Ancak büyük bir çaba ve fedakarlıkla yürütülen bu faaliyetlerin arka planında, göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir ekonomik gerçeklik yatıyor: Bu derneklerin birçoğu bugün ayakta durmakta zorlanıyor.
Vefa Göstermenin Tam Vaktidir
Şehit ve gazi Aileleri Derneği, Nasreddin Hoca Turizm Derneği, Engelliler Derneği, Hayvanseverler Derneği ve olası bir afette hayat kurtarmak için var gücüyle çalışan arama kurtarma derneklerimiz... Saymakla bitiremeyeceğimiz bu yapılar, aslında devletin ve yerel yönetimlerin omuzundaki yükü paylaşan en önemli paydaşlardır.
"Bir şehrin gelişmişliği sadece asfaltlanan yollarla, yapılan binalarla değil; o şehirde sivil toplumun ne kadar güçlü ve desteklendiğiyle ölçülür."
Bugün gelinen noktada, hem Akşehir Belediyemizin hem de ilgili devlet kurumlarının bu derneklere el uzatması, sıradan bir yardım değil, tarihi bir vefa borcudur.
Akşehir Belediyesi bu konuda artık somut bir adım atmalı, gecikmeden şu iki temel konuda inisiyatif almalıdır:
* Ortak Dernek Binası Tahsisi: Kendi imkânlarıyla bir kira bedelini ödeyemeyen, hatta tabela asacak yer bulmakta zorlanan derneklerimiz için uygun fiziki şartlara sahip bir "Ortak Dernekler Merkezi" veya kalıcı binalar tahsis edilmelidir.
* Düzenli Maddi ve Lojistik Destek: Bu güzide kuruluşların faaliyetlerini sürdürebilmesi, projelerini hayata geçirebilmesi ve temel giderlerini karşılayabilmesi için belirli ölçülerde ve adil bir sistemle maddi destek sağlanmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, bu dernekler kapandığında ya da seslerini duyuramadığında kaybeden sadece dernek yöneticileri değil, tüm Akşehir olur.
Belediye Başkanımızın ve yerel yöneticilerimizin bu haklı çığlığa ve samimi talebe kayıtsız kalmayacağına, Akşehir'in fedakâr sivil toplumuna hak ettiği değeri vereceğine yürekten inanıyorum. Çünkü vefa, sadece İstanbul'da bir semt adı değil, bu topraklarda yaşayan herkese düşen insani ve vicdani bir sorumluluktur.