Sabah annemizin bize kahvaltı yap ısrarı, babamızın dikkatli ol öğüdü, verilen harçlığın hep az bulunuşu canımızı çok sıkardı değil mi? Bu söylediklerim çok geride kaldı. 2000 ‘li yılların çocukları ve gençleri daha ilkokuldayken akıllı telefonlarının olmaması, lisedeyken gidilemeyen tatil beldeleri, öğretmenleri beğenmeyen öğrenci tipleri, evde yirmi çift ayakkabısı olduğu halde yirmi birincisi olmadı diye üzülen genç kızlarına dönüşüverdi. 
Anne ve baba mı? Onlar çocukların ihtiyaçlarını karşılayan bireyler konumuna yerleştirildi. Çocuklarının ihtiyaçları ve bitmek bilmeyen istekleri karşılandığında ailelerden iyisi yok. İhtiyaçların karşılanmamasından bahsetmiyorum bile, karşılanmayacak gibi olsa dünyanın en kötü insanları olurlar aileler. Gerçekten de nasıl bir neslimiz oldu böyle, “Bizim yaşadıklarımızı yaşamasınlar, hiçbir şeyden mahrum kalmasınlar, bizler yemedik onlar yesinler, biz giymedik onlar giysinler” diye büyüten anne- babalar bu denli doyumsuz bir nesli mi hedeflediniz. Amacım karamsarlık oluşturmak değil, fakat bu doyumsuzluk toplumum için ciddi bir korku oluşturuyor bende. 
Madalyonun bir de diğer yüzü var elbette. Kendisi için bir şeyler hedeflenemeyen, yanında yakınında ailesi olmayan çocuklar. Çocuklarımız. Çocuklarımız diyorum çünkü artık onlar toplumumuzun çocukları olmuş. Evet, Sevgi Evi çocuklarından bahsediyorum. Vicdan çemberinden geçirilip merhamet duyulası çocuklar. Yetiştirilmeye muhtaç, en önemlisi de maddi bir ihtiyacı olmayan ama bir kısmı maalesef hala topluma kazandırılamayan çocuklarımız. Niyetin aksak ya da yanlış giden uygulamalar değil. Herhangi bir sebeple birilerini övmek ya da eleştirmek de değil. Aileleri tarafından bir şekilde terk edilen bu ellerinden tutulası, sevgiye muhtaç çocukların bazıları, neden belli bir yaş sonrasında toplumun arka sokaklarında kayboluyor. Hatta bazıları insanların korku kaynağı oluyor. Bu çocukların, üniversite okuma oranları %90 lara ulaştırılamıyor. Nerede hata ya da eksiklik yapıyoruz. Nelere daha çok dikkat etmeliyiz bu çocuklarımızı yetiştirmek için?
Sevgi Evi çocukları devlet korumasında olup, eğitim ve öğretimde birçok ihtiyacı devlet tarafından karşılanmaktadır. Fakat düzgün rol model aileleri olmayan ya da yakınında olmayan bu çocuklarımızın; ahlaki, dini ve kültürel yönden de eğitime ihtiyacı vardır.  Çünkü eğitimli, vicdanlı, toplumun düzenini bozmayan insanlar yetiştirmek hedeftir. Vicdan ve merhamet çarkı,  güzel ahlaklı bireyler oluşmasını sağlar. Sözün özü özellikle değerler eğitimine önemle dikkat edilmelidir. Varolan sistemde hedef Sevgi Evinin bütün çocuklarını kazanıp, başarılı ve vicdanlı bireyler yetiştirmektedir. Son dönemde bunun üzerine yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Daha da iyilerinin yapılacağını umut ediyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner168

banner229

banner216

banner215

banner159

banner89