>Çürükler:</strong> Başlangıç seviyesindeki çürükler bile soğuğa karşı hassasiyet oluşturabilir.</li>
 <li><strong>Eski veya uyumsuz dolgular:</strong> Dolgunun kenarında oluşan açıklıklar hassasiyete neden olabilir.</li>
 <li><strong>Asitli yiyecek ve içecekler:</strong> Gazlı içecekler, limonlu ürünler ve sirke gibi asitli gıdalar diş minesini zamanla zayıflatabilir.</li>
</ul>

<p><strong>Her Hassasiyet Basit Bir Sorun Mudur?</strong></p>

<p>Hayır. Bazen birkaç saniye süren hafif sızlamalar hassasiyet kaynaklı olabilir. Ancak ağrı uzun sürüyorsa, gece uykudan uyandırıyorsa veya kendiliğinden başlıyorsa altta yatan bir çürük ya da diş siniri problemi olabilir.</p>

<p>Bu nedenle uzun süredir devam eden hassasiyet mutlaka diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Evde Neler Yapabilirsiniz?</strong></p>

<p>Hassasiyeti azaltmak için şu önerilere dikkat edebilirsiniz:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Dişlerinizi çok sert fırçalamayın.</li>
 <li>Hassas dişler için üretilmiş diş macunlarını tercih edin.</li>
 <li>Asitli yiyecek ve içecekleri aşırı tüketmekten kaçının.</li>
 <li>Diş sıkma alışkanlığınız varsa diş hekiminize danışın.</li>
 <li>Düzenli ağız bakımınızı ihmal etmeyin.</li>
</ul>

<p>Bu önlemler hassasiyeti azaltabilir; ancak altta yatan nedeni ortadan kaldırmayabilir.</p>

<p><strong>Tedavi Mümkün mü?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elbette. Öncelikle hassasiyetin nedeni belirlenmelidir. Sorun diş eti çekilmesiyse farklı, çürükten kaynaklanıyorsa farklı, diş sıkmaya bağlıysa farklı tedavi uygulanır.</p>

<p>Bazı durumlarda hassasiyet giderici uygulamalar, dolgu tedavileri veya gece plağı gibi çözümlerle hastalar önemli ölçüde rahatlayabilir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Soğuk su içerken oluşan diş sızlaması hafife alınmaması gereken bir uyarıdır. Erken dönemde fark edilen hassasiyet, basit önlemler ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir. Ancak uzun süre devam eden veya şiddetlenen ağrılar, daha ciddi bir problemin habercisi olabilir.</p>

<p>Unutmayın, <strong>dişleriniz size bir şey anlatmaya çalışıyorsa, onları susturmak yerine dinlemek en doğru yaklaşımdır.</strong></p>

<p>📩 <strong>İletişim:</strong> <a href="mailto:hasan@dentmoon.com"><strong>hasan@dentmoon.com</strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/soguk-su-icince-disiniz-neden-sizliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2025/11/hasan-aydemir-kose.jpg" type="image/jpeg" length="81094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akşehir’in Görünmeyen Kahramanları ve Yerel Yönetimin Vefa Borcu]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/aksehirin-gorunmeyen-kahramanlari-ve-yerel-yonetimin-vefa-borcu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/aksehirin-gorunmeyen-kahramanlari-ve-yerel-yonetimin-vefa-borcu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumumuzun huzuru, dayanışması ve geleceği için gece gündüz demeden özveriyle çalışan sivil toplum kuruluşları, şehirlerin unuttuğumuz vicdanıdır. Akşehir’imizde de bu misyonu sırtlamış pek çok dernek ve vakıf var. Kimi sokaktaki dilsiz kulların elinden tutuyor, kimi enkaz altında umut arıyor; kimi engelli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştırıyor, kimi de bu toprakların en kutsal emanetleri olan şehit ve gazi ailelerimizin yanında duruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>​Ancak büyük bir çaba ve fedakarlıkla yürütülen bu faaliyetlerin arka planında, göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir ekonomik gerçeklik yatıyor: Bu derneklerin birçoğu bugün ayakta durmakta zorlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>​<strong>Vefa Göstermenin Tam Vaktidir</strong></p>

<p>​Şehit ve gazi Aileleri Derneği, Nasreddin Hoca Turizm Derneği, Engelliler Derneği, Hayvanseverler Derneği ve olası bir afette hayat kurtarmak için var gücüyle çalışan arama kurtarma derneklerimiz... Saymakla bitiremeyeceğimiz bu yapılar, aslında devletin ve yerel yönetimlerin omuzundaki yükü paylaşan en önemli paydaşlardır.</p>

<p><strong>​"Bir şehrin gelişmişliği sadece asfaltlanan yollarla, yapılan binalarla değil; o şehirde sivil toplumun ne kadar güçlü ve desteklendiğiyle ölçülür."</strong></p>

<p>​Bugün gelinen noktada, hem Akşehir Belediyemizin hem de ilgili devlet kurumlarının bu derneklere el uzatması, sıradan bir yardım değil, tarihi bir vefa borcudur.</p>

<p>​Akşehir Belediyesi bu konuda artık somut bir adım atmalı, gecikmeden şu iki temel konuda inisiyatif almalıdır:</p>

<p><strong>* </strong><strong>​Ortak Dernek Binas</strong><strong>ı Tahsisi: Kendi imk</strong><strong>ânlar</strong><strong>ıyla bir kira bedelini </strong><strong>ödeyemeyen, hatta tabela asacak yer bulmakta zorlanan derneklerimiz i</strong><strong>çin uygun fiziki </strong><strong>şartlara sahip bir "Ortak Dernekler Merkezi" veya kal</strong><strong>ıc</strong><strong>ı binalar tahsis edilmelidir.</strong></p>

<p><strong>* </strong><strong>​D</strong><strong>üzenli Maddi ve Lojistik Destek: Bu g</strong><strong>üzide kurulu</strong><strong>şlar</strong><strong>ın faaliyetlerini s</strong><strong>ürd</strong><strong>ürebilmesi, projelerini hayata ge</strong><strong>çirebilmesi ve temel giderlerini kar</strong><strong>şılayabilmesi i</strong><strong>çin belirli </strong><strong>öl</strong><strong>çülerde ve adil bir sistemle maddi destek sa</strong><strong>ğlanmal</strong><strong>ıd</strong><strong>ır.</strong></p>

<p>​Unutulmamalıdır ki, bu dernekler kapandığında ya da seslerini duyuramadığında kaybeden sadece dernek yöneticileri değil, tüm Akşehir olur.</p>

<p>​Belediye Başkanımızın ve yerel yöneticilerimizin bu haklı çığlığa ve samimi talebe kayıtsız kalmayacağına, Akşehir'in fedakâr sivil toplumuna hak ettiği değeri vereceğine yürekten inanıyorum. Çünkü vefa, sadece İstanbul'da bir semt adı değil, bu topraklarda yaşayan herkese düşen insani ve vicdani bir sorumluluktur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/aksehirin-gorunmeyen-kahramanlari-ve-yerel-yonetimin-vefa-borcu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/04/ender-ertan-2.jpg" type="image/jpeg" length="71504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nasreddin Hoca Şenlikleri 67 Yaşında]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/nasreddin-hoca-senlikleri-67-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/nasreddin-hoca-senlikleri-67-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her yıl 5-10 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenlikleri, 67 yaşına bastı. Akşehir ile özdeşleşen, zamanın "ihtiyar delikanlısı" olarak nitelendirilen 67 yıllık bu organizasyon, tüm belediye başkanlarının önem verdiği gibi bu yıl da 5 Temmuz 2026 tarihinde başlatılmıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenlikleri, Akşehir Belediyesinin organizasyonuyla uluslararası düzeyde ve nitelikte hazırlanmış özgün programıyla gerçekleştirilmiştir.</p>

<p>Bu nedenle Nasreddin Hoca Şenlikleri, halk bilgesi ve mizah ustası Nasreddin Hoca'yı ve Akşehir'i daha iyi tanıtma ve anlatma olanağı sağlamıştır. Ayrıca bu şenliklerde, Akşehir coğrafyasının sahip olduğu doğal güzellikler içerisinde; tarihi, ekonomisi, sosyal yapısı ve kültürel zenginliğini gösterme fırsatı değerlendirilmiştir. Her geçen gün "Daha İyi Akşehir" teması üzerine özgün çalışmalar sergilenmiştir.</p>

<p>Şenliklerin ilk günü olan 5 Temmuz 2026'da saat 10.30'da, Akşehir'in Sıra Yarenleri eşliğinde geleneksel Tellal'ın çağrısına uyan ahali, Nasreddin Hocamızın türbesinin kapısına dayandı.</p>

<p>Hoca Nasreddin, dört tarafı açık ve ortasından demir sürgüyle kilitli türbesinin içinden vefalı torunlarını kapıda karşılayıp, "Hoş geldiniz." diyerek şenliklerin başlatılması için iznini verdi.</p>

<p>Kimler ayak basmadı ki türbenin önündeki "Dünyanın Ortası" yazılı metal levhanın üzerine...</p>

<p>Şehrin erkânı bir bir sıralandı Nasreddin Hoca'nın karşısına. Akşehir Kaymakamı Dr. Mustafa Yiğit, Akşehir Belediye Başkanı Dr. A. Nuri Köksal, askerî ve sivil erkân ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, başta Nasreddin Hoca ve Turizm Derneği Başkanı Ahmet Buğra olmak üzere tüm halk türbenin önünde toplanmıştı.</p>

<p>Belediye Başkanı Dr. A. Nuri Köksal başkanlığındaki heyet ve 2026 yılının temsili Nasreddin Hocası olan tiyatro sanatçısı Müfit Can Saçıntı ile birlikte şenliklerin açılışı yapılmıştı.</p>

<p>Saygı duruşunun ardından gür bir sesle İstiklal Marşı okunarak resmî açılış töreni gerçekleştirildi. Şehitler ve gazilerin ruhları gölgesinde Hoca Nasreddin'e ve tüm geçmiş atalarımıza Fatihalar okundu.</p>

<p>Tüm olanları, sanki kuş bakışı seyrediyordu Mustafa Kemal'in ruhu, Akşehir'deki Batı Cephesi Karargâhı'nın penceresinden.</p>

<p>Nasreddin Hoca Şenlikleri'ne katılan bu kentin insanları; evlerinde, sokaklarında, bağında bahçesinde; çoluk çocuk, kadın erkek, büyük küçük demeden ortak coşkuyu yaşamaya başladılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çamlıklardan Arasta sokaklarına kadar yayılan neşenin ortağı olmuşlardı. Sanat, edebiyat, müzik ve folklor sunumlarıyla birlikte resim sergileri ve çocuklara yönelik atölye çalışmaları gözleri ve gönülleri doyuruyordu.</p>

<p>Akşehirliler, kendilerine özgü yeme içme alışkanlıklarını yaşıyorlardı. Işıklı geceler ve masmavi gökyüzü altında huzurun tadını çıkarıyorlardı.</p>

<p>Geçmişten geleceğe doğru dolaştıkça karşımıza çıkan Akşehir manzarası, tuvalin karşısında tüller içindeki esrarlı görüntüleriyle iyice aydınlığa çıkıyordu.</p>

<p>Gergef işleyen şehit anaları, Dudu kadınları, Fırıncı Hayriyeler, Bermende Köyü'nden kan ter içinde kopup gelmiş köylüler, şehirli hemşehrileriyle kucaklaşıyorlardı.</p>

<p>Okumuşların ve cahillerin yanı başında, Kurtuluş Savaşı hikâyelerindeki her yere koşuşturanlardan Cevdetler, Şaaaliler, Ehliyarlar gibi nice "ünlülerin ruhları" dolaşıyordu ortalıkta.</p>

<p>Gönül dostlarından Seyyid Mahmud Hayranîler, Nimet Babalar ve Sultan İbrahim Velîlerin manevi destekleri de Hoca Nasreddin Türbesi'nin önüne çağrılmıştı.</p>

<p>Bu daveti duyan dünya mizah ustalarından Hitar Peter, Diyojen ve Aldar Köse de görünmüştü.</p>

<p>Ayrıca mahallî halk sanatçılarından orta oyuncuları, meddahlar, saz ustaları, Karagöz-Hacivat, Keloğlan, İsmail Dümbüllü, Arap Bacı ve Tuzsuz Deli Bekir de kuşun kanadıyla bu tarihî çağrıya katılmışlardı.</p>

<p>"Açıl Susam Açıl." diyerek mizah sofrasını kurmuşlardı Nasreddin Hoca diyarı Akşehir'de.</p>

<p>Şenlik takvimi ilerledikçe konserler Açık Hava Tiyatro Alanı'nda sergileniyordu. "Dünya Dillerinde Nasreddin Hoca Şarkıları" izleyenleri büyülemişti. Akşehir semalarından tüm dünyaya, dünyadaki savaşlara inat, barış besteleri yayılıyordu. Hıdırlık Parkı'nda anlatılan hikâyelere ve masallara çocuklar kendilerini kaptırmışlardı.</p>

<p>Müzikaller, yerli ve yabancı folklor ile dans gösterileri, kentin her yerinde şenlik havasını estiriyordu. Oğuz Kağan Destanı'ndan başlayıp Yunus Emre ve Nasreddin Hoca'ya kadar uzanan farklı mizah yolunun yolcuları, Gülmece Parkı'nda beş gün boyunca otağ kurmuşlardı.</p>

<p>Her günün akşamında alanları dolduran halk, sanatçıların sunduğu müzik ziyafetleriyle gönüllerini besliyordu.</p>

<p>Açık Hava Tiyatro Alanı, Akşehir Çayı, Hıdırlık Mesire Alanı, Tekke Kent Ormanı, çok güzel restore edilmiş Yukarı Hamam (Gavur Hamamı) sergileri ve Cumhuriyet Meydanı'nda cıvıl cıvıl şenlik türküleri yankılanıyordu. Adları festival, panayır, şölen ve şenlik olsa da gerçekleştirilen küçük ve büyük ticari etkinlikler şehre ekonomik canlılık getirmişti.</p>

<p>Müzik etkinlikleri farklı mekânlardaki konserlerle her yeri kuşatmıştı. Leonida, Yağmur Bostan, Melek Mosso, Jazz Songs, Erman Uysal, Trioviva (Enstrümantal Müzik), Bavyera ve İpek Yıldız gibi sanatçıların konserleri ile "Alevli Günler" tiyatro grubunun gösterileri halk tarafından ilgiyle izlenmişti.</p>

<p>Akşehir'in suyunu içmiş, ekmeğini yemiş ve kendilerini Akşehirli kabul eden yaklaşık 30 kişilik Akşehirli şair ve yazarlar grubuna haber salınmıştı. Ankara AKSEVDER Başkanı Ali Baki Çağlayan'ın çağrısına uyup gelebilenler, Nasreddin Hoca Türbesi'nin duvarına sırtlarını dayayarak kitaplarını imzalamışlardı.</p>

<p>Bu kitap fuarında buluşan şair ve yazarların edebiyat ve sanat söyleşilerinin en önemli konusu, doğal olarak Nasreddin Hoca ve Akşehir olmuştu.</p>

<p>Ben de bu çağrıya katkı sağlayacak grubun içerisinde olduğumu düşünerek Akşehir'e gelmiştim.</p>

<p>1966 yılında Akşehir Lisesinden mezun olmuştum. Sonrasında Selçuk Eğitim Enstitüsünü ve Ankara Üniversitesini bitirerek Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak eğitim ordusunda görev yapmaya başladım.</p>

<p>Daha sonra, 1972-1986 yılları arasında Akşehir'in farklı liselerinde 14 yıl Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak çalıştım.</p>

<p>Öğrencilik ve öğretmenlik dönemlerimde yazdığım şiir ve yazılar; Akşehir gazetelerinden Pervasız, İstasyon ve Akşehir Postası'nda yayımlandı. Ulusal dergilerde de şiir ve yazılarım yer aldı. Bugüne kadar altı kitabım yayımlandı. Şair ve yazarların bulunduğu kuruluşların kitap fuarlarına katıldım.</p>

<p>Lise yıllarımdan itibaren çok okuyup yazmaya başladım. Başta 1950-1960'lı yılların müderrislerinden dedem Ahmet Fevzi Özdemir olmak üzere diğer aile büyüklerim ve öğrenim hayatım boyunca her kademedeki öğretmenlerim, okuma ve yazma konusunda beni daima yüreklendirdiler.</p>

<p>Akşehir'de yaşamaya başladığım lise yıllarından itibaren gazeteye yazı göndermem için beni destekleyen Pervasız Gazetesi sahibi ve yazarı Ahmet Şener başta olmak üzere, okuma ve yazmaya destek veren bütün büyüklerimi rahmet ve minnetle anmak isterim.</p>

<p>Şenlikler dolayısıyla kitaplarımı imzaladığım Akşehir'de öğrencilerim beni yazarlar standında ziyaret ederek sevgi ve saygılarını gösterdiler. Karşılıklı paylaşımlar sırasında hasret giderdik. Hepimizi mutlu eden bu buluşma, benim için unutulmayacak kadar değerli bir anı olarak kalacaktır.</p>

<p>Kitap imza etkinliklerinin son gününde Akşehir Belediye Başkanı Dr. A. Nuri Köksal'ın yazdığı <strong>"nÂÇARe"</strong> adlı şiir kitabını okuyucularına imzalayarak armağan etmesi de günün en anlamlı etkinliklerinden biri oldu.</p>

<p>Akşehir'in yerel basın kuruluşlarından Pervasız, İstasyon ve Akşehir Postası gazeteleri ile Asi Medya, şenlik programı boyunca halkı günü gününe bilgilendirdi. Gazetelerinde şenlik haberlerine, fotoğraflara ve röportajlara yer vererek halkın gözü ve kulağı oldular.</p>

<p>Bu şenlik süresince etkinliklere katılan devlet kurumları, Akşehir Kaymakamlığı, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu, Akşehir Nasreddin Hoca Derneği, sivil toplum örgütleri ve emeği geçen diğer kişi ve kuruluşlara; birlik ve beraberlik bilinciyle Akşehir halkının destek verdiğini basından öğrendiğimizde memnuniyet duyduk.</p>

<p>Bu uluslararası organizasyonlarda bazı aksaklıkların yaşanabileceği de göz önüne alınırsa, yapılacak eleştirilerin doğal olduğu açıktır. Yararlı olacağına inandığımız bu yöndeki geri bildirimlerin, geleceğe dönük çalışmalara ışık tutacağına inanıyoruz.</p>

<p>Şimdi sözümüzü "bildik meseleye" getirmek istedik. O da, "Akşehir'in il olması" desek yeridir.</p>

<p>Bu konuda bizim de bir önerimiz olsun istedik.</p>

<p>Ey Akşehirliler ve Akşehir'i sevenler!</p>

<p>Bundan böyle Akşehir'in yıllardır dillendirilen "il olma arzusu" yolculuğunda izlediğiniz rotayı değiştirin artık. Yoksa bu yolda harcadığınız enerji boşa gidecektir.</p>

<p>Bu sorun, 67 yılı aşarak bir 67 yıl daha süreceğe benziyor.</p>

<p>O hâlde Akşehir ve Akşehirliler, kendi potansiyel gücüne dayanarak her alanda yepyeni bir strateji belirlemeli; "il olma" yönünde planlı, programlı ve uzun soluklu çalışmalar yürütmelidir.</p>

<p>Bu yöndeki tavsiyemizi dile getirmek en samimi arzumuzdur.</p>

<p>"Akıl veren çok olur, para veren olmaz." demeyin.</p>

<p>Her fikir, kendine göre üzerinde konuşulmaya değerdir.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/nasreddin-hoca-senlikleri-67-yasinda</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2024/04/hikmet-ozdemir.jpg" type="image/jpeg" length="65860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sünnet Şölenine Klasik Tofaş Konvoyu Damga Vuracak]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/sunnet-solenine-klasik-tofas-konvoyu-damga-vuracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/sunnet-solenine-klasik-tofas-konvoyu-damga-vuracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşehir Belediyesi'nin geleneksel Sünnet Şöleni kapsamında düzenleyeceği klasik Tofaş konvoyunda, Belediye Başkanı Dr. A. Nuri Köksal da makam aracı olarak kullandığı kırmızı Tofaş ile çocukların sevincine ortak olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akşehir Belediyesi, geleneksel Sünnet Şöleni kapsamında sünnet olan çocuklara unutamayacakları bir gün yaşatmak için özel bir etkinlik düzenliyor. Şehir turu şeklinde gerçekleştirilecek klasik Tofaş konvoyu, hem çocuklara hem de vatandaşlara renkli anlar yaşatacak.</p>

<p>Etkinlik kapsamında ilçedeki Doğan ve Şahin grubu klasik Tofaş araç sahipleri bir araya gelecek. Sadece klasik Doğan ve Şahin modellerinin yer alacağı konvoyda sünnet çocukları şehir turuna çıkarılarak bayram havası yaşatılacak.</p>

<p><strong>Başkan Köksal Kırmızı Tofaş'ı ile Konvoyun En Önünde Yer Alacak</strong></p>

<p>Akşehir Belediye Başkanı Dr. A. Nuri Köksal, makam aracı olarak kullandığı nostaljik kırmızı Tofaş ile konvoyun en önünde yer alacağını açıkladı.</p>

<p>Başkan Köksal yaptığı açıklamada, sünnet şöleninin baş kahramanlarının çocuklar olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"Belediyemiz tarafından geleneksel hale gelen Sünnet Şöleninin baş rolü olan evlatlarımızın heyecanını ve mutluluğunu hep birlikte paylaşmak istiyoruz. Sünnet olan çocuklarımızın şehrimizde neşe içerisinde konvoy halinde gezdirilmesi amacıyla düzenlediğimiz bu anlamlı etkinlikte, bizler de Belediye Başkanı makam aracımız olan nostaljik kırmızı Tofaş'ımızla konvoydaki yerimizi alacağız. Tüm Doğan ve Şahin grubu araç sahibi hemşehrilerimi bu coşkulu konvoya katılmaya ve çocuklarımızın yüzündeki tebessüme ortak olmaya davet ediyorum."</strong></p>

<p><strong>Tofaş Tutkunlarına Katılım Çağrısı</strong></p>

<p>Klasik Doğan ve Şahin araç sahiplerinin katılımına açık olacak etkinlik için başvurular devam ediyor. Konvoya katılacak araç sahiplerinin 9 Ağustos Pazar günü saat 14.30'da Perşembe Pazar Alanı'nda hazır bulunmaları gerekiyor.</p>

<p>Etkinlik hakkında detaylı bilgi almak ve ön kayıt yaptırmak isteyen vatandaşlar, 444 9 153 numaralı çağrı hattı üzerinden Akşehir Belediyesi ile iletişime geçebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akşehir Belediyesi tarafından düzenlenen klasik Tofaş konvoyunun, sünnet şölenine katılan çocuklara unutulmaz anılar kazandırması ve şehirde görsel bir şölen oluşturması bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/sunnet-solenine-klasik-tofas-konvoyu-damga-vuracak</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/sunnet-05-08-26.jpg" type="image/jpeg" length="74649"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dernekten "Akşehir Merkez Olmalı" Çıkışı]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/dernekten-aksehir-merkez-olmali-cikisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/dernekten-aksehir-merkez-olmali-cikisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşehir'de faaliyet gösteren Seyyid Mahmud Hayrani Derneği, basında yer alan 3. Seyyid Mahmud Hayrani Etkinlikleri hakkında kamuoyuna açıklama yaptı. Dernek Başkanı Mahmut Akkaraman, Hayrani Hazretleri adına düzenlenecek tüm etkinliklerin Akşehir merkezli ve Akşehir halkının bilgisi dahilinde gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seyyid Mahmud Hayrani Derneği Başkanı Mahmut Akkaraman, yaptığı yazılı açıklamada, Anadolu'nun İslamlaşması ve Türkleşmesi sürecinde önemli bir yere sahip olan Seyyid Mahmud Hayrani'nin tüm toplumun ortak değeri olduğunu belirtti.</p>

<p>Akkaraman, Hayrani Hazretleri'nin Alevi-Sünni ayrımı gözetmeksizin herkes tarafından manevi önder olarak kabul edildiğini ifade ederek, türbesinin Akşehir'de bulunmasının bu şehre önemli bir sorumluluk yüklediğini söyledi.</p>

<p><strong>"Etkinlikler Akşehir'den Yönetilmeli"</strong></p>

<p>Dernek olarak daha önce de birçok kez aynı çağrıyı yaptıklarını belirten Akkaraman, Seyyid Mahmud Hayrani adına düzenlenecek her türlü etkinlik, organizasyon ve faaliyetin Akşehir halkının bilgisi doğrultusunda planlanması gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, etkinliklerin merkezinin Akşehir olması gerektiği vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: <strong>"Nasreddin Hoca etkinliklerinde yaşanan benzer tartışmaların tekrar edilmemesi gerekir. Seyyid Mahmud Hayrani gibi önemli bir değerin Akşehir'den uzaklaştırılmasına izin verilmemelidir."</strong></p>

<p>Dernek Başkanı Mahmut Akkaraman, Akşehir'de uzun yıllardır faaliyet gösteren ve kamuoyunda bilinen bir sivil toplum kuruluşu olmalarına rağmen düzenlenmesi planlanan etkinliklerle ilgili kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini belirtti.</p>

<p>Akkaraman, gerek il dışından gelen organizasyon temsilcilerinin gerekse yerel yöneticilerin dernekle iletişime geçmediğini ifade ederek bunun üzücü olduğunu söyledi.</p>

<p>Açıklamada, Seyyid Mahmud Hayrani'yi ziyaret etmek amacıyla Akşehir'e gelen herkese saygı duyduklarını belirten dernek yönetimi, misafirlerin her zaman baş tacı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ancak böylesine önemli organizasyonlarda Akşehir'de faaliyet gösteren dernekle istişare edilmemesinin doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Akkaraman, yerel yönetimlerin de bu konuda derneğin görüşlerine başvurması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Seyyid Mahmud Hayrani Derneği açıklamasında şu değerlendirmelere de yer verdi:</p>

<p>"Seyyid Mahmud Hayrani Derneği olarak Akşehir'in gönüllüleriyle birlikte bu büyük manevi değeri korumaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Yapılacak etkinlik bizim bilgimiz dışındadır. Dışarıdan gelen misafirlerimize 'hoş geldiniz' diyoruz. Ancak derneğimize hiçbir konuda danışılmadan, destek verilmezken dışarıdan gelen organizasyonlara her türlü imkânın sunulmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz."</p>

<p>Dernek Başkanı Mahmut Akkaraman, açıklamasını "Yeni bir şey görmek umuduyla..." sözleriyle tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/dernekten-aksehir-merkez-olmali-cikisi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/seyyid-05-07-26.jpg" type="image/jpeg" length="94461"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Proje Müelliflerinin Dikkatine: Yapı Modellerinde TS EN ISO 19650 Standartı Geliyor]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/proje-muelliflerinin-dikkatine-yapi-modellerinde-ts-en-iso-19650-standarti-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/proje-muelliflerinin-dikkatine-yapi-modellerinde-ts-en-iso-19650-standarti-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, mimarlık ve mühendislik projelerinin dijital ortamda hazırlanmasına ilişkin yeni yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımladı. Yapı ruhsatı süreçlerini tamamen dijitalleştirecek ve Bina Bilgi Modellemesi (BIM) kullanımını zorunlu kılacak yeni düzenleme, inşaat ve mimarlık sektöründe yeni bir dönem başlatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapı Ruhsatı Başvurularında Dijital Standart Zorunluluğu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte yapı ruhsatı için sunulacak tüm mimari, statik, elektrik ve tesisat projeleri ile hesap ve raporlar belirlenen dijital standartlara uygun olarak hazırlanacak.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>2B ve Doküman Formatı:</strong> CAD çizimleri ve tüm ek dokümanlar vektör tabanlı <strong>PDF/A</strong> formatında teslim edilecek.</li>
 <li><strong>3B Model ve BIM Standartları:</strong> 3 boyutlu sayısal yapı modelleri TS EN ISO 19650 standartlarına göre oluşturulacak ve <strong>IFC</strong> veri formatında sunulacak.</li>
 <li><strong>Standart Kılavuz:</strong> İsimlendirmelerden katman ve sembol kullanımına, mahal numaralarından A4 ve katları pafta boyutlandırmalarına kadar tüm teknik detaylar yönetmelik eklerindeki standartlara tabi olacak.</li>
</ul>

<p><strong>Kapsam Dışı Bırakılan Yapılar</strong></p>

<p>Uygulama imar planı bulunan alanlardaki tüm yeni yapıları kapsayan yönetmelikte bazı istisnalar yer alıyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bodrum katı hariç en fazla 2 katlı ve toplam alanı 200 <!--[if gte vml 1]><v:shapetype id="_x0000_t75" coordsize="21600,21600" o:spt="75" o:preferrelative="t" path="m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe" filled="f" stroked="f"> <v:stroke joinstyle="miter"/> <v:formulas> <v:f eqn="if lineDrawn pixelLineWidth 0"/> <v:f eqn="sum @0 1 0"/> <v:f eqn="sum 0 0 @1"/> <v:f eqn="prod @2 1 2"/> <v:f eqn="prod @3 21600 pixelWidth"/> <v:f eqn="prod @3 21600 pixelHeight"/> <v:f eqn="sum @0 0 1"/> <v:f eqn="prod @6 1 2"/> <v:f eqn="prod @7 21600 pixelWidth"/> <v:f eqn="sum @8 21600 0"/> <v:f eqn="prod @7 21600 pixelHeight"/> <v:f eqn="sum @10 21600 0"/> </v:formulas> <v:path o:extrusionok="f" gradientshapeok="t" o:connecttype="rect"/> <o:lock v:ext="edit" aspectratio="t"/> </v:shapetype><v:shape id="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75" style='width:15.75pt; height:16.5pt'> <v:imagedata src="file:///C:/Users/PERVASIZ/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.png" o:title="" chromakey="white"/> </v:shape><![endif]--><img height="22" src="" v:shapes="_x0000_i1025" width="21" />’yi geçmeyen müstakil yapılar.</li>
 <li>Entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık tesisleri.</li>
</ul>

<p><strong>Kademeli Geçiş Takvimi ve Yürürlük Tarihi</strong></p>

<p>Yönetmelik <strong>1 Eylül 2027</strong> tarihinde yürürlüğe girecek. Ancak sektöre uyum süreci tanımak amacıyla büyük projeler ve belediyeler için kademeli bir geçiş takvimi belirlendi:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Kapsam ve Yapı Türü</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Uygulama Başlangıç Tarihi</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>Nüfusu &gt; 2M illerde (İlçe Nüfusu &gt; 600K) +5.000 <!--[if gte msEquation 12]><m:oMath><m:sSup><m:sSupPr><span style='font-family:"Cambria Math",serif;mso-ascii-font-family:"Cambria Math"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-hansi-font-family:"Cambria Math"; mso-bidi-font-family:Arial;mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none; mso-fareast-language:TR'><m:ctrlPr></m:ctrlPr></span></m:sSupPr><m:e><i style='mso-bidi-font-style:normal'><span style='font-family:"Cambria Math",serif; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;mso-fareast-language:TR'><m:r>m</m:r></span></i></m:e><m:sup><i style='mso-bidi-font-style:normal'><span style='font-family:"Cambria Math",serif; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;mso-fareast-language:TR'><m:r>2</m:r></span></i></m:sup></m:sSup></m:oMath><![endif]--><!--[if gte vml 1]><v:shape id="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75" style='width:15.75pt;height:16.5pt'> <v:imagedata src="file:///C:/Users/PERVASIZ/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.png" o:title="" chromakey="white"/> </v:shape><![endif]--><img height="22" src="" v:shapes="_x0000_i1025" width="21" /> Yapılar (2B PDF/A)</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 Mart 2029</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Nüfusu &gt; 2M illerde (İlçe Nüfusu &gt; 600K) +10.000 <!--[if gte msEquation 12]><m:oMath><m:sSup><m:sSupPr><span style='font-family:"Cambria Math",serif;mso-ascii-font-family:"Cambria Math"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-hansi-font-family:"Cambria Math"; mso-bidi-font-family:Arial;mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none; mso-fareast-language:TR'><m:ctrlPr></m:ctrlPr></span></m:sSupPr><m:e><i style='mso-bidi-font-style:normal'><span style='font-family:"Cambria Math",serif; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;mso-fareast-language:TR'><m:r>m</m:r></span></i></m:e><m:sup><i style='mso-bidi-font-style:normal'><span style='font-family:"Cambria Math",serif; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;mso-fareast-language:TR'><m:r>2</m:r></span></i></m:sup></m:sSup></m:oMath><![endif]--><!--[if gte vml 1]><v:shape id="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75" style='width:15.75pt;height:16.5pt'> <v:imagedata src="file:///C:/Users/PERVASIZ/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.png" o:title="" chromakey="white"/> </v:shape><![endif]--><img height="22" src="" v:shapes="_x0000_i1025" width="21" /> Yapılar (BIM / IFC)</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 Eylül 2029</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Nüfusu &gt; 2M illerde (İlçe Nüfusu &gt; 400K) +10.000 <!--[if gte msEquation 12]><m:oMath><m:sSup><m:sSupPr><span style='font-family:"Cambria Math",serif;mso-ascii-font-family:"Cambria Math"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-hansi-font-family:"Cambria Math"; mso-bidi-font-family:Arial;mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none; mso-fareast-language:TR'><m:ctrlPr></m:ctrlPr></span></m:sSupPr><m:e><i style='mso-bidi-font-style:normal'><span style='font-family:"Cambria Math",serif; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;mso-fareast-language:TR'><m:r>m</m:r></span></i></m:e><m:sup><i style='mso-bidi-font-style:normal'><span style='font-family:"Cambria Math",serif; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;mso-fareast-language:TR'><m:r>2</m:r></span></i></m:sup></m:sSup></m:oMath><![endif]--><!--[if gte vml 1]><v:shape id="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75" style='width:15.75pt;height:16.5pt'> <v:imagedata src="file:///C:/Users/PERVASIZ/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.png" o:title="" chromakey="white"/> </v:shape><![endif]--><img height="22" src="" v:shapes="_x0000_i1025" width="21" /> Yapılar (BIM / IFC)</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 Eylül 2030</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Nüfusu &gt; 1M illerde (İlçe Nüfusu &gt; 300K) +10.000 <!--[if gte msEquation 12]><m:oMath><m:sSup><m:sSupPr><span style='font-family:"Cambria Math",serif;mso-ascii-font-family:"Cambria Math"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-hansi-font-family:"Cambria Math"; mso-bidi-font-family:Arial;mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none; mso-fareast-language:TR'><m:ctrlPr></m:ctrlPr></span></m:sSupPr><m:e><i style='mso-bidi-font-style:normal'><span style='font-family:"Cambria Math",serif; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;mso-fareast-language:TR'><m:r>m</m:r></span></i></m:e><m:sup><i style='mso-bidi-font-style:normal'><span style='font-family:"Cambria Math",serif; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";mso-bidi-font-family:Arial; mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;mso-fareast-language:TR'><m:r>2</m:r></span></i></m:sup></m:sSup></m:oMath><![endif]--><!--[if gte vml 1]><v:shape id="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75" style='width:15.75pt;height:16.5pt'> <v:imagedata src="file:///C:/Users/PERVASIZ/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.png" o:title="" chromakey="white"/> </v:shape><![endif]--><img height="22" src="" v:shapes="_x0000_i1025" width="21" /> Yapılar (BIM / IFC)</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 Eylül 2031</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Diğer Tüm Yapılar (BIM / IFC)</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 Eylül 2032</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Konut ve Ticaret+Konut Dışı Binalar</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 Eylül 2033</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p>Belirtilen tarihlerden önce ruhsat başvurusunda bulunulmuş yapılar ile ihale kararı alınmış kamu projeleri bu zorunluluklardan muaf tutulacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/proje-muelliflerinin-dikkatine-yapi-modellerinde-ts-en-iso-19650-standarti-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/projeq.jpg" type="image/jpeg" length="12329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mimarlık ve Mühendislik Projelerinde Dijital Dönem Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/mimarlik-ve-muhendislik-projelerinde-dijital-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/mimarlik-ve-muhendislik-projelerinde-dijital-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mimarlık ve mühendislik projeleri artık elektronik ortamda yönetilecek! e-PYS sistemiyle ruhsat süreçleri dijitalleşiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yapı ruhsatı süreçlerinde önemli bir dönüşüm başlatacak yeni yönetmeliği Resmî Gazete'de yayımladı. <strong>5 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan "Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik"</strong> ile mimarlık ve mühendislik projelerinin hazırlanması, teslimi, incelenmesi, onaylanması ve arşivlenmesi süreçleri Elektronik Proje Yönetim Sistemi (e-PYS) üzerinden yürütülecek.</p>

<p>Yeni düzenleme, yapı ruhsatı işlemlerinde dijitalleşmeyi artırırken, proje süreçlerinin daha hızlı, şeffaf ve güvenli şekilde yürütülmesini hedefliyor.</p>

<p><strong>Ruhsat Süreçleri e-PYS Üzerinden Yürütülecek</strong></p>

<p>Yönetmeliğe göre yapı ruhsatına esas tüm mimarlık ve mühendislik projeleri ile hesapları; elektronik ortamda teslim edilecek, ilgili idareler tarafından yine sistem üzerinden incelenecek, eksiklikler dijital olarak bildirilecek ve uygun bulunan projeler elektronik ortamda onaylanacak.</p>

<p>Projelerle ilgili bildirimler, revizyon talepleri, kabul ve ret işlemleri ile diğer resmi yazışmalar da Elektronik Proje Yönetim Sistemi (e-PYS) üzerinden gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Hangi Yapıları Kapsıyor?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmelik;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Uygulama imar planı bulunan alanlarda yapılacak yeni binaları,</li>
 <li>Yapı ruhsatı gerektiren projeleri,</li>
</ul>

<p>kapsıyor.</p>

<p>Ancak;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bodrum katı dışında en fazla iki katlı ve toplam 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar,</li>
 <li>Entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık yapıları,</li>
 <li>3194 sayılı İmar Kanunu'nun belirli maddeleri kapsamındaki yapılar,</li>
</ul>

<p>yönetmelik kapsamı dışında bırakıldı.</p>

<p><strong>Dijital Projelerde Yeni Kurallar</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre proje müellifleri hazırladıkları dijital projeleri doğrudan e-PYS sistemine yükleyecek. Sisteme yüklenen bilgi ve belgelerin doğruluğundan proje müellifi sorumlu olacak.</p>

<p>İlgili idareler ve yapı denetim kuruluşları projeleri elektronik ortamda inceleyecek. Eksiklik veya hata tespit edilmesi halinde gerekçeler ayrıntılı şekilde sistem üzerinden bildirilecek ve projeler revizyon için iade edilecek.</p>

<p><strong>Elektronik İmza Kullananlara Kolaylık</strong></p>

<p>Yönetmelik, güvenli elektronik imza kullanan proje müelliflerine önemli bir kolaylık da getiriyor.</p>

<p>Buna göre;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Güvenli elektronik imzayla hazırlanan projelerin yalnızca PDF/A veya IFC formatında elektronik olarak teslim edilmesi yeterli olacak.</li>
 <li>Elektronik imza kullanılmayan projelerde ise dijital teslimin yanında basılı proje teslimi de zorunlu olacak.</li>
 <li>Kâğıda basılıp taranarak oluşturulan PDF belgeler ise geçerli kabul edilmeyecek.</li>
</ul>

<p><strong>Veri Güvenliği ve Telif Hakları Koruma Altında</strong></p>

<p>Düzenleme ile projelerin fikri hakları da güvence altına alındı.</p>

<p>İlgili idareler, sisteme teslim edilen dijital projeleri üçüncü kişilere devredemeyecek, proje müellifinin izni olmadan çoğaltamayacak, değiştiremeyecek veya başka projelerde kullanamayacak. Ayrıca tüm dijital verilerin güvenliğinin sağlanmasından da idareler sorumlu olacak.</p>

<p><strong>e-PYS Kaydı Zorunlu Olacak</strong></p>

<p>Yapı ruhsatına esas proje hazırlayan mimarlar, mühendisler, proje müellifleri, yapı denetim kuruluşları ve ilgili idarelerde görev yapan kullanıcıların e-PYS sistemine kayıt yaptırması zorunlu hale getirildi.</p>

<p>Yönetmelik kapsamındaki tüm resmi bildirimler elektronik posta veya iletişim numaraları üzerinden yapılabilecek. Mevzuatta aksi belirtilmediği sürece ayrıca yazılı tebligat yapılması gerekmeyecek.</p>

<p><strong>Yürürlük Tarihi 1 Eylül 2028</strong></p>

<p>Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik hükümleri <strong>1 Eylül 2028 tarihinde</strong> uygulanmaya başlayacak. Bu süre içerisinde Bakanlık, sistemin altyapısını tamamlayacak ve uygulamaya ilişkin rehber ve teknik kılavuzları yayımlayacak.</p>

<p>Yeni sistemle birlikte yapı ruhsatı süreçlerinde kağıt kullanımının azaltılması, işlemlerin hızlandırılması, dijital arşiv oluşturulması ve proje süreçlerinde standartlaşmanın sağlanması hedefleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/mimarlik-ve-muhendislik-projelerinde-dijital-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/dijital-05-08-26.jpg" type="image/jpeg" length="60214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Âlim Olduk da Postumuz Yok!]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/alim-olduk-da-postumuz-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/alim-olduk-da-postumuz-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Efendim, geçen gün yolda yürüyorum.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karşıdan bir delikanlı geliyor, kafayı gömmüş elindeki alete. Sanırsın uzaydan sinyal alıyor, öyle bir konsantrasyon! Etrafında kıyamet kopsa, yer yarılsa haberi olmayacak.</p>

<p>Trafikte gazete haberlerine yansıyan o <em>"birkaç saniyelik dalgınlık"</em> dedikleri şey var ya; o basit bir dalgınlık falan değil azizim. O, ruhun bedenden fırlayıp Mark Zuckerberg’in sunucularına seyahat etme halidir!</p>

<p>Aynı masada oturuyoruz, herkesin eli cebinde, gözü ekranda. Birbirimizin yüzüne baksak, <em>"Bu adam kimdi yahu?"</em> diyeceğiz.</p>

<p>Şimdi bir de bu işin içine "Yapay Zekâ" denen illet girdi.</p>

<p>Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Cebimizde dünyanın en büyük kütüphaneleriyle geziyoruz.</p>

<p>Fakat tam burada ortaya tuhaf bir çelişki çıktı: Herkes biliyor gibi yapıyor ama kimse gerçekten öğrenmiyor!</p>

<p>Çünkü bizim ahali için "bilgi", arama motoruna iki kelime yazıp ilk çıkan iki satırı okumaktan ibaret hale geldi.</p>

<p>O iki satır kırıntıyı okuyan adam, saniyesinde o alanın Ordinaryüs Profesörü kesiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdilerde eline telefonu alan, hiçbir bilgi sahibi olmadığı konuda dakikasında eleştirmen, anında bilirkişi oluveriyor.</p>

<p>Dün akşam televizyondaki koskoca ekonomi profesörüne <em>"Sen piyasadan hiç anlamıyorsun"</em> diye ayar veren tip, sabahına internette vişne reçeli tarifi veriyor, öğleden sonra da Orta Doğu’nun jeopolitik kaderini çiziyor.</p>

<p>Bir tiyatro sanatçısını yorumluyor ama sahnenin arkasındaki o yılların emeğini, dökülen teri hiç bilmiyor. Yıllarını bir alana adamış ustayı, yazarı, oyuncuyu elindeki telefonla iki tık yapıp acımasızca yargılıyor.</p>

<p>Sorsan hepsini sosyal medyadaki üçer dakikalık videolarla çözmüş! Adamdaki özgüven değil, adeta bir kitle imha silahı.</p>

<p>Eskiden <em>"Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz"</em> derlerdi.</p>

<p>Şimdi hiç bilgi sahibi olmadan, doğrudan "otorite" olunuyor. Hayatında eline <em>Cin Ali</em>’den başka kitap almamış adam, oturduğu yerden edebiyat eleştirisi döktürüyor.</p>

<p>Tamam, eleştiri herkesin hakkıdır, ona bir şey demeyiz. Ancak birkaç dakikalık internet kırıntısıyla, ömrünü bir işe adamış insanların emeğine "çöp" muamelesi çekmek, çağımızın en büyük küstahlığıdır.</p>

<p>Bizim ahalinin gözden kaçırdığı küçük ama can alıcı bir detay var: Google veya yapay zekâ, zihnin yerini tutmaz; sadece hafızanın yükünü hafifletir.</p>

<p>Cebindeki telefon ne kadar akıllı olursa olsun, onu tutan parmağın arkasındaki kafa sığ kaldıysa, o telefon senin sadece daha hızlı saçmalamana ve bilmediğin konularda ahkâm kesmene yarar.</p>

<p>Düşünmenin, sindirmenin, konuyu hamur gibi yoğurup hikmete dönüştürmenin yerini hiçbir algoritma alamaz.</p>

<p>Sonuç mu efendim?</p>

<p>Herkes biliyor gibi görünüyor...</p>

<p>Ama asıl mesele, o "bilme" yanılsamasından kurtulup gerçekten öğrenmeye niyet edebilmekte.</p>

<p>Yoksa bu gidişle, cebimizde koskoca bir kütüphaneyle cehaletin en konforlu halini yaşamaya devam edeceğiz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/alim-olduk-da-postumuz-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2025/04/sami-basar-20.jpg" type="image/jpeg" length="86754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boşa mı Kürek Çekiyoruz, Yoksa Hedefi mi Iskalıyoruz?]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/bosa-mi-kurek-cekiyoruz-yoksa-hedefi-mi-iskaliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/bosa-mi-kurek-cekiyoruz-yoksa-hedefi-mi-iskaliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geri Bildirimin Gücü ve Gölgedekiler
Hepimiz duymuşuzdur o meşhur sözü: "Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır." Kesinlikle doğru. Karar vermek, o ilk adımı atmak büyük bir cesaret ister.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Başlamak yetmiyor; o zorlu süreci göğüslemek, dirsek çürütmek, ortaya bir emek, bir eser, bir yazı ya da el nuru bir değer koymak işin asıl yükünü oluşturuyor.</p>

<p>Peki, ya sonrası? İşte en kritik soru burada devreye giriyor: Ortaya koyduğumuz o değer yerini buluyor mu, hak ettiği karşılığı görüyor mu?</p>

<p>Gelin bunu bir askerin gözünden, atış alanından bir benzetmeyle ele alalım. Düşünün ki atış alanındasınız. Karşınızda hedefler var. Elinize silahı alıyor ve nişan alıp, ateş etmeye başlıyorsunuz. Mermiler namludan çıkıyor ama giden mermilerin hedefe vurup vurmadığını gidip kontrol etmiyorsunuz, göremiyorsunuz.</p>

<p>Sizce bu verimli bir faaliyet olur mu?</p>

<p>Havaya mı gitti, boşa mı attınız? Askeri tabirle karavana mı?, mermiyi ziyan mı ettiniz? İnsanı en çok yıpratan şeylerden biri bu belirsizliktir. Oysa o hedef kağıdına gidip bakmak; vuruşların nerede olduğunu görmek, askeri dilde <strong>"sıfırlama atışı"</strong> dediğimiz o gez-göz-arpacık ayarını yapabilmek için şarttır.</p>

<p>İşte hayatta emek sarf ettiğimiz her iş de tam olarak böyledir. Geri bildirim almak, kendi gelişimimiz için o hedef kağıdına bakmaktır. Ne kadar çok geri bildirim alırsak —ister olumlu ister olumsuz— onlardan ders çıkarır, kendimize çeki düzen verir ve bir adım ileriye gidebiliriz.</p>

<p>Geri bildirim gelmediğinde insan karamsarlığa düşüyor; <em>"<strong>Acaba okunuyor muyum?</strong> <strong>Boşa mı yazıyorum? Boşa mı emek harcıyorum?"</strong></em> diye sormadan edemiyor.</p>

<p>Bir yazar için de, gecesini gündüzüne katıp üretim yapan bir zanaatkâr için de en büyük tehlike tamda bu aslında. Görülmediğini hissettiği an, bırakma noktasına gelir. Kim bilir, belki de nice büyük cevherler sırf bu sessizlik yüzünden sönüp gidiyor.</p>

<p>Aslında bu durum, ta çocukluğumuzdan beri içimizde taşıdığımız en yalın insani ihtiyaçtır. Düşünün ki yeni bir şey yapmayı, ilk adımlarını atmayı öğrenen küçük bir çocuk ya da bir bebek... Henüz konuşamaz, kendini kelimelerle ifade edemez belki ama ilk kez kendi başına bir şey başardığında, bir oyuncağı üst üste koyduğunda ya da ilk adımını attığında ne yapar? Hemen döner, annesinin, babasının gözlerinin içine bakar. Konuşmasa da o bakışla aslında tek bir şey söyler: <strong><em>"Başardım değil mi, beni görüyor musun, beğendiniz mi?"</em></strong></p>

<p>İşte emekle, sanatla, yazıyla uğraşan insanların içindeki o beklenti de aslında tam olarak bu çocuğun masum bakışı gibidir. <strong>Bu bir kibir ya da alkış tufanı beklentisi değildir;</strong> insanın en temel fıtratında olan <strong>"görülme ve takdir edilme" arzusudur</strong>. Üreten her insan, ortaya koyduğu eserin ardından tıpkı o çocuk gibi toplumun, okuyucunun gözünün içine bakar; bir onay, bir anlam, bir ses bekler.</p>

<p>Fakat burada gözden kaçırılmaması gereken, madalyonun diğer can acıtan yüzüne, çağımızın dijital hastalığına da değinmek gerekiyor elbette.</p>

<p>Sosyal medyada sahte hayatlar görmeye zaten alıştık… Ama bir de o sahte hesapların arkasına gizlenen gölgeler var.</p>

<p>Peki, bir insan neden kendi adıyla, kendi fotoğrafıyla konuşmak yerine sahte bir hesabın arkasına saklanır?</p>

<p>Çünkü bazı insanlar, gerçek kimlikleriyle söylemeye cesaret edemediklerini, o sahte profillerin konfor alanından kusmayı tercih ediyor. İki kelimeyi bir araya getirmekten aciz, hayatında hiçbir şey üretmemiş, bir çivi bile çakmamış kişilerin; bir başkasının alın terine, emeğine küfür, hakaret ve saygısızlıkla saldırması çağımızın en büyük motivasyon kırıcılarından birisi maalesef.</p>

<p>Açıkça söyleyeyim: <strong>"Sahte hesap cesaret değildir; cesaret, fikrini kendi adınla söyleyebilmektir."</strong></p>

<p>Unutmayın; Sahte Hesabın Arkasına Saklanmak Sizi Görünmez Yapmaz!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca, <strong><em>"Nasıl olsa beni bulamazlar"</em></strong> düşüncesi büyük bir yanılgıdır. Emsal yargı kararları gösteriyor ki, sahte hesapların arkasından savrulan hakaretler de bal gibi yargı konusu oluyor. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesine göre; bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedelemek suçtur ve dijital dünya sınırsız bir hukuksuzluk alanı değildir.</p>

<p>Bunu da Unutmayın, hiç kimse internette görünmez değildir.</p>

<p>Değer bilmekten çekinmeyin. Eleştiri baş tacıdır; bizi geliştirir, tüfeğimizin ayarını yapmamızı sağlar. Ama saygısızlık ve yıkıcılık bambaşka bir şeydir.</p>

<p>Buradan tüm okurlara ve dostlara küçük bir çağrıda bulunmak istiyorum: Beğendiğiniz, takdir ettiğiniz, size dokunan işleri, yazıları, zanaatları yapan insanlara dilinizin döndüğü kadar bunu iletin. Onlara hedef kağıdındaki vuruşlarını gösterin ki, doğru yolda olduklarını bilsinler. Bunu yaparken kırıcı olmaktan kaçının, emeğe omuz verin. Ortaya bir değer koyan insanların kıymetini bilmekten, onlara hak ettikleri o "geri bildirimi" vermekten çekinmeyin.</p>

<p><strong><em>Çünkü bir kelime takdir, bir sonraki eserin en büyük yakıtıdır.</em></strong></p>

<p>Saygılarımla</p>

<p>Tolga YUVALI</p>

<p>Sizden Birisi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/bosa-mi-kurek-cekiyoruz-yoksa-hedefi-mi-iskaliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/03/tolga-yuvali-kose.jpg" type="image/jpeg" length="81290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ADD'den Okul Müdürünün Göreve İadesine Tepki]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/addden-okul-mudurunun-goreve-iadesine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/addden-okul-mudurunun-goreve-iadesine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşehir Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), geçmişte sosyal medya paylaşımı nedeniyle görevden alınan ve mahkeme kararıyla yeniden Akşehir Atatürk Ortaokulu Müdürlüğü görevine iade edilen M.B. hakkında yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Dernek, kararın kamu vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu belirterek Cumhuriyet değerlerine vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akşehir Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, M.B.'nin geçmişte sosyal medya hesabından yaptığı <strong>"Halep'ten gelenler geri dönüyor, artık Selanik'ten gelenler de geri dönsün." </strong>paylaşımının toplumda büyük tepki çektiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu paylaşımın Atatürk'ün doğduğu şehir olan Selanik'i ve Balkanlar'dan göç etmek zorunda kalan muhacir Müslüman Türk vatandaşlarını hedef aldığı belirtilerek, bu ifadelerin kamu vicdanında derin rahatsızlık oluşturduğu kaydedildi.</p>

<p>ADD'nin açıklamasında, M.B.'nin Akşehir Atatürk Ortaokulu Müdürlüğü görevinden alınmasının ardından mahkeme kararıyla yeniden görevine iade edildiğinin üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p><strong>"Mahkeme kararlarına saygı duymak, hukuk devleti olmanın gereğidir. Ancak bir idari işlemin hukuki denetimden geçerek iptal edilmiş olması, kamu vicdanında oluşan rahatsızlığı ve söz konusu paylaşımın toplumsal etkisini ortadan kaldırmamaktadır."</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, eğitim kurumlarını yöneten idarecilerin Cumhuriyet'in temel değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılık konusunda topluma örnek olması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Atatürk'ün adını taşıyan bir eğitim kurumunun yöneticisinden ayrıştırıcı ve incitici söylemler yerine, Cumhuriyet'in birleştirici değerlerine bağlı, çağdaş, bilimsel ve laik eğitim anlayışını temsil eden bir duruş sergilemesinin beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Basın açıklamasının sonunda Akşehir Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu, Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi hatırasını hedef alan her türlü söylemin karşısında olmaya ve Atatürk ilke ve devrimlerini kararlılıkla savunmaya devam edeceklerini kamuoyuna saygıyla duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/addden-okul-mudurunun-goreve-iadesine-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/add04-08-26.jpg" type="image/jpeg" length="38662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cebimizdeki Para Erirken mi, Şişerken mi? Reel Faizin Sırrı]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/cebimizdeki-para-erirken-mi-siserken-mi-reel-faizin-sirri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/cebimizdeki-para-erirken-mi-siserken-mi-reel-faizin-sirri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaya para yatırdığınızda size verilen faiz oranına bakıp sevinmeyin; asıl önemli olan o faizin enflasyonu geçip geçmediğidir. İşte buna “reel faiz” diyoruz ve aslında hesabı hiç de karmaşık değil: Bankanın verdiği faizden, o dönemki enflasyon oranını çıkarırsınız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sonuç artıysa reel faiz pozitiftir, eksiyse negatiftir. Ama bu tek bir sayı, cebinizdeki paranın değerinden döviz kuruna, kredi taksitlerinden markette gördüğünüz fiyatlara kadar hayatın her köşesine dokunuyor.</p>

<p><strong>Önce basit bir örnekle başlayalım</strong></p>

<p>Diyelim ki bankaya 100 bin lira yatırdınız ve yıllık yüzde 40 faiz aldınız. Kulağa iyi geliyor, değil mi? Ama o yıl enflasyon yüzde 30 çıktıysa, paranızın alım gücü aslında yüzde 10 arttı; yani reel faiz pozitif. Enflasyon yüzde 50 çıktıysa, elinizde daha çok lira olsa da o liralarla eskisinden daha az şey alabiliyorsunuz demektir; reel faiz eksiye düştü, yani paranız eridi.</p>

<p>Bugün Türkiye'de tablo şöyle: Merkez Bankası'nın politika faizi yüzde 37 seviyesinde, yıl sonu enflasyon beklentisi ise piyasa anketlerine göre yaklaşık yüzde 29 civarında seyrediyor. Yani şu an reel faiz tarafında pozitif bir görüntü var; bankaya parasını yatıran, enflasyonun biraz üzerinde bir getiri elde ediyor. Bu, son birkaç yılın aksine dikkat çekici bir değişim.</p>

<p><strong>Reel faiz negatifse ne olur?</strong></p>

<p>Reel faiz eksiye düştüğünde, yani banka faizi enflasyonun gerisinde kaldığında, elinde nakit tutan ya da mevduatta bekleten herkes aslında para kaybeder. Böyle bir ortamda insanlar mantıklı olanı yapar: Parasını erimeye terk etmek yerine dövize, altına, arsaya, konuta ya da hemen tüketime yönlendirir. Bu da iki şeyi tetikler. Birincisi, dövize olan talep arttığı için kur yükselme baskısı altına girer; herkes doları, avroyu “değerini koruyan liman” olarak görüp ona koşar. İkincisi, insanlar parayı bankada tutmak yerine harcamayı tercih ettiği için talep artar, talep artınca da fiyatlar daha da yükselir. Yani negatif reel faiz, enflasyonu düşürmek bir yana, kendi kendini besleyen bir sarmala dönüşebilir: Düşük reel faiz, yüksek döviz talebi, yüksek kur, yüksek enflasyon, yine düşük reel faiz.</p>

<p><strong>Peki reel faiz pozitif olunca tablo tersine döner mi?</strong></p>

<p>Reel faiz pozitife döndüğünde mantık tam tersi işler. Bankaya para yatırmak, enflasyonun üzerinde getiri sağladığı için cazip hale gelir. İnsanlar ve şirketler dövize, altına hücum etmek yerine parasını Türk lirası mevduatta tutmayı tercih eder. Bu durum dövize olan talebi azaltır ve genellikle kurun daha sakin, öngörülebilir bir seyir izlemesine yardımcı olur. Aynı zamanda yüksek mevduat faizi insanları harcamak yerine biriktirmeye teşvik eder; harcama yavaşlayınca talep baskısı azalır, bu da zamanla enflasyonun düşmesine katkı sağlar. Tabii bunun bir bedeli vardır: Kredi faizleri de yüksek kaldığı için ev, araba, iş yatırımı gibi kredili alımlar pahalılaşır ve ekonomik faaliyet yavaşlar. Yani pozitif reel faiz enflasyonla mücadelede güçlü bir araçtır ama bedelsiz değildir; büyümeyi ve kredi kullanan kesimi sıkıştırır.</p>

<p><strong>Satın alma paritesiyle bağlantısı nedir?</strong></p>

<p>Satın alma gücü paritesi, basitçe “aynı parayla iki farklı ülkede ne kadar mal alabildiğiniz” sorusuna cevap arar. Bir ülkede enflasyon diğerine göre sürekli daha yüksek seyrediyorsa, o ülkenin parası zamanla değer kaybetmelidir ki iki ülkedeki fiyatlar birbirine yakın kalsın. Türkiye'de enflasyon, örneğin Avrupa'dan çok daha yüksek seyrettiği için lira, teoride avro ve dolar karşısında sürekli değer kaybetmesi beklenen bir para birimidir. Reel faizin pozitif ya da negatif olması burada devreye giriyor: Reel faiz pozitifse ve sürdürülebilirse, lirayı elde tutmanın bir “ödülü” olduğu için kur, enflasyon farkının öngördüğünden daha yavaş değer kaybedebilir; hatta kısa vadede reel olarak değerlenebilir. Reel faiz negatifse, kur genellikle enflasyon farkının işaret ettiğinden daha hızlı ve sert şekilde değer kaybeder, çünkü hem enflasyon farkı hem de “parayı elde tutmanın cezası” aynı yöne, liranın aleyhine çalışır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sonuç olarak</strong></p>

<p>Reel faiz, görünüşte teknik bir ekonomi terimi ama aslında hepimizin cebini doğrudan ilgilendiriyor. Pozitif reel faiz, tasarrufu ödüllendirir, dövize hücumu frenler, enflasyonla mücadeleye destek olur; ama kredi maliyetini yükselterek yatırımı ve büyümeyi yavaşlatır. Negatif reel faiz ise tam tersine, harcamayı ve dövize kaçışı teşvik ederek enflasyonu ve kur baskısını büyütme riski taşır. Bugün Türkiye'nin pozitif reel faiz bölgesine geçmiş olması, enflasyonla mücadelede attığı adımın bir göstergesi; ama bu dengenin kalıcı olup olmayacağını önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon verileri ve Merkez Bankası'nın faiz kararları belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/cebimizdeki-para-erirken-mi-siserken-mi-reel-faizin-sirri</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2025/06/onder-demirkan.jpg" type="image/jpeg" length="14976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Charlie Chaplin (Şarlo) ve Nasreddin Hoca]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/charlie-chaplin-sarlo-ve-nasreddin-hoca</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/charlie-chaplin-sarlo-ve-nasreddin-hoca" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarih 6 Aralık 1942.
O tarihte 2. Dünya Savaşı tüm hızıyla devam etmektedir. Dünya kan gölüne dönmüş, savaşın vahşi çığlıkları dört bir yanı sarmıştır. Hitler yönetimindeki Alman orduları Avrupayı kasıp kavurmaktadır. Beraberinde ona hizmet eden bir başka faşist lider Mussolini de savaş sahnesindeki yerini almıştır. Alman ordusunun motorize birlikleri Balkanları işgal etmiş sınırlarımıza kadar dayanmıştır...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri(ABD) Japon uçaklarının yerle bir ettiği Pearl Harbor baskınında ölenlerin birinci yıl dönümünü anmaya hazırlanmaktadır. Bir taraftan da yayın organları aracılığıyla, savaşın sürdüğü coğrafyada ki mağdur ülkelerin halklarına yönelik moral ve motivasyon sağlayıcı programlar yapılmaktadır.</p>

<p>O yıllarda ABD'de “Amerikanın Sesi Radyosu” dünyaya farklı dillerde yayın yapıyordu. Bu radyonun yayınları ülkemizde de Türkçe olarak dinlenmekteydi. O yayında Hollywood’un yıldızı, yarattığı "Şarlo" tiplemesiyle dünyaca tanınan İngiliz asıllı sinema oyuncusu Charlie Chaplin (Şarlo) konuk ediliyordu.</p>

<p>Ülkemizde de dinlenebilen ve dünyanın her bir köşesine yayın yapmakta olan "Amerika'nın Sesi Radyosu", ünlü oyuncu Charlie Chaplin'in konuk olacağı gün ve saati haftalar öncesinden duyurmuştu.</p>

<p>Aslında Charlie Chaplin'in, II. Dünya Savaşı sırasında, savaşın tam kıyısında ve dışında kalmayı başarmış bir ülke olan Türkiye’de büyük sıkıntılar içinde yaşamını sürdüren Türk halkına moral vermek amacıyla radyo yayınına katılacağı söylenmişse de, asıl amaç başkaydı; İkinci Dünya Savaşı devam ederken, Türkiye'nin Mihver Devletleri'ne karşı Müttefiklerin (ABD'nin) yanında savaşa katılabilmesini sağlayabilmek için, Amerika'nın Sesi radyosunda propaganda amaçlı böylesi bir yayının yapılması öngörülmüştü...</p>

<p>6 Aralık 1942 günü, yayın vakti geldiğinde, Türkiye'nin her bir yerinde, "Amerikanın Sesi" radyo yayını dikkatle dinlenmeye başlamıştır.</p>

<p>Yayında görev alan kadın spiker açılış konuşmasının ardından programın ilerlediği dakikalarda Charlie Chaplin'e şu soruyu yöneltir;</p>

<p>“Sizi Türkiye'de de dinleyen hayranlarınıza bir mesajınız var mı?” Diye sorar.</p>

<p>Var...” der, Charlie Chaplin.</p>

<p>Herkes kulak vermiştir radyoya;</p>

<p>Charlie Chaplin, radyoda ki konuşmasını şöyle sürdürür;</p>

<p>"Hayatımda işittiğim en hoş hikaye, Nasreddin Hoca'nın 'eşek' hikayesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yüzden onlara bir Nasreddin Hoca hikayesi anlatmak istiyorum.” der.</p>

<p>Nasreddin Hoca'nın adını duyan dinleyiciler daha da bir sokulurlar radyolarının başına.</p>

<p>Sonrasında Şarlo, başlar fıkrayı anlatmaya, tabi anlattığı bu fıkra anında Türkçe’ye çevrilir;</p>

<p>“ Nasreddin Hoca'nın bir gün kapısı çalınır.</p>

<p>Hoca aşağı iner kapıyı açar.</p>

<p>Gelen komşusudur, Hoca'ya sorar:</p>

<p>‘Hoca, eşeğini ödünç alabilir miyim?’</p>

<p>Hocanın eşeği vermeye niyeti yok;</p>

<p>‘eşeğim burada değil’ diye cevap verir.</p>

<p>Peki der, komşusu.</p>

<p>Tam arkasını dönüp gidecekken ahırda duran eşek anırmaya başlar.</p>

<p>Bunu duyan komşu döner;</p>

<p>"Hoca hoca, utanmıyor musun şu koca sakalınla yalan söylemeye?" diye söylenir.</p>

<p>Nasrettin Hoca'da komşusuna dönüp şu nükteli cevabı verir;</p>

<p>‘Be adam, bana mı inanacaksın yoksa eşeğe mi? ’ ”...</p>

<p>Charlie Chaplin, Nasreddin Hoca'nın mizahi anlayışında ki evrensel dramı, ironik yergiyi ve düşündürücü yapıyı her zaman takdir eden bir sanatçıydı. Dünya tarihinde iz bırakan mizahın evrensel değerlerini çok yakından takip ediyordu. Araştırmacı yanıyla Hoca'ya ait bütün fıkraları okuyup özümseyerek ona dair tüm bu mizahi değerleri içselleştirmişti. Onu da büyük kılan, dünyaca tanınmasına yol açan böylesi araştırmacı bir özelliğe sahip olmasıydı...</p>

<p>Chaplin, radyo yayınında ki konuşmasını sürdürerek, anlattığı bu Nasreddin Hoca fıkrasıyla ilintili olarak dünyayı kan gölüne çeviren faşist liderler; başta Hitler olmak üzere, Mussolini'yi de kasdederek, şöyle bir yorumda bulunur;</p>

<p>“İnsanlar artık bir karara varsın. Eşeklerin anırmalarını mı dinleyecekler, yoksa insanların sözünü mü? ” diyerek bir mesaj gönderir.</p>

<p>Bazı kaynaklara göre de, Chaplin yayında fıkrayı anlattıktan sonra öyle bir yorumda bulunur ki, Türkiye'de yer yerinden oynar:</p>

<p>" -Evet sevgili dinleyicilerim.</p>

<p>-Bugün bütün dünyayı aynı soru meşgul etmektedir:</p>

<p>-İnsanlara mı inanacağız, yoksa eşeklere mi?"...</p>

<p>Dünya, savaş rüzgarlarıyla kasıp kavrulurken, her yer kan gölüne dönmüşken, Hollywood yıldızı; herkesin "Şarlo" tiplemesiyle çok sevdiği ve yakından tanıdığı ünlü sinema oyuncusu Charlie Chaplin, Anadolu'nun Türk halk filozofu, Nasreddin Hoca'nın en bilinen bir fıkrası aracılığıyla Hitler’e bir göndermede bulunarak dünyaya mesaj vermeye çalışıyordu.</p>

<p>Aslında Charlie Chaplin'in konuğu olduğu, "Amerika'nın Sesi Radyosu" nda Türkiye'ye seslenirken yaptığı, salt bir Nasreddin Hoca fıkrası anlatmaktan ibaret değildi. Fıkranın içeriğinden yola çıkarak Türkiye'yi İkinci Dünya Savaşı'na çekmek isteyen ABD propagandasında; Hoca'nın ünlü; "Bana mı inanıyorsun, yoksa eşeğe mi?" fıkrasıyla mizahi bir dille, adeta Türkiye'ye de bir mesaj gönderiliyordu...</p>

<p>Dönemi irdeleyen kaynaklara göre; Amerika Birleşik Devletleri, İkinci Dünya Savaşı sırasında halkı savaşa teşvik etmek, moral sağlamak ve Müttefiklerin haklılığını vurgulamak amacıyla radyoyu güçlü bir propaganda aracı olarak kullandı. Amerika'nın Sesi (VOA) ağını kurarak kısa dalga yayınlarıyla uluslararası propaganda çalışmalarını da başlatmıştı. Savaş Bilgi Ofisi (OWI) aracılığıyla koordine edilen yayınlarda; özgürlük ve demokrasi temaları işlendi, savaş tahvilleri satıldı ve siviller sivil savunmaya çağrıldı, benzer çalışmalarda bulunuldu...</p>

<p>Radyo yayınını takip eden ertesi günü, o yılların önemli gazetelerinden Vatan gazetesi Charlie Chaplin’in fotoğrafını da basarak radyoda ki konuşma metnini tam sayfa şöyle yayınlamıştır:</p>

<p>"Şarlo dünyaya soruyor; İnsanlara mı inanacağız yoksa eşeklere mi?" manşetiyle gazetenin baş sayfasında yayımlanan haberin yanında, Chaplin’in “Şarlo” tiplemesiyle Hitlerle dalga geçtiği filminden bir kare fotoğrafına da yer verilmişti.</p>

<p>Dönemin hükümeti, bu yayını "kışkırtıcı" ve Almanya'yı provoke edici bularak Vatan gazetesini 8 Aralık 1942 tarihinden itibaren 60 gün süreyle kapatma kararı alır ve basılan gazeteleri de toplatır. Aynı günlerde Amerika'dan ülkesine dönmüş olan Vatan gazetesinin sahibi ve baş yazarı Ahmet Emin Yalman ise bu haberden dolayı tutuklanmaz. Ancak gazetenin kapalı olduğu dönemde yurt dışı gezisindeki izlenimlerini yazarak yazdıklarını gazete gibi bir süre satmayı sürdürür...</p>

<p>Türkiye’nin Milli Şef İsmet İnönü yönetiminde savaşın dışında kalma mücadelesi verdiği ve bunu da başardığı o yıllarda İstanbul'da ve Ankara'da Alman casusları cirit atıyordu. İstanbul'daki Naziler ve Nazi yanlıları Vatan gazetesinin kapatılması için hükümete baskı yaparlar. Ne de olsa peşinden sürüklendikleri führerleri Hitler "eşek" yerine konmuş, itibarı zedelenmiştir. Onlar için kabul edilebilir bir durum değildir. Nitekim, bunda başarılı da olurlar. Türkiye’nin o dönemde savaşa girmeme pahasına izlediği strateji ister istemez bu tür tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Zira savaşın gidişatının ülkeye ne getirip ne götüreceğine dair kimse bir şey bilmemektedir...</p>

<p>Charlie Chaplin, bize hayatında bir kere seslendi, onda da radyoda Nasreddin Hoca fıkrası anlatarak.</p>

<p>Chaplin, mizah geleneğimizin Nasreddin Hoca’sını yakından tanıyordu. Hoca'nın fıkralarını okuyup gülüyor, bir taraftan da özünde yatan gerçeklikleri ve felsefesini sanatçı benliği ile özümseyerek düşünüyordu... Fırsat bu fırsattı.</p>

<p>Bir bakıma Nasreddin Hoca’nın mizah dolu, bir o kadar da düşündüren fıkralarından birini seçerek Hitler’e bir göndermede bulunmuş, sanatçı kişiliğiyle dünyaya karşı vermesi gereken mesajı fazlasıyla vererek ABD propagandasına da katkıda bulunmuştur...</p>

<p>Yazılı kaynaklarda; 2. Dünya Savaşı sırasında ABD 'de bu maksatla Hollywood yıldızları tarafından pek çok propaganda faaliyetine destek verildiğinden bahsedilmektedir; Hollywood Zafer Komitesi (Hollywood Victory Committee) etkinlikleri kapsamında; Bob Hope, Bing Crosby, Cary Grant ve Groucho Marx gibi dev isimler, ülke çapındaki demiryolu turlarıyla halkı savaşa maddi destek vermeye ikna amacıyla mitingler düzenlemişti. Marilyn Monroe, Marlene Dietrich, Humphrey Bogart ve Frank Sinatra gibi oyuncular ve müzisyenlerde, USO (United Service Organizations) bünyesinde dünyanın dört bir yanındaki Amerikan askeri üslerini ziyaret ederek cephedeki askerlere moral aşılamaya çalışmışlardı...</p>

<p>Charlie Chaplin’ in farklı zamanlarda farklı yerlerde söylediği gibi; mizah ciddi bir işti. Katıldığı radyo programı aracılığıyla mesajını verebilmek için Nasreddin Hoca fıkrasını, içerdiği anlam yüklü söylemi nedeniyle, özellikle seçmiş ve bunu da tüm dünyaya duyurarak kendisine düşen vazifeyi yerine getirmişti...</p>

<p>Dünyanın neresinde olursa olsun, kim nerede yaşarsa yaşasın, mizahın dili tek ve ana karakteri ise eleştirel olmasıdır. Nasreddin Hoca fıkralarının tamamına yakınında da bu eleştirel yapıyı görebilmek mümkündü...</p>

<p>Charlie Chaplin’in Albert Einstein’e söylediği şu sözler bu bakımdan çok anlamlıdır;</p>

<p>“Beni anladıkları için, seni anlamadıkları için alkışlıyorlar.”</p>

<p>Zira mizahın dili evrenseldi ve eleştireldi.</p>

<p>Mizahın dili, dünyanın neresine giderseniz gidin, herkesin anlayabileceği yalın bir dildi...</p>

<p>Mizahın dili, Nasreddin Hoca fıkralarında; güldürürken düşündüren, hayatın çelişkilerini, insanın doğasını ve toplumsal gerçekleri ince ve kıvrak bir üslupla dile getiren evrensel bir dile dönüşüyordu...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/charlie-chaplin-sarlo-ve-nasreddin-hoca</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/01/o-selcuk-yilmaz.jpg" type="image/jpeg" length="65576"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sevim Uzun: "Bu Karar Kamu Vicdanını Yaraladı"]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/sevim-uzun-bu-karar-kamu-vicdanini-yaraladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/sevim-uzun-bu-karar-kamu-vicdanini-yaraladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Akşehir İlçe Başkanı Sevim Uzun, Konya Bölge İdare Mahkemesi kararıyla Akşehir Atatürk Ortaokulu Müdürlüğü görevine yeniden atanan Mehmet Binbir hakkında yazılı bir basın açıklaması yaptı. Uzun, alınan kararın kamuoyunda rahatsızlık oluşturduğunu belirterek, süreci yakından takip etmeye devam edeceklerini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akşam saatlerinde kamuoyuyla paylaşılan açıklamada, mahkeme kararına hukuki açıdan saygı duyduklarını belirten Uzun, kararın kamu vicdanında ve eğitim camiasında oluşturduğu etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Sevim Uzun, okul müdürlüğü makamının yalnızca idari bir görev olmadığını, aynı zamanda Cumhuriyet'in temel değerlerini temsil eden önemli bir sorumluluk taşıdığını vurgulayarak, okul yöneticilerinin davranışlarıyla öğrencilere, öğretmenlere ve velilere örnek olması gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, daha önce sosyal medya paylaşımları nedeniyle kamuoyunda tartışmalara konu olan Mehmet Binbir'in yeniden aynı göreve atanmasının çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirdiği ifade edilirken, özellikle Atatürk adını taşıyan bir eğitim kurumunun yöneticisinin Cumhuriyet değerlerini temsil etmesinin önemine dikkat çekildi.</p>

<p>YENİ Parti Akşehir İlçe Başkanlığı açıklamasında, eğitim kurumlarının siyasi tartışmaların ya da kişisel görüşlerin yansıtıldığı alanlar olmaması gerektiği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p><strong>"Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasına ve geleceğimiz olan çocuklarımızın nitelikli eğitim alma hakkına sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bu sürecin ve yaşanacak gelişmelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz."</strong></p>

<p>YENİ Parti Akşehir İlçe Başkanı Sevim Uzun, açıklamasını kamuoyuna saygıyla duyurduklarını belirterek tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/sevim-uzun-bu-karar-kamu-vicdanini-yaraladi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/chp-29.jpg" type="image/jpeg" length="69326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediye Meclisi 3 Ağustos'ta 13 Gündem Maddesi Görüşecek]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/belediye-meclisi-3-agustosta-13-gundem-maddesi-gorusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/belediye-meclisi-3-agustosta-13-gundem-maddesi-gorusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşehir Belediye Meclisi, ağustos ayı olağan toplantısını 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 17.00'de Belediye Başkanı Dr. Ahmet Nuri Köksal başkanlığında gerçekleştirecek. Toplantıda personel kadrolarından taşınmaz satışlarına, imar programından meclis kararlarının yeniden değerlendirilmesine kadar 13 gündem maddesi ele alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündemin ilk maddesinde belediyedeki boş kadroların iptal ve ihdasına ilişkin teklif değerlendirilecek.</p>

<p>Toplantının önemli bölümünü ise Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından hazırlanan taşınmazlarla ilgili teklifler oluşturuyor. Yazla, Seyran, Yeni ve Meydan mahallelerinde bulunan yol fazlası arsaların belediye adına tescil edilmesi ve hak sahiplerine satışı ile ilgili çeşitli teklifler mecliste görüşülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca Nasreddin Hoca Mahallesi'nde belediyeye ait bir taşınmazın satışı ile belediyenin farklı kişilerle hissedar olduğu bir taşınmazın satışına ilişkin teklifler de gündeme gelecek.</p>

<p>Meclis üyeleri, Altunkalem Mahallesi'nde belediyenin hissedar olduğu eski Akşehir Belediyesi eski hizmet binası, yıkılan taşınmazın kat karşılığı yöntemiyle değerlendirilmesi, bağımsız bölüm dağıtım esaslarının belirlenmesi ve gerekli işlemler için belediye encümeni ile belediye başkanına yetki verilmesine yönelik teklifi de değerlendirecek.</p>

<p>Toplantıda ayrıca daha önce alınan 03 Kasım 2025 tarih ve 96 sayılı ile 10 Nisan 2026 tarih ve 35 sayılı meclis kararlarının yeniden değerlendirilmesine ilişkin teklifler görüşülecek.</p>

<p>İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından hazırlanan beş yıllık imar programının uzatılmasına yönelik teklif de meclis gündemindeki önemli başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/belediye-meclisi-3-agustosta-13-gundem-maddesi-gorusecek</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/05/meclis-09-05-26.jpg" type="image/jpeg" length="74142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güven Halı Açıldı! Orijinal Halılarda Açılışa Özel Yüzde 50 İndirim]]></title>
      <link>https://www.pervasiz.com.tr/guven-hali-acildi-orijinal-halilarda-acilisa-ozel-yuzde-50-indirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.pervasiz.com.tr/guven-hali-acildi-orijinal-halilarda-acilisa-ozel-yuzde-50-indirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akşehir Yeni Mahalle İnönü Caddesi No:69'da, eski PTT binasının karşısında hizmete giren Güven Halı, açılışa özel orijinal halılarda yüzde 50'ye varan indirim kampanyasıyla kapılarını açtı. Sınırlı süre geçerli kampanya, evini yenilemek isteyen vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akşehir'de halı sektörüne yeni bir soluk getiren Güven Halı, Yeni Mahalle İnönü Caddesi No:69'da, eski PTT binasının karşısında düzenlenen açılışla hizmet vermeye başladı. Mağaza, açılışa özel olarak orijinal halılarda yüzde 50'ye varan indirim kampanyası başlatarak evini yenilemek isteyen vatandaşlara önemli bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Açılış kampanyası hakkında bilgi veren işletme yetkilisi Adnan Karabulut, kaliteli ürünleri uygun fiyatlarla müşterilerle buluşturmayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Karabulut, "Mağazamızın açılışını özel bir fırsata dönüştürmek istedik. Bu nedenle seçili ürünlerde yüzde 50'ye varan indirimler sunuyoruz. Amacımız kaliteli ve orijinal halıları herkes için ulaşılabilir hale getirmek. Kampanyamız sınırlı süre geçerlidir. Tüm müşterilerimizi mağazamıza bekliyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Orijinal ve Kaliteli Halılar Bir Arada</strong></p>

<p>Mağazada satışa sunulan tüm ürünlerin güvenilir üreticilerden temin edildiğini ifade eden Karabulut, müşterilere orijinallik konusunda da güvence verdiklerini söyledi.</p>

<p>Ürünlerin ağırlıklı olarak akrilik ve triko akrilik dokumalardan oluştuğunu belirten Karabulut, ekonomik seçenek arayanlar için ise polyester halı çeşitlerinin de bulunduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Zengin Ürün Yelpazesi</strong></p>

<p>Güven Halı'da her yaşam alanına uygun farklı model ve desenlerde halılar yer alıyor. Mağazada; Polyester halılar, İskandinav halıları, Kilimler, Sisal halılar, Hasır halılar, Seccade modelleri, vatandaşların beğenisine sunuluyor.</p>

<p>Özellikle mutfak, balkon ve yazlık alanlarda tercih edilen sisal ve kilim modellerinin istenilen ölçülerde temin edilebildiği belirtilirken, dört metrekarelik hazır kesim seçeneklerinin de bulunduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Dünyaca Tanınan Markalar Raflarda</strong></p>

<p>Güven Halı'da sektörün önde gelen markaları da müşterilerle buluşuyor. Mağazada Padişah, Merinos, Artemis, Pierre Cardin, Royal ve Atlas markalarına ait birçok farklı koleksiyon satışa sunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılışa özel yüzde 50'ye varan indirim kampanyasının sınırlı süre devam edeceğini belirten işletme yetkilileri, kaliteli ve orijinal halıları avantajlı fiyatlarla satın almak isteyen tüm vatandaşları Güven Halı'ya davet etti.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td><a href="https://pervasizcomtr.teimg.com/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/148f9ada-fce8-4596-b5f9-21abc92daf19-1.jpg" rel="nofollow" target="_blank"><img src="https://pervasizcomtr.teimg.com/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/148f9ada-fce8-4596-b5f9-21abc92daf19-1.jpg" /></a></td>
   <td><a href="https://pervasizcomtr.teimg.com/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/324af670-39db-4aa0-a9be-67ef1e6f5840.jpg" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="324Af670 39Db 4Aa0 A9Be 67Ef1E6F5840" height="750" src="https://pervasizcomtr.teimg.com/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/324af670-39db-4aa0-a9be-67ef1e6f5840.jpg" width="1000" /></a></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><a href="https://pervasizcomtr.teimg.com/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/45ee38ba-b298-421a-9071-8ceb22d1d635.jpg" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="45Ee38Ba B298 421A 9071 8Ceb22D1D635" height="750" src="https://pervasizcomtr.teimg.com/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/45ee38ba-b298-421a-9071-8ceb22d1d635.jpg" width="1000" /></a></td>
   <td><a href="https://pervasizcomtr.teimg.com/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/049aa68e-95a6-4c4e-9a47-3a1f8710c25a.jpg" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="049Aa68E 95A6 4C4E 9A47 3A1F8710C25A" height="750" src="https://pervasizcomtr.teimg.com/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/049aa68e-95a6-4c4e-9a47-3a1f8710c25a.jpg" width="1000" /></a></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.pervasiz.com.tr/guven-hali-acildi-orijinal-halilarda-acilisa-ozel-yuzde-50-indirim</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://pervasizcomtr.teimg.com/crop/1280x720/pervasiz-com-tr/uploads/2026/08/guven-hali-01-08-26.jpg" type="image/jpeg" length="33370"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
