Ceza hukuku ve boşanma davaları alanında önemli ve dikkat çekici hususları belirten Avukat Tuğba Evginer ve Avukat Yasin Eren, gazetemiz muhabiri Merve Gökdemir’in sorularını yanıtladı. Gerçekleştirilen özel röportajda, hem ceza davalarında izlenen süreçler hem de boşanma davalarında dikkat edilmesi gereken hukuki detaylar kapsamlı şekilde ele alındı.
Kadına yönelik şiddetin tanımına değinen Avukat Yasin Eren, şiddetin yalnızca fiziksel değil; psikolojik, ekonomik ve cinsel boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Eren, “Kadınlara sırf kadın oldukları için uygulanan ve insan hakları ihlaline yol açan her türlü tutum ve davranış şiddet kapsamına girer. Bu zarar gerçekleşmiş olabileceği gibi gerçekleşme ihtimali de yeterlidir” dedi.
Şiddet mağduru kadınların vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini belirten Eren, en yakın kolluk birimine ya da Cumhuriyet başsavcılıklarına başvuru yapılabileceğini ifade etti. Ayrıca KADES üzerinden de hızlı şekilde ihbarda bulunulabileceğini hatırlattı. Sürecin sağlıklı ilerlemesi için mutlaka bir avukattan destek alınması gerektiğinin altını çizdi.
Öte yandan, 6284 Sayılı Kanun kapsamında kadınların önemli haklara sahip olduğunu belirten Eren, bu kanunun koruyucu ve önleyici tedbirler içerdiğini söyledi. Barınma imkânı sağlanması, geçici maddi yardım ve şiddet uygulayan kişinin evden uzaklaştırılması gibi birçok tedbirin bu kapsamda uygulanabildiğini dile getirdi.
Kadına yönelik şiddetin farklı türlerde gerçekleşebileceğini ifade eden Eren, “Örneğin kasten yaralama suçunda ceza alt sınırı 9 aydır. Eğer mağdur failin eşi ya da eski eşi ise ceza artırılarak uygulanır” şeklinde konuştu.
Boşanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Tuğba Evginer ise en sık yapılan hatanın, dava açıldıktan sonra boşanmanın gerçekleştiği düşüncesiyle hareket edilmesi olduğunu söyledi. Evginer, “Mahkeme kararı kesinleşmeden boşanma gerçekleşmiş sayılmaz. Bu süreçte tarafların sadakat yükümlülüğü devam eder” dedi.
Boşanma sürecine giren vatandaşların ilk olarak uzman bir avukata başvurması gerektiğini belirten Evginer, maddi durumu yetersiz olanlar için adli yardım mekanizmasının bulunduğunu ve barolar aracılığıyla ücretsiz hukuki destek alınabileceğini ifade etti.
Psikolojik şiddetin de boşanma sebebi sayılabileceğini vurgulayan Evginer, bu tür durumların ispatında delil ve hukuki destek sürecinin büyük önem taşıdığını belirtti.
Boşanma davalarının süresine de değinen Evginer, anlaşmalı boşanmaların genellikle tek celsede ve yaklaşık 1-1,5 ay içerisinde sonuçlandığını; çekişmeli boşanmaların ise mahkemelerin yoğunluğuna göre ortalama 4-5 yılı bulabildiğini söyledi.
Türk Medeni Kanunu’na göre affetmenin hukuki sonuçlarına da dikkat çeken Evginer, “Eşler yaşadıkları bir sorunu affettikten sonra aynı olayı tekrar boşanma sebebi olarak ileri süremez” ifadelerini kullandı.
Avukatlar, röportajın sonunda vatandaşlara önemli bir mesaj verdi: “Haklarınızı bilin, susmayın ve gerektiğinde hakkınızı aramaktan vazgeçmeyin.”