HALEPE VE ŞAMA ÇOK YAZIK OLDU

Bu iki muhteşem kent, bizimdi. Sömürgeciler, bizden koparıp Suriye'yi kurdular. Özellikle Fransa, Hatay'ın bile kendi emrinde kurduğu Suriye'ye verilmesi için çok uğraştı. Atatürk çizmelerini giyip o tarafa ulaşınca; Hatayı istemekten ancak öylece vazgeçti.

SURİYE BİR CUMHURİYET İDİ; başa geçenler seçimle geliyorlardı. Diktatör Hafız Esat da seçimle geldi. O ölünce yerine geçen oğlu da göstermelik bir şekilde seçilmiş olabilir. Bunu dikkate alarak, "Hiçbir politik gücün ve devlet makamının; tüm dünyada babadan oğla geçmeyeceğini" emreden bir kuralı, Birleşmiş Milletlerin ve Güvenlik Konseyinin yasalaştırması gerekir. Böyle bir karar alınırsa; diktatörlükleri önleme yolunda önemli bir adım atılmış olacak. Komünist Kuzey Kore'de başkanlık babadan oğla geçiyor; göstermelik bir sahte seçim de yapıyorlar. Koltuğa oturan, akrabaları dahil sevmediği herkesi öldürtüyor.

"Eğitimsiz halk kitlelerinin diktatörlerden hoşlandığını" iddia eden bir nazariye var. Bu gerçek değildir. Gerçek olsaydı, kendi halkı Musoliniyi bacaklarından asıp günlerce eziyet çekerek ölmesini seyretmezdi.  Hitler ve Musolini de seçimle gelmişlerdi; egoları ve kendilerine güvenleri çok yukarılardaydı. Halklarını kendilerine tapacak kadar büyüleyip, itaate mecbur ederek, ülkelerini felakete sürüklediler. Kısa süre öncesine kadar, bizim yöneticilerin can ciğer dostu olan Hafız Esat'ın oğlu Beşer Esat da; kendi halkını ve şehirlerini, uçaklardan varil bombaları atarak yakıyor. O halktan topladığı vergiler ve haraçlarla satın aldığı silahları; aynı halkı kitleler halinde öldürmek için kullanıyor. Onların emek ve paralarıyla ürettirdiği kimyasal öldürücüler ve zehirli gazlarla neredeyse hepsini toptan yok ediyor. Dünya bu vahşeti seyrediyor. Bir tedbir alınmaya çalışılırsa; Esetin  Akdeniz'de liman verdiği Rusya veto ediyor.

Önemli bir noktayı belirtmek isterim. Büyük Atatürk, hiçbir umut kalmadığı halde vatanımızı işgalden kurtardı ve düşmanlardan temizledi. *İstese Padişahlığını Meclisten geçirebilir ve yasalaştırabilirdi. *Yurdumuzun kurtarılan topraklarından veya dışarıdan en güzel kadınla veya birçok kadınlarla evlenebilir; *Osmanlı hanedanı yerine kendi hanedanını ikame edebilirdi. Kitlelerin diktatörlere ve padişahlara hayran olduğunu ve onların nesillerini de baş tacı ettiklerini bildiği için; evlenmedi. Çocuk sahibi olmadı. Padişahlık ve hanedan yönetiminin, halklara ve ülkelerin zararına olduğunu bildiği için; öyle bir yolun açılmasını istemedi; olanaksızlaştırdı.

Suriye'de ise, devlet başkanlığı babadan oğla geçtiği için;  iç savaş sürüyor. Zararını en çok biz çekiyoruz...

*Irak ve Suriye'nin yerlisi ve asıl sahibi olan Türkmenler ve Türkler, çok zayiat veriyor. *Musul, Kerkük,  Halep, Şam ve Lazkiye gibi Türk kentleri, haritadan silinircesine tahrip ediliyor. Oralardaki akrabalarımız kitleler halinde kırılıyor.

*Bizdeki iktidar ise, kendi koltuğunu sağlamlaştırma ve sonsuza kadar sürdürme hevesini ön planda tuttuğu için; oralarla ilgilenemiyor. Dış politika'ya ayıracak zaman ve planlamalar ve atılımlara vakit ayıramıyor.

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }