GÜNDEM

Klavye Başında Kutlanan Gazeteciler Günü(!)

Bugün 10 Ocak. Takvimler “Çalışan Gazeteciler Günü”nü gösteriyor. Sosyal medya paylaşımları, hazır afişler, ezber cümleler havada uçuşuyor. Herkes gazeteci, herkes emekçi, herkes sahadaymış gibi…

Gazetecilik, soğukta titreyerek olay yerinde beklemek midir; yoksa klimanın altında ajanstan gelen haberi kopyala-yapıştır yapmak mı? Gazetecilik, bir kazada yaralıya ilk ulaşan olmak mıdır; yoksa o kazayı hiç görmeden “iddialara göre” diye cümle kurmak mı?

Yağmurda, çamurda, gecenin üçünde telefonla aranan, Basın kartını cebinde değil, yüreğinde taşıyan ve Kimi zaman tehdit edilen, kimi zaman yok sayılan ama yine de haberin peşini bırakmayan.

Bir de sahaya hiç çıkmadan gazetecilik yaptığını sananlar vardır. Basın bültenini “özel haber” diye sunanlar, Emek harcamadan emek ödülü bekleyenler ve Bir basın açıklamasını dahi yerinden izlemeye zahmet etmeyenler.

Ne yazık ki bugün gazetecilik, masa başında “içerik üretmekle” karıştırılıyor.
Oysa gazetecilik, içerik değil tanıklıktır, Orada olmadan yazılan her haber, eksiktir ve Sahaya çıkmadan yapılan her gazetecilik, yarımdır.

10 Ocak elbette kutlanmalı Ama herkes için değil.

Bugün; Ayağındaki ayakkabıyı eskitmiş gazetecilerin, Telefonu susmayan muhabirlerin,
Haberi uğruna uykusuz kalanların günüdür.

Bugün; “Sahadan yazıyorum” diyenlerin, “Oradaydım” diyebilenlerin ve “Gördüm, dinledim, aktardım” diyenlerin günüdür.

Tüm baskılara, zorluklara ve görmezden gelinmeye rağmen hâlâ sahada olan gerçek gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun.
Diğerleri için ise… Bugün sadece sıradan bir gün.

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }