Akşehir’de Yanlış Hesap Bağdat’tan Değil, Vicdandan Dönmeli!

Belediyecilik sadece yol yapmak, park düzenlemek veya bütçe yönetmek değildir. Belediyecilik, bir şehrin hafızasına sahip çıkmak, toprağını korumak ve o şehrin geleceğini en doğru şekilde inşa etmektir. Ancak bugün Akşehir’de önümüze gelen iki tablo, "eller gider Mersine, biz gideriz tersine" dedirtecek türden bir planlama hatasına işaret ediyor.

Bir Yanda Kaderine Terkedilen Kozağaç...

​Kozağaç Mahallesi’nde, hayvan pazarının hemen karşısında devasa bir alanımız var: 912 ada 1 parsel ve 913 ada 1 parsel. Toplamda tam 238 bin metrekare! 2000’li yılların başından bu yana bu arazi, Akşehir’in adeta "kara lekesi" gibi çöp ve atıklarla dolu bir halde bekletiliyor.

Yıllardır süregelen bu koku ve kirlilik, sadece o bölgede yaşayan vatandaşlarımızı rahatsız etmekle kalmıyor; şehrin en değerli rezerv alanlarından birini de cezalandırıyor. Burası, rehabilite edilmeyi ve şehre yeniden kazandırılmayı bekleyen bir cevherdir.

Diğer Yanda Kurban Edilen Sorkun Tarım Arazileri...
​Öte taraftan Sorkun Mahallesi’nde, 675 ile 708 parseller arasında kalan, her biri minimum 1200 metrekarelik 33 parselden oluşan bir tarım arazimiz var. Plan nedir? Bu verimli toprakları parçalayıp, üzerine bungalov evler yaparak satışa sunmak.

Şimdi durup sormak lazım: Tarım arazisini betonlaştırmak, parçalara ayırıp ticari bir meta haline getirmek kime hizmet eder?
​Doğru Tektir: Çöplüğe Turizm, Tarıma Üretim!

Mantık ve vicdan bize şunu söylüyor:
​Sorkun’daki verimli tarım arazilerinden elinizi çekin! Bu topraklar betonla değil, tohumla buluşmalı. Tarım arazisi vasfıyla korunmalı ve üretim odaklı kullanılmalıdır.

Kozağaç’taki o 238 bin metrekarelik "çöplük" alanı derhal temizlenmelidir. Eğer bir bungalov projesi yapılacaksa, yer burasıdır! Kirlenmiş bir alanı turizme kazandırmak, oraya değer katmak ve bölge halkını o kokudan kurtarmak işte gerçek belediyecilik budur.

Belediyeler Ticarethane Değildir
​Unutulmamalıdır ki; belediyeler para kazanma hırsıyla hareket eden ticari kurumlar değildir. Belediyenin asıl amacı, mülklerini en doğru amaca yönelik kullanıp vatandaşa en kaliteli hizmeti vermektir. Bir yeri "ihya" etmek varken, diğer yeri "imha" etmek Akşehir’in menfaatine olamaz.
​Daha önceki yazılarımızda gösterilen hassasiyeti, yetkililerden bir kez daha bekliyoruz. Akşehir’in geleceği, kişisel veya kısa vadeli kâr hesaplarına kurban edilemeyecek kadar değerlidir. Doğru olanı yapmak, halkın gönlünde taht kurmanın tek yoludur.

Gelin bu yanlıştan dönün; Akşehir kazansın!
​Saygılarımla...

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }