‘İNSANLAR NİYE BU KADAR KÖTÜ?’

(İnci Taneleri Dizisi’nden)

İnci Taneleri Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden çıkan bir yapım. Bir tv dizisi ve bu dizi ile birlikte toplumun beğenisini kazanan Dilber karakteri, beğenmeyenlere nazaran büyük bir çoğunluk diziyi, dansları ve İnci Taneleri Dizisi’ni beğendi. Her hafta izlenme rekorları kıran bir dizi.

İnci Taneleri Dizisi’nde geçen bir replik “İnsanlar niye bu kadar kötü?”

Yılmaz Erdoğan’ın, daha doğrusu dizideki ismi ile Azem’in dizideki cevabı;“Farkında değiller, Ne yaptıklarını bilmiyorlar, önce yapıyorlar sonra biliyorlar”

Ne kadar derinliği olan bir cümle; “Farkında değiller. Ne yaptıklarını bilmiyorlar, önce yapıyorlar sonra biliyorlar”

İnsanları tanıyamıyoruz, bu kolay da değildir. Kapı komşunuzdur, iş arkadaşınızdır, sık sık görüşmüşsünüzdür, konuşmuş, görüşmüşsünüzdür, tanıyamazsınız. O kişi hakkında belirli düşünceleriniz vardır. Bazı düşüncelerimiz vardır o insan üzerinde, o olsaydı şöyle yapardı, böyle yapardı diye. Ön yargılarımız vardır.

Tanıdığımızı sanırız bazı insanları fakat ne kadar tanıyoruzdur. Gerçekten tanıdığımız kişileri ne kadar tanıyor biliyoruz?

İnsanları tanımak kolay değil; insanlar neden bu kadar kötü?

Sanırım, insanlar sizin onlara karşı yaptığınız iyilikleri iyilik olarak görmüyorlar, zaten bu şekilde görseler, algılasalar size teşekkür eder, sizin sorunlarınıza da yardımcı olmak için onlarda bir çaba içine girerler.

İyilik yaptığınız insanlar bunu sizin göreviniz olduğunuz algılayabilirler, bunun karşılığında size bir şey vermemeyi düşünebilirler. “Yapmasaydı da diyebilirler?” Size bir teşekkürü dahi çok görürler. Sizin yaptığınız iyilikler sizin bir göreviniz olarak algılanır.

İnsanların her probleminde sizi yanında görmüşler onların hep yanında olmuşsunuzdur, yaptıklarınızı sizin göreviniz olarak görmüşlerdir. Bunları yaparken de zamanınızdan, ekonomik durumunuzdan, ailenizden fedakârlıklar yapmışsınızdır.

İnsanlar şöyle düşünür” Neden yapıyor ki demek ki yapmak isteği var!” öyle mi? Bu onun tercihidir. Benim işimi yapıyorsa, ben iyi insanım, ben bu iyiliği hak ediyorum, Ben o kişiden üstünüm.

İnsanlara iyilik yapıp onların problemlerini çözerseniz, o insanlar sizi gördüklerinde yaptığınız iyilikte onlar sizi arkadaş dost görmüyorlarsa, sizi gördüklerinde başarısız oldukları işlerde onlara kendi acziyetlerini göstermenizdendir. Sizi her gördüğünde onun başarısızlığınıza çözüm olmanızdır.

Benim tanık olduğum olaylarda da “Yapmasaydın! Kim sana yap dedi!” gibi kendi acziyetlerini sizi gördükçe hatırlarlar. Bu nankörlüktür!

Aslında siz ona iyilik değil kötülük yapmışsınızdır, nankördür bu insanlar,

Senin bu işten kazancın nedir?

Mevki mi? Makam mı? Para mı?

Ne bu?

Bu dönemde enayilik!

Öyleyse iyilik yapmayalım mı?

İyiliği hak edenlere karşı iyilik yapacaksın! Kendini yormadan, sıkıntıya sokmadan, ailenden, ekonomik durumundan ve zamanından çalmadan…

İnci Taneleri Dizisi’nden nereye geldik?

Televizyonlarda öyle sabah dizileri izliyoruz ki..

Saçma sapan sabah programları, Dallas dizisini sollayan, entrika, dalga dümen, yuva yıkan onca saçma sapan diziler güzel ve normal de İnci Taneleri değil mi?

İnci Taneleri bence hayatın ta kendisi.

Hatta edebiyat ve güzel konuşma konusunda ders verir nitelikte bir dizi.

Sadece sıkıntı dans mı? Hayatın gerçeğinde dans yok mu?

İnci Taneleri Dizisi’nde geçen bir replik “İnsanlar niye bu kadar kötü?”

Yılmaz Erdoğan’ın, daha doğrusu dizideki ismi ile Azem’in dizideki cevabı; “Farkında değiller, Ne yaptıklarını bilmiyorlar, önce yapıyorlar sonra biliyorlar” diyor, tabi yaptıktan sonra bilmenin de bir anlamı kalmıyor.

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }