Sami BAŞAR
Sami BAŞAR
Yazarın Makaleleri
UYYY MUSTAFAMMM!
O gün Adliye Parkı'nda otururken onu fark etmiştim. Yetmiş yaşlarında vardı. Elindeki bastonuna yaslana yaslana âdete bir kaplumbağa hızı ile geliyordu. Adliye Parkı'nda otururken böyle meraklanacağım pek kimse çıkmamıştı. Sıcak...
MÜDÜRÜM
Canı sıkkındı. Adliye Parkı'nı oturmuş, izin öldürüyordu. Mutlaka ya Cuma günüydü, ya Perşembe günü. Dilencilerin de biri gelip birisi gidiyordu. Boyacı çocukların ise haddi hesabı belli değil. Neredeyse ayakkabılarını çıkartıp...
KARANLIKTA GENÇ BİR KIZ
Yalnızlık nöbetlerimde şehrin kalabalık caddelerinde gezmeyi, Hıdırlık'a gitmeyi, olmadı İbre'ye kadar yürüyerek tertemiz kaynağında akan şifalı suyunu içmesini sever, sonunda da yorgunluktan şehrin en işlek caddelerinden birisinde...
GİDECEKSİN ÖYLE Mİ ?
Karar verdin, gideceksin öyle mi? Beni de dinler misin, söz hakkı verir misin? Anladım kararlısın… Birazcık olsun beni de dinler misin? Bundan sonra artık yüzünü göremeyecek miyim? Gözlerine bakamayacak mıyım? Dünyam yine zindan olacak,...
YOKLUĞUNDA...
Hüzünlerle, kederlerle, belki de acılarla geçti bir hayat. Böyle devam etmeyecek biliyor musun? Hep hüzün hep keder artık sen istemedikten sonra olmayacak. Haydi, gel yanıma biraz otur! Bak senin sevdiğin sigarayı da getirdim. Biliyorum sigara...
SEVGİLİYE MEKTUP
Biraz önce seni düşünüyordum. Biliyorum hemen 'yalan” diyeceksin, beni en çok sen tanır, en çok sen bilirsin. Sana hiç yalan söylemedim. Evet, 'yalan”, demiştin ya, gerçekten de 'yalan” bir an olsun seni unutmadım, unutamıyorum...
EVLAT
Yetmiş yaşlarında vardı, görünüşte ağır bir hastaydı. Ateşler içinde ağacın altına oturmuş kâbus görüyor, bazen de kendi halinde sayıklıyor gibiydi. Yaşlı bir adam, hasta, ateşler içinde yanıyor ağlamakta, bazen de sayıklamaktaydı....
HUZUR
Teravih namazından çıktım. Sokakta gezerken, şiddetli bir yağmura tutulduğum, akşamlardan bir akşam. Civarda bulunan bir kahveye giriyorum.İçerisi de öyle bir kalabalık ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Hemen çayım geliyor. Sağ olsunlar,...
AH FAİK AH!
Deliliği elbiselerinin yırtıklığı, uzun ve kirli saçı, sakalı, kimsesizliği, garipliği, yalnızlığı mıydı bilinmez. Her kış olduğu gibi bu Aralık ayının karında, gündüzün sıfırın altındaki soğuğunda, ayazında, güvercinlerin...
Allaha ısmarladık
Pek çok küçük şehirde binlerce insanın üst üste yaşayıp, güzelim toprakları çirkinleştirmek, havayı kirletmek için olanca çabalarını harcarken, bu güzelim Akşehir'de, filizlenen her bitkiye bu şehir insanları tarafından gözbebekleri...
EMMİLER EMMİLER VAY ANAM!
Şehrin tertemiz havasını Çay Mahallesi'ndeki iki katlı toprak damlı evlerinin penceresinden soluyor, çam kokularını ciğerlerinde hissediyor, güneşin kendisi gibi tembel tembel uyanışını seyrediyordu. Neden sonra Hıdırlık'a doğru...
BAZLAMA
Akşehirli olup da Kileci Mahallesi'ni bilmeyen var mıdır? Zannetmem. Haydi, Kileci Mahallesi'ni isim olarak bilemediniz? Hıdırlık'a da mı gitmediniz? Bandocu Ahmet'in bakkal dükkânından çekirdek de mi almadınız? Bundan yıllar...
LİMON MEHMET
Onu şimdi değil de gençliğinde görecektiniz, gençliğinde görecektiniz ki ne canlar yakmıştı bu Limon Mehmet. O zamanlar şimdi olduğu gibi saçları dökülmüş müydü? Dişleri birer ikişer senelerle birlikte eksilmiş yerini şimdi olduğu...
KARA ÖLÜM
Yazarken bile hâlâ ellerimin titrediğini hissettiğim o korkunç olayı anlatacağım… Dünyada kuraklığın baş gösterdiği, yeşilliğin, ormanların yok olduğu, göllerin kuruduğu, insanların su bulmak için her çareye başvurduğu, sıcaklığın...
DÖRT ARKADAŞ
Gözlerinde yine akşamın yorgunluğu, üzerinde akşamın bitkinliği vardı. Temmuz ayının sıcaklığında, sanayide çırak olarak yıllardır çalışan bir türlü kalfalığa yükselememiş arkadaşı Kemal, Gırgır Kerim, babasının yanında...
ŞEYTANLA YOLCULUK
Bu hikâyeyi şimdiye kadar hiçbir gazetede yayınlatmadım, yayınlatmayı düşünmedim, belki de anlattığım karşımdaki insanların bana inanmayacaklarını düşündüğümden olsa gerek… Belki de bu sıradan bir hikâyeydi; belki de hiç kimsenin...
HABBABA
Bu dar sokak yıllarca faytonculuk yapmış kişinin adını almıştır: Faytoncu Sabri Sokağı… Bu dar sokakta evler, topraktan, köhne, birbirinin üzerine yıkılacakmış gibi durur, saçakları birbirine uzanır. Eski zaman evleri, eskide kalmış...
FAYTONCU
Tarık Buğra Hikaye Yarışmasında dereceye giren yazarımızın bir hikayesi (Akşehir'de yaşamış bir faytoncunun öyküsüdür) Cumhuriyet İlkokulu'nun karşısındaki çıkmaz sokakta kadınlar kapı önlerine oturmuş konuşuyorlar, bir...
İĞNECİ NURİ EFENDİ
Aylardan Temmuz. Bir öğle vakti. Komşu Güldane Abla'nın sesi. Yine kızına bağırıyor. Neden bağırdığı anlaşılmıyor ya bağırıyor işte. Her zamanki halleri bunlar. Bu arada küçük bir kedi çöp tenekesinin içinden fırladı. Birkaç...
MELEK GİRMEZ
Bir kış sabahı. Kar sepeliyor. Akşehir'de Anıt Alanı'nın karşısında bir iş hanı: Melek Girmez İş Hanı. Meleğin girmediği iş hanı. Anıt Alanı'nın önünden bir girişi var şehrin göbeğinden, bir de İplikçi Camii'nin...
ŞEYTANLA YOLCULUK
Bu hikâyeyi şimdiye kadar hiçbir gazetede yayınlatmadım, yayınlatmayı düşünmedim, belki de anlattığım karşımdaki insanların bana inanmayacaklarını düşündüğümden olsa gerek… Belki de bu sıradan bir hikâyeydi; belki de hiç kimsenin...
AKŞEHİR SARAY SİNEMASI'NDA
(Yazarımız Sami BAŞAR 'ın Tarık Buğra Hikaye Yarışmasında Dereceye giren 2. Hikâyesi Belki de dönemin en iyi sinemalarındandı. Afişleri sinemanın kapısına, tahtadan büyük panolarla asılırdı. On ayağa yakın merdiveninden hayal...
Paşa Kemal
Serin bir sabah. Yatağın sıcaklığını bıraktıktan sonra pencerenin önüne doğru gittim. Serinlikten içimin biraz titrediğini hissettim.Pencereyi açtım, soğuk hava yüzümü ve ellerime doğru bir tokat gibi geldi. Daha güneş doğmamış,...
YA TUTARSA
Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemiş. Bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına vurmuş, öyle geziyor. Şaşırıp...

banner168

banner229

banner216

banner215

banner159