banner8

banner9

banner10

UNVANIM OLMADAN ASLA..!

Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya anlaşılan yerel seçim öncesinde verdiği sözü unutmuş olacak ki

GÜNDEM 02.08.2014, 09:59 02.08.2014, 09:59
9
UNVANIM OLMADAN ASLA..!
banner12
Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya anlaşılan yerel seçim öncesinde verdiği sözü unutmuş olacak ki, AK PARTİ logosu bulunan davetiyelere de imza atmadan geri durmuyor!


HABER-YORUM: ÜMİT AYKUT ŞENER



12 Temmuz 2014 tarihinde “Kardeşlik İftarı” adı altında verilen yemeğin davetiyesi incelendiğinde haklı olarak hiçte hoş karşılanmayacak olumsuz detaylar göze çarpıyordu. Bunlardan bence en önemlisi AK PARTİ ambleminin bulunduğu davetiyenin sahibini Dr. Yüksek Mühendis Salih AKKAYA yani Akşehir Belediye Başkanı olmasıydı.



Sayın Başkan Yerel Seçimler öncesinde Akşehir Seçmenine takdim edilirken sürekli ekip çalışmasından bahsediliyordu bilmem hatırlayanlarınız olacak mı? Eğer kendisini aday yapanların ‘EKİP!’ anlayışı böyleyse yandık ki ne yandık…



Birincisi; Hangi siyasi partiden seçilirse seçilsin belediye başkanı olan kimsenin artık partisi olmaz. Kendisi Halkın temsilcisi olur ve seçim öncesindeki taktığı rozeti yakasından çıkarır.



Hal böyle olunca davet edilen siyasi partiler ya da belediye meclis üyeleri haklı olarak davete icap etmemişler -ki bence de doğrusunu yapmışlar.-



Yine Akşehir’deki yerel gazetelerden bir adım önde olan ‘fısıltı gazetesi’ bugünlerde Belediye Başkanının ‘doktorluğuna ve yüksek mühendisliğine’ takılmış durumda. Akşehir Halkı Nasreddin Hoca Torunu olmasının gururuyla ve bir o kadar pratik zekâya sahip olmasına karşın, Akşehir Belediye Başkanı ve Salih Akkaya adının önüne neden ‘Doktor, Yüksek Mühendis’ unvanının yazıldığına akıl-sır erdiremiyormuş.



Akşehir’in Kadınları o kadar ince zekâya sahipler ki, mutlaka bir kulp takmasalar olmayacak. Bu sefer de  ‘önceki başkan doktordu bu da doktor, bir muayene olalım’ diye tutturuyorlarmış, kendi aralarında. Kadınların şakası bir tarafa ama Akşehir Belediye Başkanı unvanı,  Doktor Yüksek Mühendis unvanından daha mı küçük ki diğer unvanı da kullanmak zorunda hissediyor kendini başkanımız. Türkiye’de birçok doktor, yüksek mühendis eczacı, avukat unvanlı Belediye Başkanlarımız var. Belki de çoğunluğuna yakını bu meslek ve akademik unvanlarını kullanmıyorlar ya da tercih etmiyorlar. Çünkü onlarda biliyor ki Halkın seçtiği Belediye Başkanı unvanın kendileri için büyük bir onur kaynağı olduğunun farkındalar.



Bir hatırlatma da bizden olsun istedik; “Akşehir Halkı, belediyenin anonsundan sadece “Belediye Başkanı Salih Akkaya” unvanını duymak istiyor. Elçiye zeval olmaz.!



Unutmayalım ki; İnsanlar adları, hizmetleri ve temsil ettikleri görevleri ve buna bağlı olarak kendilerine takılan LAKAP ile anılır. Diğer unvanları kullanmak ‘bak sizden üstün’ özelliklerim anlamını taşır. Bu tür unvanları kullananlarsa Başbakan Erdoğan deyişi ile halkın hizmetkârı olamaz.



Halk Adamları isimleri ile hizmetkâr olur. Birçok profesör bakanımız var ve hiçbiri akademik ve mesleki kariyer unvanını kullanmıyor. 



Dünkü yazımda Kütahya’dan bahsetmiştik. Akşehir Belediye Başkanı seçilmeden önce Kütahya İl Özel İdaresi’nde görevli olan Akkaya’ya bir hatırlatmada bulunmak istiyor ve diyorum ki; Devlet işinde çalışmanın sıkı bir disiplini ve belirli bir kuralları vardır. Siz bunu herkesten daha iyi bilecek konumdasınız. Demokrasi halkın kendi kendisini yönetmesi olup sandık ise milletin hür iradesini ortaya koymasıdır. Kısaca; Şu anda oturduğunuz makam koltuğu bu yüzden çok önemlidir çünkü halkın tercihidir. Bu nedenle insanlara yüksekten bakmak yerine alçaktan bakmanızı öneriyor ve şu soruyu soruyorum:



Bu unvan merakı da nereden çıktı Sayın Başkan, eski görevinizde de kullanıyor muydunuz?



Akşehir Belediye Başkanlığına neden dışarıdan değil de kentin içinde yaşayan ve her gün aynı havayı koklayan birinin aday yapılmasının doğru olacağını işte bugünleri yaşamamak için dile getirmiştik. Ama kendisine bu tercihi mubah görenin, sonrasında çark etmesinin vebalinin de kendi omuzlarında olduğunu bilmesini isteriz.



Sayın Başkan, size bir hatırlatmada daha bulunmak istiyorum. İstanbul Boğazını geçmek için yabancı bandıralı gemiler neden KLAVUZ KAPTAN alır bilir misiniz? Çünkü bilmedikleri boğazda karaya oturmamak(halk deyimiyle şapa), burundan yara almamak,her metrekaresini avuçlarının içi gibi bildikleri ve tecrübeli oldukları için.



Umarım anlamakta zorlanmazsınız. Yol yakın, üstelik dereyi de geçmiyorsunuz…



 


banner13
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner11
18
parçalı az bulutlu