8- Değişikliğin 8.maddesi ile 2709 sayılı Anayasa’mızın 104 üncü maddesi aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

“MADDE 104 – Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.

Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.

Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapar.

Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir.

Kanunları yayımlar.

Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir.

Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.

Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.

Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyetinin temsilcilerini gönderir, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul eder.

Milletlerarası andlaşmaları onaylar ve yayımlar.

Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.

Milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil eder.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir.

Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletir veya kaldırır.

Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.

Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilir.

Kararnameler ve yönetmelikler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girer.

Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.”

 

  BU DÜZENLEME İLE;

 

*Mevcut Anayasamızda yürütme yetkisi,cumhurbaşkanı,Başbakan ve Bakanlar kurulu aracılığı ile kullanılır iken bu düzenleme ile yürütme yetkisi tek başına Cumhurbaşkanına verilmektedir.

*Yürütmenin içine Cumhurbaşkanı yardımcıları adı altında yeni kadrolar getirilmektedir. Cumhurbaşkanı ,milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmak kaydı ile  sınırlama olmaksızın istediği kadar  sayıdaki kişiyi Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atayabilecektir.Cumhurbaşkanı atadığı bu Cumhurbaşkanı yardımcılarının çalışma esaslarını da kendisi belirleyecektir. Cumhurbaşkanı  aynı zamanda bakanları da atayacaktır.Cumhurbaşkanı istediği sayıda bakanı atayabilecektir.(Çünkü getirilmek istenilen değişikliğin 10 maddesi ile Anayasamızın 106  maddesinin son fıkrasında  bakanlıkların kurulması ve kaldırılması hususunda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılması yönünde Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir).Cumhurbaşkanı, yardımcılarını ve bakanları atamakla kalmayacak,kendisinin takdir ettiği gerekçeler ile atamış olduğu bu yardımcılarını ve bakanlarını görevinden alabilecek,görevlerine son verebilecektir.Cumhurbaşkanı seçimlerine giderken ve seçimler yapılır iken, seçimden sonra  kaç tane Cumhurbaşkanı yardımcısı atanacak, hangi bakanlıklar kurulacak,hangi bakanlıklar kaldırılacak bilmeden seçime gideceğiz.Seçilecek Cumhurbaşkanlarının kendi yakınlarını Cumhurbaşkanlığına atayabileceği, atayacağı bu yakınlarını kendisinden sonra partisinin başına geçmesi ve Cumhurbaşkanı olması noktasında hazırlayacağı, yönünde  eleştiriler mevcuttur. Bu eleştiriyi yapanlar yakın komşularımızdan örnek vermekte;

-Irak’ta Saddam’ın oğulları olan  Uday ve Kusay’ın  yönetimde etkin roller üstlenmiş  olduğunu Saddam devrilmemiş ve idam edilmemiş olsaydı oğlu Kusay’ın Saddamın yerine geçeceğini,zira Saddam’ın Kusay’ veliaht olarak hazırladığını,

-Suriye’de Beşşar Esad’ın babası Hafız Esad’ın yerine Baas partisinin başına geçerek devlet başkanı olduğunu,

-Azarbeycan’da  İlham Aliyev’in ,babası Haydar Aliyev’in yerine Cumhurbaşkanı seçildiğini ve eşini de  Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı atamış olduğunu,

İleri sürmekte, komşularımızda geçmişte  ve günümüzde yapılan  uygulamalar üzerinden dikkat çekmektedirler.

* Cumhurbaşkanı,aklımıza gelebilen tüm kamu kuruluşlarının üst yöneticilerini atayabilecek,görevden alabilecek,bu atamalar ile ilgi usul ve esasları belirleyecektir.Kamu kurumlarını yönetecek olan;müsteşarları,müsteşar yardımcılarını,Genel Müdürleri,Genel Müdür yardımcılarını,Bölge müdürlerini,valileri,Kaymakamları,Genel Kurmay başkanı ve kuvvet komutanı,Türkiye Radyo Televizyon Kurumu,Kamu Bankaları,Türkiye Futbol Federasyonu Başkanını,Hatta Türkiye Futbol Direktörünü, Enerji Piyasası Denetleme Kurulu Başkanını, Bankacılık Denetleme Kurumu Başkanını vb. aklımıza gelebilen tüm üst düzey yöneticileri atayabilecektir. Atamakla kalmayacak,  görevden alabilecek ,bunların atamaları ile ilgili usul ve esasları belirleyecektir.

Devlet yönetiminde  görev alan  sivil ve asker kişiler için belirli bir eğitim,liyakat,deneyim esastır. Günümüzde bu tür görevlere getirilecek kişilerin öncesinden aşması gereken bir takım basamaklar vardır.Kişi, belli eğitimi almadan, bürokrasinin içinde belli bir süre çalışmadan doğrudan doğruya bu tür makamlara atanamaz.Bu makamlara gelebilmenin koşulları önceden bellidir.Bu düzenleme ile kimin müsteşar olabileceği,Cumhurbaşkanın takdirine,Cumhurbaşkanının çıkaracağı bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesine bakacaktır,kimse de bu niye böyle oldu diyemeyecektir.Görev yapan üst düzey kamu görevlileri  hiçbir gerekçe gösterilmeden,hiçbir denetime tabi olmadan görevden alınabilecektir. Örneğin Merkez Bankası başkanına” faizleri düşür” talimatı verildi.Ekonomik göstergeler faiz düşürümü için uygun olmasa bile Merkez Bankası başkanı faizleri düşürecektir.Düşürmez ise hemen görevden alınacaktır.

 

*Değişikliklerin içinde en önemlilerinden birisi de Cumhurbaşkanına yürütme yetkisine  ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilme yetkisinin verilmesidir.

 

Cumhurbaşkanı;

a)Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler,

b)Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda,

c) Kanunda açıkça düzenlenen konular

  dışında tüm yürütme ile ilgili konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilecektir.

            Bu düzenleme, Cumhurbaşkanının sistem içindeki rolünü aşırı derece arttırmakta,güçlendirmekte,bir o kadar da meclisin rolünü sınırlamaktadır. Cumhurbaşkanı bu yetkisi ile örneğin; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, İş Kanunu, SGK kanunu vb kanunları değiştirebilir.Örneğin ,iddia edildiği gibi Nüfus Kanunu’nu değiştirip Suriyeli sığınmacıları Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Yapabilir.Bu kişiler, vatandaşlığa alındıkları tarihten sonra yapılacak ilk seçimlerde de oy kullanabilirler.        

            Burada bir başka sorun da şudur.çıkarılan Cumhurbaşkanı kararnamesi ile yapılan düzenleme mevcut kanuna aykırılık taşıyor ise  aykırılık  olan konuda , kanun maddesi geçerli olacaktır.  Meclis, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenen konuda kanun çıkarır ise Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz kalacaktır.Cumhurbaşkanının parti üyesi ve parti başkanı olduğu bir parlamentodan Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin aksi yönünde bir kanun çıkarılması uygulamada,pratikte mümkün mü? Hadi kanun çıkarıldı diyelim Cumhurbaşkanı çıkarılan bu kanunu tekrar görüşülmek üzere TBMM iade etmez mi? İade ettiğinde aynı kanun  salt çoğunlukla ( 301 oyla) kabul edilebilir mi ? Cumhurbaşkanı , çıkardığı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile “ her hangi bir kanunun tamamını iptal ettim” derse  ne olacaktır?

*Cumhurbaşkanlığı kararnameleri,yönetmenlikler  yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse,Resmi gazete yayımlandıkları gün yürürlüğe girecektir. Diyelim ki Cumhurbaşkanı,Yabancıların Mülk edinmesi kanunundaki, Kıyı Kanunundaki,Orman Kanunundaki  belli maddelerin değiştirilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımladı.Bu değişiklikler yayımı itibari ile yürürlüğe girdi. Mecliste Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yapılan değişikliklerin etkisini ortadan kaldıran,iptal eden bir yasa çıkarmak istedi.Bu yasanın hazırlanması,görüşülmesi,kabul edilmesi, yayımlanması,yürürlüğe girmesi  vs. gibi bir takım süreçlerden geçmesi gerekecektir.TBMM’de bu süreçler yaşanır iken aradan geçen zaman dilimi içinde yerli yada yabancı kişiler bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin getirdiği değişikliklerden yararlanarak bir takım haklar elde ederse ne olacaktır. Geçmişte Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen bir konuda, Anayasa’ya aykırı olduğunu ve Anayasa Mahkemesinin tekrar iptal edeceğini bile bile,meclisteki çoğunluğa dayanılarak yasa çıkarıldığı,Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye işlemezliğinden yararlanarak bir takım kişilerin hak elde ettiği bilinen bir gerçektir.

            Daha da önemlisi Cumhurbaşkanının tek imza ile akşamdan sabaha bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi düzenleme yetkisine sahip olması kişilerin hukuk sistemine olan güvenini sarsmaz mı ,yıkmaz mı? Kişilerin hukuka,Hukuk Devletine olan güvenlerinin sarsıldığı yerde, yerli yada yabancı yatırımcı yatırım yapar mı,yatırım yapılmaz ise üretim artar mı,işsizlik azalır mı?

 *Cumhurbaşkanı, Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile ilgili yetkileri de kullanacaktır. Örneğin Yüksek Öğrenim Kurumu ile ilgili atamaları yapacaktır,Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu,Anayasa gibi yargısal kurumlara atamalar yapacaktır.

*Bu  yeni düzenleme ile Cumhurbaşkanına , mevcut anayasamızda olmayan Türk Silahlı Kuvvetlerini Kullanma Yetkisi verilmektedir.Bu yetki ne anlama gelmektedir. Cumhurbaşkanımız tek başına Türk Silahlı Kuvvetlerini Kullanabilecektir.Silahlı Kuvvetleri kullanabilme yetkisi demek,Silahlı kuvvetlerin yurt içinde ve yurt dışında kullanılması demektir.Yurt dışında kullanmak nasıl olacaktır.Ya Uluslara arası bir dayanışma gereği,dünyanın bir bölgesine asker gönderilecektir,yada Cumhurbaşkanının takdir ettiği bir nedenle bir ülkeye asker gönderilecektir, Uluslar arası anlaşmalardan kaynaklanmayan bir hakka dayanarak bir yabancı ülkeye asker göndermek demek  bir anlamda savaş ilanı  demektir. Türkiye 1974 yılında Kıbrıs’aGarantör Devlet Sıfatı ile” asker göndermiştir. Bunun yanında  Ülkemizin yaşadığı bir olay da hala hatırlardadır.( Hükümet,  25 Şubat 2003 tarihinde,TBMM’ye  tam adı "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için Hükümet'e yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi"  olan bir tezkere gönderdi.Bu teskere ile ırak savaşına katılacaktık ve yabancı devletlerin askerleri Türkiye’ye gelecekti. Tezkere  1 Mart 2003 tarihinde yapılan gizli oylama sonucunda, katılan 533 milletvekilinden ,250 Red,264 kabul,19 çekimser oy kullanılması ve kabul oylarının Anayasanın 96 maddesinde belirtilen 267 bulmaması üzerine red edildi TBMM ‘den geçmedi. Aynı durum bu anayasa değişikliği gerçekleştiğinden sonra olacak olsa seçilecek Cumhurbaşkanının tek başına vereceği bir kararla TSK’yı yurt dışında bir göreve gönderilebilecektir.Meclis onayına ihtiyaç duymayacaktır.

 

            Bu maddede yapılan düzenlemeler gayet  iyi olmuş.Cumhurbaşkanı seçilen kişiye  tek başına yürütme,Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile bir çok yasama görevi, HSYK ve Anayasa Mahkemesi Üyelerini Atama yoluyla da Yargı üzerinde etkilemede bulunsun, bu şekilde kararlar ve uygulamalar daha hızlı daha kolay olur,Ülkem daha iyi yönetilir diyorsan, EVET demelisin. Seçilecek Cumhurbaşkanına yürütme,yasama ve yargı ile ilgili bu kadar yetki verilmesi doğru değildir,kontrolsüz güç güç değildir, ben babama bile bu kadar yetkiyi vermem diyorsanız HAYIR demelisiniz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner168

banner229

banner216

banner215

banner159

banner89