Bir sevgi, adı konulmamış,

Bir aşktır, bilinmeyen; yaşanmış fakat hiç de yaşanılmamış,

Çay’ın sesidir, sevgilinin sesi,

Akar yüreklerden,

Sultan Dağlarının serinliği gelir,

Cumhuriyet İlkokulu’nun mısır patlağı gibi dağılan öğrencilerin sesleri,

Sevgidir, bilinmeyen,

Bilinense: Yaşanılmış güzelliklerdir,

Dost sıcaklığı,

Güler yüzdür,

Manolya Aile Çay Bahçesi’nin güzelliği,

Kâğıt helva tadında

Anımsananlar,

Yolculuk etmektir zamanla,

Devamla geçmişe doğru,

Geçmiş hayatlara uzanan firarperestlik…

Gocagözler…

Cin imamlar,

Kaytanlar…

Dortluoğulları,

Güvendikler…

Daha kimler, kimler..

Sen bilir misin?

Fırıncı Fatma Abla’nın ekmeklerinin güzelliğini,

Ya Faytoncu Sabri’yi…

Habbaba’yı?

Yaşanmışlıklar içinde kaybolmanın güzelliğidir,

Saray Sineması,

Sinemanın makinistidir:  Mavili,

Ya Çalıkuşu?

Varmak değildir geçmişe,

Geçmişin güzelliğine gidebilmektir asıl yaşanılası,

Geçmişin yol boyunda kimleri yitirdik,

             kimleri yitireceğiz daha…

Yazının üzerine konmuş, birkaç güzelliktir aradığımız,

…ve bulamayacağımız.

Unuttuklarımızı, hatırlamak adına..

                  …ve belki de o güzellikleri hiç bulamayacağımız..

Bulduğumuzu sandığımızda yitirdiğimiz duygular..

Hepimizin yüreklerinden silinmiş duygular.

Sevgi gibi, aşk gibi,

Akşehir gibi…

Geçmişin güzel insanları,

Bizleri birer birer terk etti,

Unuttuklarımızı hatırlatmak adına,

Unutmayacağımız, unutturmayacağımız,

Akşehir sevgisi, Akşehirli sevgisi kaldı bizde

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
hazım emir 2017-02-07 08:53:50

akşehirin işiklari

zaman: 60lı yıllar,
akşehirin en uzak köylerinden birinde yaşıyorum..

benim ilk kez şehiri, daha doğrusu akşehiri görüşüm at arabası ile yapılan bir seyahat sonucuydu.
aslında benim için birçok ilk bu seyahatle gerçekleşiyordu.
• ilk kez köyümün dışına çıkıyor,
• aynı günde iki köyü birden geçiyordum,
• ilk kez elektrik işığıyla tanışıyordum,
• ilk kez simit satan birini görüyor ve simitle tanışıyordum,
• ilk kez lokanta diye birşey tanıyordum,
• birde dondurma,
• ne harika birşeydi ve inanılmaz derecede şaşırtıcıydı benim için,
o hiçbiryerde kar yoktu ancak ben kar gibi ama çok tatlı birşeyin tadına bakıyordum.
• etek giyen, boyalar sürünmüş kadınlar,
• şapkasız, kravatlı erkekler,
• çatısı kiremitli, çok katlı evler,
• minareli camiler,
• ve birden çok motorlu araçlar,
gördüğüm herşey beni allak bullak ediyordu.

akşehire yaklaştığımızı, sabaha karşı şehrin ilk işıklarını anam gösterdiğinde anlamış ve inanılmaz derecede şaşırmıştım.

Avatar
hazım emir 2017-02-07 08:55:18

Benim İçin Işık O Güne Kadar Bir Gaz Lambasıydı Ve Evin İçindeydi.
Kafamdaki Aydınlığın Kaynağı Hep Akşehirin Işıkları Olarak Kaldı.
Bugün Akşehir Deyince Aklıma Hep O Işıklar Gelir Ve Birhoş Olurum.
Ve Akşehiri Gören, Duyan Herkesin Akşehirin Işıgıyla Büyülenmesini Arzu Ederim.
Hazım EMİR
Elektronik mühendisi
(ODTÜ)

banner168

banner229

banner216

banner215

banner159

banner233

banner89