67. Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenliği kapsamında bu yıl Temsili Nasreddin Hoca olarak vatandaşların karşısına çıkan ünlü oyuncu, senarist ve yönetmen Müfik Can Saçıntı, gazetemiz muhabiri Merve Gökdemir'e özel açıklamalarda bulundu.
"Dünyanın Ortası" olarak bilinen Akşehir'de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Saçıntı, Temsili Nasreddin Hoca olma teklifini aldığında yaşadığı şaşkınlığı anlatarak, bunun çocukluğunda hayal bile edemeyeceği kadar büyük bir onur olduğunu söyledi.
"Nasreddin Hoca Olabileceğimi Hayal Bile Edemezdim"
Saçıntı, yıllardır birçok usta sanatçının Nasreddin Hoca'yı temsil ettiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Çocukluğumda TRT Ana Haber'de Nasreddin Hoca'yı büyük ustalar temsil ederdi. Bir gün benim de Nasreddin Hoca olabileceğim aklımdan bile geçmezdi. O kadar büyük bir değerdi ki, olsa olsa eşeği olurum diye düşünürdüm. Bugün bu görevin bana verilmesi benim için tarif edilemez bir mutluluk."
Oyunculuk, senaristlik ve yönetmenlik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Saçıntı, bu yıl şenliklerde Nasreddin Hoca'yı en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağını söyledi.
"Anadolu Mizahının Temelinde Nasreddin Hoca Var"
Gazetemizin, "Nasreddin Hoca mizahı ile kendi mizah anlayışınız arasında benzerlik görüyor musunuz?" sorusunu da yanıtlayan Saçıntı, Anadolu mizahının temelinde Nasreddin Hoca'nın bulunduğunu ifade etti.
Mizahın yalnızca güldürmekten ibaret olmadığını vurgulayan Saçıntı, şunları söyledi:
"Nasreddin Hoca'dan bugüne kadar gelen Anadolu mizahında mutlaka toplumsal bir mesaj vardır. Halktan, mazlumdan ve haksızlığa uğrayandan yana bir duruş sergiler. Ben de yazarlığa Levent Kırca'nın yanında başladım. 'Olacak O Kadar' ekibinde yer aldım. Levent Abi'nin sık sık söylediği gibi; 'Mizah, zayıfın güçlüye karşı silahıdır.' Ben de mizahı aynı anlayışla yapmaya çalışıyorum."
"Teklif Geldiğinde İnanamadım"
Temsili Nasreddin Hoca olma teklifini ilk aldığında bunun bir şaka olduğunu düşündüğünü anlatan Saçıntı, yaşadığı anları esprili bir dille anlattı.
Menajerinin kendisini arayarak teklifi ilettiğini söyleyen Saçıntı, "Nasreddin Hoca mı, yoksa eşeği mi?" diye sorduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Gerçekten inanamadım. Sonra Belediye Başkanımız Ahmet Nuri Köksal ile görüştük. Çok samimi ve babacan bir insan. Sohbet sırasında en çok eşek konusu konuşuldu. Başkanımız da her yıl eşek bulmanın zorlaştığını esprili bir şekilde anlattı. Hatta artık iki kadrolu eşekleri olduğunu söyledi."
"Eşeğe Yazık Demesinler Diye Kilo Vermeye Başladım"
Saçıntı, Temsili Nasreddin Hoca görevini kabul ettikten sonra yaşadığı ilginç bir anısını da paylaştı.
Yakın bir arkadaşının kendisine "Kilo ver, eşeğe yazık." diye takıldığını söyleyen Saçıntı, bu söz üzerine diyete başladığını belirterek:
"Yaklaşık 20 günde 7-8 kilo verdim. Biraz da eşeği düşünmek lazım." diyerek gülümsedi.
Levent Kırca Sürprizi Duygulandırdı
Röportajın sonunda gazetemiz tarafından Müfik Can Saçıntı'ya, ustası Levent Kırca'nın 1977 yılında Akşehir'de Temsili Nasreddin Hoca olduğu döneme ait renklendirilmiş tarihi fotoğraf hediye edildi.
Fotoğrafı görünce duygulanan Saçıntı, hislerini şu sözlerle dile getirdi:
"Hiç beklemiyordum. Gerçekten çok duygulandım. Levent Abi'yi çok erken kaybettik. O büyük bir ustaydı. Bu fotoğraf benim için çok kıymetli oldu. Çok teşekkür ederim."
Duygusal anların yaşandığı röportaj, karşılıklı teşekkürlerin ardından sona erdi.