Bilinçaltı, insanlardaki kara kutu denilen zihnin bir bölümüdür. Bu bölüm davranışlarımızı ve bedenimizdeki istemsiz kasları yönlendirmektedir. Beynimiz olayları, kişileri, bazı görselleri bu bölüme kaydedip zaman zaman ortaya çıkararak canlandırır. İşte bu bölümü ele geçirmek isteyen art niyetli diğer kişiler farklı yöntem ve teknik kullanarak masumane bir çerçevede toplumun bireylerine gizli mesajlar gönderirler. Gözümüz ekrandaki 24 kareyi görebilmektedir. 25. Kare tekniği ise ekranda gözün görmediği ama beynimizin algıladığı bir tekniktir ve son dönemlerde sıkça duyduğumuz subliminal,  bilinçaltına yerleştirme yöntemlerinden en dikkate alınanlardır. Subliminal mesajlar renk, koku, görsel ve işitsel şekilde verilebilmektedir.

 

Gizli mesaj gönderimi anlamına gelen subliminal yöntem neden tehdit olarak görülmektedir? Sorusu aklınıza gelebilir. İşte bu noktada özellikle tecrübesiz ve masum çocuklarımız hedef alınmaktadır. Çizgi filmlere yerleştirilmiş kavram ve sembollerle kültürümüze ait olmayan özellikler çocuklara dayatılmaktadır.  Bu konuda yerli üretim çizgi filmler tercih edilmeli ve bunların kontrolü sonrasında piyasaya sunulmalıdır. Bazı çizgi filmlerde ahlak ve kültürümüze uygun olmayan sembol yerleştirimleri çocuklarımız için yani geleceğimiz için tehdit içermektedir. Bunların gerekli kontrollerinden sonra televizyonlara verilmesi en uygun olanıdır. Cinsel içerikli kelimeler, görseller, semboller dizi ve filmlere yerleştirimi, ahlaka uygun olmayan bilgisayar oyunları maalesef sadece bir oyun olarak kalmayıp çocukların ve gençlerin bilinçaltını ele geçirmesine sebep olmaktadır. Bilinçaltının vücudumuzdaki kontrol mekanizması olduğu düşünülürse gerçekten ciddi bir problemle yüz yüze olduğumuz anlaşılmalıdır.

 

 Bilinçaltı mesaj gönderimi, her yaş grubunu hedef alarak ilgi ve alakalarına göre öz  kültürden uzak bir yapıyla kitleleri etkileyen bir sistemdir. Günümüzde evlilik programları, arkadaşlık programları, evlilik dışı ilişkilerin konu edinildiği diziler, ensest ilişkiler, evlilik kurumunu kötüleyen kadın- erkek çatışmasını destekleyen komedi programları, kadın düşmanlığı ya da erkek düşmanlığını öne çıkaran sosyal medya paylaşımları kültürümüze ait olmayan ve kültürümüzü sarsan yaklaşımlardır.

 

Bir an evvel toplumdaki her birey özellikle anne- babalar çocuklarımızın neler izlediğine dikkat etmeli, neler oynadıklarını kontrol etmeli ve öz kültürümüze açılan bu gizli savaşta marka çılgınlığından uzaklaşılıp, kalitesiz dizileri izlemeyi bırakıp değerlerimize sahip çıkmalıdır. Bu konuyu daha detaylı araştırmak isterseniz ve çocuklarımızı nasıl koruyacağız kaygısı taşıyorsanız Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci Hocamızın Bilinçaltı Mesaj Gönderme Teknikleri ve Bilinçaltı Mesajların Topluma Etkileri başlıklı makalesini okuyabilir ve yöneticiliğini yaptığı Facebook Bilinçaltı Mesajlar grubunu takip edebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner168

banner229

banner216

banner215

banner159

banner89